Bilimkurgu Ön Okuma Ön Okuma

Ön Okuma: “Dünyalılar – Bilimkurgu Öyküleri” – TBD

Dünyalılar – Bilimkurgu Öyküleri

Yazar: Derleme
Sayfa Sayısı : 171
İletişim Yayınları – Aralık 2016

Genel İnceleme Puanı

Dünyalılar, TBD Bilimkurgu Yarışması’nda 2011-2015 yılları arasında derece alan öykülerden yapılmış hararetli bir seçki.

Gezegeninize geldiğim on yedi yıldan beri büyük bir metropol yerine küçük bir Anadolu kasabasında yaşamam, fiziksel farklılığımı saklamama yardım etti. Esnafın, ahalinin benim hakkımda kendince teorileri var. Cin çarpması, akraba evliliği, küçükken geçirilen havale gibi. Bunların hepsi “uzaylı” olmaktan daha sıradan şeyler olduğu için hiçbirini yalanlamadım. Kendimi öyle veya böyle kabul ettirdim sayılır. Galaksiler, androidler, eşçipler, virüsler, bitimsiz kıyametler, helijetler, neon pigmentler, tekno operalar, kronal giyotinler, çıtırdayan moleküller ve tabii ki muammalı uzaylılar… Ve karşılarında endişeli, öfkeli ve rekabetçi türdeşlerimiz… Sonra insanlığa mesajı olan çirkin bir karpuz şarkı söylemeye başlıyor. Sonra Akbil basıp Laleli tramvayına binerek ışınlanıyorlar…

Biraz insan biraz robot, biraz dünyalı biraz uzaylı, biraz hologram biraz gerçek…

Ön Okuma

“Dünyalılar – Bilimkurgu Öyküleri” – TBD
Ön Okuma PDF

 

İÇİNDEKİLER

Salyangoz · MURAT BAŞEKİM
Kullanım Kılavuzu · FUNDA ÖZLEM ŞERAN
Eşçip · BURÇİN TETİK
Gitmek · DENİZ UYMAZ
Benden Geriye Ne Kaldı?
Sssz · BÜLENT ÖZGÜN
Olmak ya da Olmamak · ÖZGÜR HÜNEL
Anlam Satan Android · MURAT KAYA BEŞİROĞLU
Çivi · SİNAN İPEK
Suçların En Büyüğü · MURAT MIHÇIOĞLU
Laleli’den Dünya’ya, Laleli’den Dünya’ya · EMEL ALTAY
Sosyal (ve ilahi) (ko)Medya · MURAT BAŞEKİM
Tarak · ÖZGÜR TIRPAN
Süleyman Dilmaç’ın İsimsiz Meseli ÜMİT YAŞAR ÖZKAN
Fırıldak · TEVFİK UYAR
Tosca V2.0 · ÖZGÜR HÜNEL
Zafer · TOLGA AYDIN
Çember · E MRAH KOÇAK
Cennet · SAVAŞ ZAFER ŞAHİN

Salyangoz
MURAT BAŞEKİM

Zaman nedir?
Sorarsan bilmiyorum.
Sormazsan biliyorum…
– AUGUSTINE HIPPOTENSIS, V. yy.

Diferansiyel Salyangoz’a doğru yürüyorum. Yanımda eşlik eden siluetler. Kara tulumlarının sol üst cebinde aynı kısaltma: B.D.I.
Neredeyim? Önceki yerimden bir adım ileride. Sağ ayağım yelkovan, sol ayağım akrep. İlerliyorum. Kimim Yansımama bakıyorum. Tulumumda “C.” yazıyor. Niçin buradayım? Diferansiyel Salyangoz’u hatırlıyorum. Adımlarım ona götürüyor. Platform üzerinde. Titanyum alaşımlı zarif kıvrımları hafifçe vınlıyor. Çelik spirallerinin girdaplarında kemik beyazı ışıklar. Helezonik kamburunu çıkarmış beni bekleyen huysuz bir kuantum kaplumbağası.
Başım dönüyor. Bugün elli beşinci doğum günüm. B.D.I.’nın açılımı bu mu yoksa? Bugün Doğan İnsanlar? Birth Day
İlgilileri? Günler suyun yüzeyinde yürümek gibi. Kütlen hafifse uzun süre sekebilirsin. Seni aşağı çeken yükler varsa, kaya gibi batarsın. On birinci doğum günümde sekebiliyordum. Elli beşimde batıyorum. Mezarın kütleçekimi artıyor. Kaçış hızım yavaşlıyor. Hayatın artan sürtünme kuvveti, ruhumu örseliyor. Ben kimsem… Bu “C.” her kimse, hızla batıyor aşağı. Ölüm aşağıda bir yerlerde, yeraltında yaşayan görünmez bir etobur. Her gün onu yüzlerce kilo et ile beslediğimiz halde doymaz. Hep yeni et ister. Yakında beni de çiğneyecek. Bacaklarımızın akrep-yelkovanlarıyla, Ölüm’ün kursağındaki karadeliğe doğru yığın yığın yürüyen etleriz.

