Ensar Yanar
Bilimkurgu Hikaye Hikayeler

Fetih

Yörüngede yapılan ölçümler, gezegen koşullarının elverişli olduğunu göstermişti. Yıllar süren yolculuğun son aşaması, iniş, artık başlatılabilirdi. Başarılı yüzey temasının ardından, Kawaru’un motorları bir daha açılmamak üzere kapandı. Tozun dağılması sonrasında gezegen eski durağan haline geri dönerken, yüzey koşullarının gözden geçirilmesine başlandı. Yörüngede elde edilen sonuçlar doğrulanmış ve hedef seçiminin başarısı kanıtlanmıştı. Uzay aracının kapakları yavaş yavaş açılıyordu. Başlangıçtan itibaren olan biteni izleyen biri, adım adım finale doğru ilerleyen kusursuz bir gösteri sahnelendiğini söylerdi.

Ne yazık ki bu tarihi anı, planlayıcılarının görmesi olanaksızdı. Galaktik Birlik’in birleşme, Nistor halkınınsa işgal olarak tanımladığı harekat, binlerce ışık yılı uzakta devam ediyordu. Faydasız ve ilkel olarak görülen türler, sistematik biçimde ortadan kaldırılıyordu. Bahaneler belliydi; nüfus artışı, besin çeşitliliğinin sağlanmasındaki güçlükler, düşmanlara karşı birlik olma gereklilikleri… Tüm yaşamlar üzerinde hakimiyet kurmak ve sorun çıkartabilecek türlerin yoldan çekilmesini sağlamaksa asıl amaçtı. Diğer otoriteler gibi Galaktik Birlik de, yönetimi altında çeşitliliğe tahammül edemiyordu.

Nistor, galaksideki en özel gezegenlerden biriydi. Bilinenler arasında akıllı yaşamın bu kadar çeşitli olduğu başka bir dünya yoktu. Eşit haklara sahip onlarca tür, uyum içerisinde yaşıyordu. Nesiller boyunca şekillendirdikleri ortak dünya en büyük hazineleriydi. Ne var ki, çatışma ve mücadele ile şekillenmeyen yaşam biçimi, askeri alanda geri kalmalarına neden olmuştu. Yaşamı daha güzel kılmak için teknoloji üretiyorlardı, sonlandırmak için değil. Bu yüzden, yaklaşan işgale direnmek yerine Nistor üzerindeki yaşamların devamlılığını sağlamaya odaklandılar. Galaktik Birlik’in etki alanında olmayan, türleri için uygun koşullara sahip gezegenler bulmayı düşünüyorlardı. Belirledikleri dünyalara, Nistor’daki tüm türlerin embriyolarını göndermeyi amaçlamışlardı. Tartışma ve karar süreci uzundu;

“Ya orada yaşayan başka türlere zarar verirsek?”

“Galaktik Birlik’ten ne farkımız kaldı? Biz de istilacı olmuyor muyuz?”

“Gezegenin dengesine bir saldırı değil mi bu?”

“Pilotları bile bile ölüme gönderemeyiz!”

Nihayetinde, Nistor’daki tüm türlerin yeterli sayıdaki embriyolarını taşıyan otonom uzay araçları harekete geçti. Sadece üzerinde yaşam şekillenmemiş gezegenler seçilmişti. Yolculukların kimi uzun, kimiyse çok kısa sürdü. Ne var ki, çok az sayıda gemi hedeflenen gezegenlere ulaşabildi. Onlardan biri olan Kawaru’daki embriyoların gelişim süreci, yüzey kontrolleri sonrasında başlatıldı. Nistor’daki kurallara uygun olarak şekillenecek ortak bir yaşamın tohumları atılmıştı. Gelişimleri esnasında, Nistor’un tüm bilgi birikimi embriyolara aktarılacak ve yaşamın ilkelerine uygun biçimde şekillenmesi sağlanacaktı. Kawaru; yaşamı, tarihi, bilimi, kültürü, sanatı ile gezegenin tüm birikimini getirmişti.

* * * * *

Gebze’deki fener iskelesinin en ucuna oturmuş iki arkadaş sessizce denizi izliyordu. Gece Aysız, hava açıktı. Dalgın olan kafasını kaldırdı ve gökyüzündeki kırmızı cismi işaret etti.

“Bak, şu Mars.”

Diğeri daha neşeli görünüyordu. Nezaketen şaşırmış gibi yaptı. Gerçekten önemsediğinden değil, sohbet devam etsin diye konuştu;

“Bugün Mars’a ilk insanlı uzay aracı inecekmiş. Adı da Buzzard’dı galiba.”

“Biliyorum. İkinci keşifler çağının başlangıcı.”

“Ne?”

“Dünya tükendi diyorum, sıra Mars’ta.”

“Mars’a gitmenin kime ne zararı var ki?”

“Bugün Mars, yarın diğer gezegenler, sonra da öteki yıldız sistemleri. Açız. Hep aç.”

“Bence buna bilimsel ilerleme olarak bakmak gerek. Merakımızla bugünlere geldik, yine onun sayesinde geleceğe gideceğiz.”

“Bilim her zaman araç olmuştur dostum, amaç değil. Evet, geçitleri açanlar merak eden ve araştıran masum insanlar. Ama o kapılar kimin için açılıyor, arkasında ne var? Teknoloji birilerini zengin eder, geri kalanlar atıklarla kendini avutur. Ve o birileri, kalan çoğunluğu hiçbir zaman umursamaz. İnsan ya da uzaylı…”

“Mars ziyaretinden bunları çıkarmak biraz abartılı olmadı mı?”

“Belki öyle, belki değil. Ama kesin olan bir şey var ki, gelecekte diğer yaşamların insanlardan çekeceği var.”

Yanıt gelmedi, sessizce geceyi izlemeye devam ettiler.

O esnada Buzzard, iniş görevini tamamlamak üzereydi. Yumuşak temas için çalıştırılan roketlerden çıkan yüksek sıcaklıktaki gaz, kapakları açık durumda olan Kawaru’daki embriyoları saniyeler içinde küle çevirdi. Küçük Nistor halklarının, bir insanın avucuna sığacak boyuttaki uzay gemilerine yüklediği umut artık yoktu.

İnsanoğlu’nun uzayı fethi başlamıştı.

Okuduğunuz için teşekkürler

Fikirlerinizi paylaşmanız bizi çok sevindirir.
Yorum yazarak bizi daha iyi içerikler hazırlamak için destekleyebilirsiniz.

Düşüncelerini Paylaş



avatar

Özgüç BAYRAK

Doğduktan sonra hayal etmeye, okula başladıktan sonra okumaya, kırk yaşından sonra da yazmaya başladım. Çoğu durumda öykülerimin sonunu ben de merak ediyorum ve bundan çok keyif alıyorum. Asıl mesleğim mühendislik; özel bir bankanın Bilgi Teknolojileri bölümünde çalışıyorum. Evli ve iki çocuk babasıyım.

4 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Kayıp Dünya Aylık Arşivi

Kayıp Dünya Yazarlarından

Evren Vangül - Rüzgar