DARK AGES MAGE VII

VALDAERMEN

(GÜCÜN İNSANLARI)

“Denizin suları, sen bize hayat getirdin,
Göklerin bulutlu olduğu günlerde ilk olan sen, sonuncu da olmalısın
Denizlerin hakimleri, soyumuzun ataları; yardımınızdır aradığım…”

Melnibône’lu Elric – Michael Moorcock

Kuzeyin insanları, savaşçı doğaları ve yaptıkları fetihlerle Avrupa’da saygı ve korku uyandırmıştır. Tüm Avrupa’da, Kuzey Afrika’da, Orta Doğu’da seyahat etmiş ve hatta Kuzey Amerika ve Grönland’ı keşfetmişlerdir. Buralarda yeni topraklar fethetmiş ve bu toprakların hazinelerini elde etmişlerdir. Viking’ler, bu seyahatlerinde keşfettikleri topraklara sihirbazlarını da getirmiş, böylelikle Kuzey’in Kış Adamları Valdaermen, bilinen topraklara adımını atmıştır.

Sözlü gelenekte ve sagalarda1 Valdaermen (Gücün İnsanları)’in2 kökeni hakkındaki bilgilerin büyük bölümü yok olmuştur. Kuzey’in güneşi az gören diyarlarında, buzların ve aylarca süren karanlığın içinde kaybolmuş geçmişlerinden geriye kalanlarsa, İskandinav topraklarının Hıristiyanlaşmasıyla yavaş yavaş akıllardan silinip gitmektedir. Kendilerini Asgard’ın hükümdarı olan Odin’e adayan Valdaermen’in gücünün kaynağı; Odin’ine olan sadakattir. Her Şeyin Babası Odin’in yolundan giderler ve kendini kurban etmesi karşılığında ona bahşedilen rŭnlerin sihirsel bilgisini kullanırlar. Rŭn zanaatkarları olan ilk Valdearmen’in büyük bölümünü kadınlar oluşturmuş ve bu kadın büyücü-savaşçıların kahramanlıkları sagalarda yerini almıştır.

 M.S 9.yy’dan itibaren İskandinav kavimleri içinde Hıristiyanlığın yaygınlaşması, 10.yy’dan sonra Danimarka ve Norveç Krallıklarının Hıristiyanlığı kabul etmesiyle Valdaermen’in Viking toplumu içindeki yeri oldukça küçülmüştür. Fakat yeni dini kabul etmeyen İskandinav halkları, 11.yy’lın ortalarından itibaren pagan inançlarını korumak için mücadeleye başlamıştır. Bu mücadeleye rağmen çoğunlukla yalnızlığı seçen Valdaermen’in yok oluşa doğru ilerleyen kaderi engellenemez.

Tıpkı Ruhlarla Konuşanlar gibi toplum içindeki rolleri kahinlik ve şamanlık üzerinedir. Kuzeyin katı ve savaşçı ruhu her Valdaerman’in içine işlemiştir. Rŭnler üzerindeki hakimiyetleri, savaşçı özellikleriyle birleşince Viking toplumunun ölümcül silahları haline gelirler. Savaşlarda, çeliğin yetmediği yerde, onların korku, nefret ve saldırganlıkla donanmış güçleri sayesinde yüz yıllar boyunca başka kavimlerin ve hatta Roma İmparatorluğunun istilalarından bile korunmayı başarmışlar ve böylece İskandinav topraklarında büyük bir saygınlık kazanmışlardır.

Birlikleri çok zayıftır. Valdaermen, yalnız ve medeniyetten uzakta yaşama tercih eder. Kimisi snekkyasıyla3 okyanusun sonsuz mavisine yelken açar, kimisiyse kemiklerden yapılmış karavanıyla daha önce kimsenin gitmediği topraklara doğru yola çıkar. Yalnız veya küçük gruplar halinde dolaştıklarından belirgin bir liderleri yoktur ve çok sayıda alt gruba ayrılmışlardır. Dağınık yapıları, coğrafi ve kültürel olarak diğer mistik gruplara göre daha küçük bir alanda varolmaları, Valdaerman’in en büyük zayıflığıdır.

