momentumsaga.com
Makale Yazar İncelemeleri

Gertrude Barrows Bennett mi Francis Stevens mı?

Tüm eserleri neredeyse 6,5 yıllık bir süreç içinde, üstelik de takma isimle yayımlamış bir yazarın hayatı ile ilgili pek çok net olmayan nokta bulunmakta. Ayrıca yazarın günümüze ulaşan bir fotoğrafı bile yok. Bu yüzden yazıyı hazırlarken mümkün olduğunca emin olunan bilgileri paylaşmaya çalıştım.

Gertrude Barrows Bennet 1884 yılında Minneapolis, Amerika’da doğmuştur.  Sekizinci sınıfa kadar okuyabilmiş sonrasında maddi nedenler yüzünden çalışmak durumunda kalmıştır. Hayali illüstratör olmaktır, bunun için akşam okuluna gitmiş ancak başarılı olamamıştır. Geçimini stenograflık yaparak sağlamıştır. İlk kısa hikayesini 17 yaşında yazmıştır. G.M. Barrows ismiyle “Argosy” isimli dergide yayımlanan bu öykünün adı “The Curious Experience of Thomas Dunbar“dır. Bu öyküde araba kazasından kurtulan bir adamın, iyileşme sürecinde bir bilim adamının evinde kalması ve bilim adamının deneyinin kontrolden çıkması ile inanılmaz güçlere sahip olması anlatılır. Süper kahramanın doğuşunun belki de ilk örneklerinden biridir bu hikaye.

Yazarlık ve Sorumluluklar Arasında Sıkışan Bir Kadın

Bundan 13 sene sonra hikaye yazmaya geri döner Bennet çünkü annesine ve kızına bakmak için evde olmak zorundadır ve evdeyken para kazanmanın onun için en uygun yolu yazı yazmaktır. Uzun aradan sonraki ilk hikayesi “The Nightmare” Güney Pasifik’te bir adaya düşen Roland C. Jones’un felsefe taşı benzeri bir eşyayı arayan iki kardeş arasındaki çekişmeye dahil olmasını anlatır.

Ada tehlikelerle doludur; devasa ve aynı zamanda ölümcül lahanalar, dev yarasalar, korkutucu örümcekler ve kötü kokulu mantarlar… Sonunda kahramanımız kurtulur ve yaşananların bir kabus olmadığı da ortaya çıkar. Bu hikaye aynı zamanda yazarın Francis Stevens adıyla yayımlanan ilk hikayesidir. Yazar başka bir kadın takma adıyla yayımlanmasını istediyse de editör bu ismi tercih etmiştir.

 

Feminist Bilimkurgunun Öncülerinden

Friend Island” hikayesi ise sonraları feminist bilimkurgularında sıklıkla karşılaşacağımız dünyayı kadınlar yönetseydi kurgusunun ilk örneklerindendir. Sitemizde ön okuması bulunan Üç Başlı Kerberos ise tefrika halinde “The Thrill Book” isimli dergide yayımlanmıştır. Bu roman da totaliter rejim ve distopik içeriği ile diğer eserlerinden ayrışır. “The Citadel of Fear” ise vestern gibi başlayıp antik Meksika şehrinde devam eden bir kayıp dünya hikayesidir.  “Sunfire” yazarın yayımlanan son hikayesi olmuştur. Toplamda 13 eseri olan yazarın ayrıca hiç basılmamış 3 tane hikayesi daha olduğu bilinmektedir. Ama şimdiye kadar bunlara ulaşılamamıştır.

H.P Lovecraft ve A.Merrit’e İlham Mı Oldu?

Yazarın hikayeleri ilk kez 2004’te “The Nightmare and Other Tales of Dark Fantasy” kitabında toparlanmıştır. Bu kitabın ön sözünde Gary Hoppenstand yazar için kara fantazya türünün yaratıcısıdır cümlesini kullanmıştır. Ancak burada sıkıntılı olan nokta kara fantazya türünün tanımının biraz havada kalmasıdır. Bu tür için bazıları korku elementleri içeren fantastik tanımını kullanırken, bazıları da alternatif bir dünyadaki doğaüstü korkuyu kullanmaktadır. Ayrıca bu tür, genelde korku türünde yazan yazarların fantastik ögeler içeren kitaplarını tanımlamak için de kullanılmaktadır. Mesela Stephen King’in Kara Kule serisi veya Peter Staub’un Shadowland kitabı gibi. Bu nedenle bu türü mevcut türlerin de bir alt türü olarak görmeliyiz. Üstelik Gerturde’a bu payeyi sadece Gary Hoppenstand’ın verdiğini de atlamamak gerek. Ayrıca yazarın H.P Lovecraft ve A.Merrit’e ilham olduğu iddia edilmektedir. Ama yine elimizde bu iddiaları destekleyecek sağlam kanıtlar bulunmamaktadır.

Kara Fantazya Mı Spekülatif Kurgu Mu?

Peki yazarın eserleri bu tür ile ne kadar uyuşuyor? Eserlerine baktığımızda korkunun ağır bastığını göremiyoruz. Süper kahramanın köklerinden, distopik bilim kurguya kadar uzanan bir yelpazede yazılmış bu eserlere neden kara fantazya etiketi yapıştırıldığını da açıkçası anlayamadım. Birçok eseri kendi zamanının yazarlarından daha iyi olan Francis Stevens’ın, kara fantazya türünün kurucusu olarak değil ama iyi ve öncü bir kadın spekülatif kurgu yazarı olarak bilinmesi bence daha hakkaniyetli olacaktır.

 

Kaynakça:

https://www.thefandomentals.com/gertrude-barrows-bennett-1/

https://en.wikipedia.org/wiki/Gertrude_Barrows_Bennett

https://www.syfy.com/syfywire/forgotten-women-of-genre-gertrude-barrows-bennett

Have No Fear, Or Else: Francis Stevens’s “Unseen – Unfeared”

https://tellersofweirdtales.blogspot.com/2015/03/the-stories-of-francis-stevens-curious.html

https://tellersofweirdtales.blogspot.com/2015/03/the-stories-of-francis-stevens-nightmare.html

https://en.wikipedia.org/wiki/Dark_fantasy

Okuduğunuz için teşekkürler

Fikirlerinizi paylaşmanız bizi çok sevindirir.
Yorum yazarak bizi daha iyi içerikler hazırlamak için destekleyebilirsiniz.

Düşüncelerini Paylaş



avatar

Müge İNCE

1983 yılında Adapazarı’nda doğdu. Liseyi İzmir’de okudu, üniversiteyi İstanbul’da. Spekülatif kurguya olan aşkı Alice Harikalar Diyarında ve Jules Verne ile başlayıp Yüzüklerin Efendisi ile devam etti. Şiir ve makale yazmayı çok sever. Diğer gizli kimlikleri; anne, pazar araştırmacı, bira ve viski aşığı.

2 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

  • Sevgili Müge, kara fantazya etiketi konusunda sana katılıyorum. Yaşadığı dönemin ötesinde bir şeyler kurgulayabilen ve günümüzdeki türlere öncüllük eden bir yazarmış incelemenden de anladığım kadarıyla. Keşke hakkında daha fazla bilgi ulaşabilseydi bizlere ya da bu satırları yazan kadının en azından gözlerine bakabileceğimiz bir fotoğrafı olsaydı. 🙂
    Eline sağlık. Gertrude gibi daha nice yazar var. Umarım birçoğunu KD sayfalarına taşıyabiliriz.

  • O dönemde bu kadar ileri görüşlü kadın bilimkurgu yazarlarının ancak adlarını erkek adının arkasına gizleyerek tutunabilmeleri hep çok üzücü geliyor bana.

    Ne kadar ileri görüşlü ve belki de isim yapmış ardıllarını usta seviyesine taşımış bir üretkenlik!

Kayıp Dünya Aylık Arşivi