On bir yaşımda bunları düşünmezdim. Sadece kırk dört haziran öncesi. Günlerin üzerinde batmadan yürüyebiliyordum. Ufuksuz okyanuslardı günler… Şimdi kirli çamur birikintileri. Matematiksel açıklaması var elbet. On birindeki çocuk için bir gün, hayatının 1/4000’ine karşılık gelir. Elli beş yaşındaki içinse, hayatının yaklaşık 1/20000’idir. Onlar saniye zengini, benim ise delinmiş bir Zaman kesem var. Vakit yok. Diferansiyel Salyangoz bu sebepten tasarlanmıştı. G-8 ülkelerinin yıllık gelir toplamlarının altmış katı maliyetinde anti-ölüm. İlk teşebbüsler, sorunun genlerimizde olduğunu zannedip, gövdelerimizi Ölüm’e karşı dirençli hale getirmeye çalıştı. Aşılar, kürler, genetik müdahale… Ama eti geliştiremezsin. Narin kalsiyum çatılarımız, evren-çökertici Entropi’nin yükünü fazla taşıyamayıp çatırdar. Uzunca sürdü boşa kürek çekmeler. Zaman ırmağının hırçın sellerine karşı daha dayanıklı kayıklar indiremiyorduk bir türlü sulara. Çabalar zaman içinde alabora olup battı. Sonra ırmağı tersine çevirmeye çalıştık. Fantezilere yıllar, trilyonlar harcadık… Zaman Yolculuğu’nun imkânsız bir masal olduğunu anlayana dek. Alternatif aradıkları bir dönemdi. Ölüm, kuduz bir başıboşlukla sağa sola saldırıyordu yine yeryüzünde. Denize açılan kudretli donanmalar gibi, filo filo tabutları uğurluyorduk ufuklara her gün tüm kıtalardan. Kendimizi zamana karşı zırhlandıramıyorduk. Za manı ise kendimize karşı yumuşatamıyorduk. On birden elli beşe ve oradan da Ölüm’e sıçrayıveriyorduk.

Derken fizikçilerden biri, sonradan Nobel’iyle Time’ın kapağında poz vermesini sağlayacak bir ilhamla, Salyangoz’un fikir tomurcuğunu buluverdi:
Umwelt.
Umwelt… Almanca çevre. Veya benmerkezci dünya. Jakob Uexküll’ün teorisi: Organizmalar bulundukları çevrede gerçekliğe kendi anlamlarını yükler, dünya-modelini kendileri kurar. Dünyayla etkileşimdeki organizma, ortamdaki her şeye odaklanmadan, önceliği su, yemek, barınak ve potansiyel tehditlere vererek, dış gerçeklikten bağımsız kendi
Umwelt’ini oluşturur. Sadece onu ilgilendiren unsurları algılayan, kişisel bir Gerçeklik Tüneli yaratır. Amiplerin bikinili kızlarla ilgilenmemesinin sebebi budur. Her organizmanın beyni, bünyesindeki algı reseptörlerini o organizmanın Gerçeklik Tüneli’ne göre ayarlar. Fare, genç kız ile kediyi aynı sebeplerden heyecanlandırmaz.

Yaklaştıkça uğultu artıyor. Garip, ıslak bir vınlama… Salyangoz’un, Zaman içinde sürünme sesleri. B.D.I. teknisyenleri, Salyangoz’un duyargalarını omurgama bağlıyor. Kim olduğumu anımsar gibiyim… Burada daha önce bulunmuştum… Ne zaman? Duyargalarını serebellumuma saplamış Diferansiyel Salyangoz’a sıkı sıkı tutunuyorum.
Kehribar kabuğunun helezonik burgusuna gözüm takılıyor. Titanyum spirallerinin zarif kıvrımları arasına atom saatleri bağlanmış, saniyeleri giyotin gibi dilimleyen dev bir osilatör. Bir elektromanyetik alan bataklığı. Titanyum fiber çapalarla serebral korteksinize demir atmış koca bir İspanyol kadırgası.

“Dünyalılar – Bilimkurgu Öyküleri” – TBD
Ön Okuma PDF

Okuduğunuz için teşekkürler

Fikirlerinizi paylaşmanız bizi çok sevindirir.
Yorum yazarak bizi daha iyi içerikler hazırlamak için destekleyebilirsiniz.

Düşüncelerini Paylaş



avatar

Kayıp Dünya

Kayıp Dünya Editörleri tarafından yayınlanmaktadır.

1 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Kayıp Dünya Yazarlarından

Evren Vangül - Rüzgar