Bilgilerini sonraki nesillere aktarmak için seçtikleri öğrencileri, ailelerinden genelde ya hizmet amacıyla ya da para veya takas edilebilecek bir şey karşılığında alırlar veya bir Valdearman olmak isteyen kadın veya erkek doğrudan gidip kendisini ustasına sunar. Çömez’e “thane” adı verilir. Rŭn zanaatkarlığı büyük bir güç ister. Bu gücü öğrenmek acı verici uzun bir dönemdir. Çünkü bir thane, önce “karl” düzeyine ulaşma ve sonrasında tam bir Valdearman olabilme sürecinde, Odin’in yolunu izler. Bu yolun felsefesi, kendini feda etmek ve Odin’e kurban sunmaktır. Buna en iyi örnek; eğitimlerini tamamladıklarında güçlerinin Odin tarafından kutsanması için kendilerini Her Şey’in Babası’na kurban etmeleridir4. Mızraklarıyla vücutlarında sayısız yaralar açar ve bir dişbudak ağacında 9 gün asılı dururlar. İskandinav topraklarının insanı da iklimi gibi serttir ve Her Şeyin Babasının bilgeliğine ulaşmak için ödenen bedelde büyük olur. Bu yüzden birçok çömez, daha ritüelin ilk gününde hayatını kaybeder. Fakat, inanışa göre eğer hayatta kalırlarsa Odin rŭnleri bahşeder. En sonunda bilgeliğe ulaşan Valdaerman “konungr” unvanını hak eder. Sihir üzerindeki hakimiyetlerinin yanında savaşçılıkları da meşhurdur. Savaşırken Odin’i ve Thor’u şereflendirdiklerini inanırlar. Sihir uygulamalarındaki bu katı, acı verici yöntemler ve savaşmaktan çekinmemeleri Valdaermen’in dış görünümüne de yansır. Vücutları yara izleri ve dövmelerle kaplıdır. Alın yazısı inançları çok kuvvetlidir. Tanrının lütfuna ve ataların şanına layık olabilme becerisi büyük bir onur olarak görülür.

Rŭnler, dövmeler ve diğer kutsal işaretlerle gelecekten mesajlar alırlar. Kurban sunmak ve rŭnleri çeşitli sembollerle birlikte kullanmak sihir uygulamalarının başında gelir. Ölülere ve ölüme dair güçleri kullanmada, kaşif özelliklerinden dolayı hava güçlerini kontrol etmede, savaşçı doğası kuvvetli olan hayvanların ve büyük Viking savaşçılarının ruhlarını çağırmada, hayvan formlarına dönüşmede ustadırlar. Lanetlerinden kurtulmak neredeyse imkansızdır. Lanet yetenekleri ve diğer gruplarca çekince sebeplerinden biri olan bu ve öteki dünyaların karanlık varlıklarıyla5 (vampirler gibi) yakın ilişkileri olduğu söylentisi, gizemli Valdaermen’e yönelik toplum üzerindeki korkuyla karışık saygının en büyük sebebidir. Güçleri çevrelerine anlam verilemeyen bir boşluk, yalnızlık ve karanlık hissi uyandıran bir aura yayar. Kurban Sunmanın6 kaynağından gelen Rŭn zanaatıyla Fara’yı (seyahat güçlerinin rŭnleri), Forlog’u (şans ve kader gücünün rŭnleri), Galdrar’ı (yasak ve gizli karanlık güçlerin rŭnleri) ve Hjaldar’ı (savaş becerisi gücünün rŭnleri) kontrol ederler.

 

1: Saga: İskandinav efsanelerine verilen ad.

2: Valdaerman, çoğulu Valdaermen.

3: Snekkja: Viking gemilerine verilen isimdir. Çoğunlukla orta veya küçük boydaki tekneler için kullanılan bir terimdir.

4: Kısaca, efsaneye göre Tanrı Odin kendisini bir dişbudak ağacına asar ve göğsüne bir mızrak saplar. 9 gün sonra fedakarlığı karşısında Odin’e kutsal Rŭnler hediye edilir.

5: Özellikle birbirlerine karşı güçlerini test etmek için ölüleri diriltmek, ruhları ve vampirleri çağırıp onları kontrol etmek gibi yöntemlere başvururlar. Bu uygulamalar çoğunlukla gün dönümlerinde yapılan toplantılarda görülür.

6: Foundation: Blôt (Kurban etmenin derinliği).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir