Bilimkurgu Bilimkurgu Hikaye Hikayeler

Kolektif Hikayeler: #3

Şimdiye kadar ilk 2 oyunumuzu paylaşmış ve siz okurlarımızı da davet etmiştik. Kolektif Mini Hikaye oyunumuz devam ediyor.

Tabii ki her oyunda olduğu gibi, yine kuralları biraz değiştirdik.

Yeni Kurallar:

  1. Minimum 2 cümle – maximum 100 kelimelik mikro hikayeler.
  2. Her hikaye bir öncekinin son cümlesi ile başlar.
  3. Hikâyeler birbirinden tamamen alakasız olmalı.
  4. Zaman sınırı yok.

Siz de katılmak isterseniz, aşağıdaki yorumlarda buluşalım.

#3 numaralı oyunumuzun katılımcıları; Pınar KARACAGürkan KARA, Altuğ Gürkaynak, İlker BOZDEMİRFatmagül BOLAT , Mehmet KARDAŞ, Melissa Sezin SCHANZ ve Olcay ŞEKER oldu.

 

Pınar

-Bunu öldürmek zorunda mıyım? Yüzü hoşuma gitti.

-Evet zorundasın. Yasa bunu gerektiriyor.

-Yasa’nın insanlara zarar verme dediği günleri özlüyorum bazen… Bu kez bir istisna yapsak olmaz mı? Lütfen ona sahip olmak istiyorum!

-Of seninle tartışmak faydasız! İnsan gibi davranıyorsun şu an.

-Bana hakaret etme!

-Elini çabuk tut o zaman sen de! Biz fabrikaya yetişene kadar organları bozulacak!

 

Gürkan

Biz fabrikaya yetişene kadar organları bozulacak! Hadi be adam alt tarafı iki tuşa basıp sevkiyatı onaylayacaksın, 2 saattir bekliyorum burada. Bak gene kalktı yerinden, nereye gidiyor bu? Hah geldi…”

İçinden onca sövdüğü uzay limanının gümrük memuruna yaklaşırken yüzüne en sevimli gülümsemesini takınıp sordu.

– Memur Bey daha ne kadar bekleyeceğiz acaba? Biliyorsunuz bizim durum biraz acil…

Gümrük memuru çayından yavaşça bir yudum aldı ve 15 dakika önceki cevabını yineledi.

– Sistem yok.

 

Altuğ

– Sistem yok.
– Ne demek sistem yok? 2 aydır yoldayız. Yanlış yere getirdin bizi değil mi? Pis dolandırıcı!
– Hayır. Öyle bir şey değil, koordinatlar doğru. Sadece gezegen değil, komple, tüm güneş sistemi yok.
– Gitmiş olamaz ya? Ah! Galaksinin dönüş hızını hesaplamadın değil mi?

Pilot çenesini kaşıyarak holo-haritayı açtı ve uzaklaştı.Uzaklaştı. Uzaklaştı. Ta ki tüm galaksi haritası görünür olup, 2 aylık yolculukları eğri büğrü bir çizgi oluşturana kadar.

– Tamam anladım. Yakınından geçtiğimiz birkaç karadelik bizim için uzay/zamanı bükmüş sanırım. Koordinatlar doğru, zaman yanlış.

 

İlker

Koordinatlar doğru, zaman yanlış. Doğru yerde yanlış zamanda olmanın hemen finansal analizini yapmaya başladı. Hem bedenini hem de bilincini bu şekilde transfer etmek için bir servet ödemiş ve çok büyük oranda enerji harcamıştı. Harcayacağı güç için piyasadan satın aldığı enerji kontratlarını anımsadı. Bu hata yüzünden varlığının verim eğrisi üzerinde paranın zaman değerinin yıkıcı sonuçları olacaktı. O, artık emtia manipülatörü bir zaman/mekan komisyoncusu değildi. Aç ve parasız sıradan bir adamdı.

 

Fatmagül

Aç ve parasız, sıradan bir adamdı. İzbe bir kulübenin ortasında,ayakta dikiliyordu. Şöyle bir dönüp kıyafetlerine göz attı. Dizleri pörsümüş, paçaları yırtık bir pantolon ile düğmeleri eksik bir gömlek vardı üzerinde. Önünde durduğu kapıya oranlayarak boyunu aşağı yukarı 1.70 olarak tahmin etti. Göz hizasına kaldırdığı ellerinde fazla kırışıklık yoktu. Kırklı yaşlarında olmalıydı. Elini yavaşça saçlarına götürüp de kel bir kafayla karşılaşınca kendine hakim olamadı artık ve kahkahalar içinde ağzından şu sözler döküldü: “Yine yaptın yapacağını Ernie, bir dahaki sefere senin simülasyon karakterini de ben tasarlayacağım. Alacağın olsun!”.

 

Melissa

Alacağın olsun!” diye düşündü.

Arkadaşı son dakikada fikir değiştirip, Zeynep’in baştan anlaştıkları gibi holoelbisesini ödünç almasına izin vermeyeceğini söylüyordu. İstenen rengi ve şekli alan, ona hayallerindeki gelin olma fırsatını verecek holoelbiseyi kullanamayacaktı.

Mavi elbisesiyle idare etmeye karar verdi. Kayınvalidesinin hediye ettiği safir gerdanlığın elbiseyi olduğundan daha zevkli göstereceğini umuyordu.

* * *

Zeynep nişanlısıyla köşeyi döndüğünde düğün marşı çalmaya başladı. Bir anda sanki ışık değişti. Üstüne baktığında hayallerindeki krem rengi, geniş etekli gelinliği taşıdığını fark etti. Gözlerine inanamadı. Kayınvalidesi ön sırada elinde uzaktan kumandayla duruyor ve deli gibi gülümsüyordu. Zeynep elini gerdanlığa götürdü ve gerçek değerini fark etti.

Sinsi kaynana yine yapmıştı yapacağını.

 

Mehmet

Sinsi kaynana yine yapmıştı yapacağını.

İlk oğlanı evlendirdiğinde tecrübesizdi ama ikinci oğlanda gelinin dijital bir kopyasını almayı unutmamıştı.

Simülasyonu ilk kez çalıştırırken boşuna değildi gülümsemesi.

 

Olcay

Simülasyonu ilk kez çalıştırırken boşuna değildi gülümsemesi. Bunun gibi bir imkana, kim bilir daha evvel kaç kez sahip olmak istemişti de muvaffak olamamıştı. İkinci oğlu için doğru gelini bulabilmek adına satın aldığı uygulamanın bu kadar işine yarayacağını tahmin etmiyordu aslında. yourreality.com adlı bir siteden siparişi vermiş, ürün eline ulaştığında pişmanlık yaşamamıştı. Siz nasıl istiyorsanız öyle olacak, diyordu sitenin ana sayfasında. Çocuk sahibi olamayanlara bebek, aradığı aşkı bulamayanlara doğru eşi vaat ediyordu. Tanıtımlarda yoktu ama yourreality.com’un kullanıcılara tanıdığı imkanlar arasında, doğru geline sahip olmak da bulunuyordu.

Belki, diye geçirdi içinden. Ölmeden evvel bilincini bir simülasyona aktarmayı başarır, dilediği kişi olurdu. Bu sefer kendi mutluluğu için yaşayabileceği yeni bir hayata sahip olabilirdi.

Senin gerçekliğin diyordu site. Yaşlı kadın gülümsedi.

Okuduğunuz için teşekkürler

Fikirlerinizi paylaşmanız bizi çok sevindirir.
Yorum yazarak bizi daha iyi içerikler hazırlamak için destekleyebilirsiniz.

Düşüncelerini Paylaş



avatar

Kayıp Dünya

Kayıp Dünya Editörleri tarafından yayınlanmaktadır.

1 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

  • Yaşlı kadın gülümsedi. Ancak bu gülümsemesinde garip bir kızgınlık seziliyordu. Ya düşünce dünyasındaki gezintisine engel olmuştuk ya da yanımızda getirdiğimiz bedenin durumunu beğenmemişti.

    – Kaç saat oldu bunun canını alalı?

    – Bizim saatimizle iki saat bile olmadı. Ama navigasyon sistemindeki bir çarpıklıktan dolayı gümrükte bize iki aydır yolda olduğumuzu söylediler. Yani burada mutlaka otopsi yapılması gerekiyor. Haklı olduğumuzun anlaşılması için. Beden son derece iyi durumda.

    – Bakacağız. Dilekçenizi verin bakalım. Şimdi o gümrük memurunun yanına geri dönün ve bedenin teslim alınmasına izin verdiğimi söyleyin!

    – Teşekkürler hanımefendi. Otopsi haklı olduğumuzu gösterecek. Bu beden nice insanın işine yarayacak!

    – Tamam, tamam, gidin işleminizi yapın.

    Gümrük müdürünün yanından ayrıldık. Zeta’nın keyfi yerinde değildi.

    – Ne kızıyorsun. Hallettik işte!

    – İnsanlara hizmet etmekten nefret ediyorum.

    – Başlama yine. Bizimkisi sadece iş! Onlarda bize lazım olan şeyler var bizde de onlara. Sıradan bir ticaret. Büyütmeye gerek yok.

    – Oysa bunu hayatta bırakıp, arkadaş olmak isterdim. Bize karşı olmayan, bizi anlayamaya çalışan ilk insandı o.

Kayıp Dünya Aylık Arşivi

Kayıp Dünya Yazarlarından

Evren Vangül - Rüzgar