Ormanın Ötesi Rol Yapma Oyunları

Sayısız Yıldızlar – I

“Gözlerinizi gök yüzüne doğru çevirin. Hiçbir yıldız, hiçbir gezegen size tanıdık gelmeyecek. Fakat ne önemi var? Keşfetmenin heyecanı varken kim ister tanıdık bir yerde olmayı? Sonsuzlukta yol almak varken kim ister bir gök adaya bağlı kalmayı?”

– Altimus Triton Gurambar

OSR, OGL VE DİĞERLERİ…?

Doksanların sonundan itibaren internet üzerinden grafik kalitesi yüksek, yüzlerce hatta binlerce oyuncuyu bir araya getiren oyunların alt kültüre egemen olması, rol yapma oyunlarını farklı bir yere getirdi. Eskinin masa başında zar atılarak, biraz teatral kabiliyetin sergilendiği oyunlar yerini başlı başına online bir sektöre bıraktı. Popülerliğini koruyan birkaç firmaysa değişen sistemin ardından masa üstü rol yapma oyunları üzerinde oligopolisini ilan etti. İşte böyle durumdaki rol yapma oyunları dünyasında artık yaş ortalaması otuz hatta kırklarını aşan eski oyun meraklılarının meydana getirdiği O.S.R. (Old School Revival) akımı ve O.G.L. (Open Game Lisence-Açık Oyun Kuralı Lisansı) rüzgarı ile internetin sosyal iletişim gücünden de yararlanarak eski oyunlara saygı duruşu niteliğinde çalışmalar ortaya çıkarmaya başladı. İşte karşınızda bunların en güzel örneklerinden biri olan Sayısız Yıldızlar (Stars Without Number).

S.W.N. NEDİR?

Stars Without Number, eski tip masaüstü ryo severlere yönelik epik uzay macerası temalı rol yapma oyunudur. Firefly ya da Uzay 1999’dan The Expanse tarzı senaryolara kadar öyküler yazıp oynayabileceğiniz ve oynatabileceğiniz kapsamlı bir oyundur. Tek kişilik ordu, O.S.R. oyun yaratıcısı Kevin Crawford’un yazdığı oyunun ilk versiyonu 2010 senesinde yayımlanmıştır. 2017 yılında ilk kitabın eksiklerini giderilmiş, içeriği daha da zenginleşmiş ikinci versiyonu yayımlanmıştır. Hem yazarın hem de oyunun fanlarının da yazdığı onlarca ücretsiz ya da cüzi tutarlı ek kaynak kitapları da bulunmaktadır. Kural bakımından sadeleşmiş ve pratikleşmiş bir D20 sistemi kullanmaktadır.

DENEMEDEN ALMA ve EKONOMİDEN ANLAYAN ADAM

Oyunun biri ücretsiz, diğeri de ücretli iki tip kural kitabı bulunmaktadır. Aradaki fark, ücretli olanında robotlar, yapay zeka ve türevlerinin bulunmasıdır. Oyunun yazarı ticari getiriyi oyunun kalitesini gerisinde tutmuş diyebiliriz. Önce bir bak, dene, beğenirsen arşivine kat yaklaşımı var ki yazar diğer oyunları için de (Godbound gibi) aynı yöntemi izlemiş.

Girizgahımızı yaptık. Şimdi esas konuya başlayalım.

EFSANE BAŞLIYOR

İnsanoğlu’nun yıldızlararası tarihi; nükleer atıklarla çevrelenmiş Grönland’daki bir laboratuarda yapılan denemelerle başlar. Sürücü (Spike Drive) teknolojisinin icadı sayesinde ilk meta-boyutsal seyahatler gerçekleştirilir. Yeni yıldız sistemlerinin keşfi, yerini kolonilerin kurulmasına bırakır. Yıldız yolları, Dünya Sömürge Yönetimi tarafından idare edilen ticaret ve göç otobanı haline dönüşür. Psişik teknolojinin de gelişmesiyle inşa edilen sıçrama geçitleri, gezegenler arası başlayan yolculukları galaksiler arası seyahate dönüştürür. Yapay zeka, robotik ve genetik bilimleri çok hızlı bir gelişim gösterir. Evrende yalnız olmadığımız da bu evrede fark edilir.

DÜNYA SÖMÜRGE ARŞİVİNDEN SEÇMELER

M.E.S. (Metadimention Extroversion Sydrome – Metaboyutsal Dışadönüklük Sendromu): Beyin dalgalarındaki ileri seviye değişikliğin bilimsel isimdir. Sürücü teknolojisiyle gerçekleşen uzun yıldız sistemleri arası seyahatlerin insan fizyolojisi üzerinde yarattığı bozulma sonucu ortaya çıkmaktadır. İlk kez birinci koloni dalgasında, yıldız gemisi mürettebatının ve yolcularının çocuklarında tespit edilmiştir. Yapılan istatistiklere göre her on bin çocukta bir görülmektedir. Bu rahatsızlık sebebiyle çocuklar daha önce görülmemiş, açıklaması ve kontrol edilmesi zor doğaüstü güçler sergilemektedir.MES’in yarattığı zihinsel baskı, çocuklukta ortaya çıkmakta, ergenlik dönemindeyse hastanın çıldırmasına sebep olmaktadır. Ardından hem hastanın kendisini hem de çevresindeki canlıları tehlikeye sokacak büyük psişik enerji patlamaları yaratması sonucu ölümle sonuçlanmaktadır. Sömürge Yönetimi bilim adamlarınca sendromlu çocuklar üzerinde  yürütülen çalışmalar ve sayısı gizli tutulan kayıpların ardından 35 yıllık kısa bir süre içinde bu rahatsızlık kontrol altına alınabilmiş, kolonilere insanüstü güçlere sahip, Psişik olarak adlandırılan yeni bireyler dahil edilmiştir. Psişikler, medeniyetimizin teknolojik gelişimine büyük bir katkı sağlamıştır. Psişik güçler sayesinde Sıçrama Geçitleri inşa edilerek uzak galaksilere olan yolculuklar çok kısa sürede yapılabilir hale gelmiş ve Sürücü teknolojisi terk edilmiştir. Psişikler, kolonilerimiz üzerindeki hakimiyetimizin ve iktidarımızın sembolüdür.

Uzaylılar Ve İlk Temas: Sıçrama Geçitleri sayesinde kısa zamanda yüzlerce güneş sistemi rotası oluşturulmuştur. Uzayın derinliklerindeki genişlememizin kaçınılmaz sonucu başka canlı formlarıyla karşılaşılmasıdır. Zenobiyoloji Biliminin de doğuşunu sağlayan bu ilk temaslarda; ilkel insanımsı ırklarla karşılaşılmıştır. Her ne kadar uzayın sınırları bilinmese de yapılan keşiflerde teknolojik üstünlük bakımından sadece birkaç ırkın varlığı tespit edilmiş, teknolojik gelişmişliklerinin ölçülmesinin zorluğu sebebiyle Yönetimimizce bu ırklarla yakın temastan kaçınılmıştır. Bir diğer bulgu; bir zamanlar büyük medeniyetler kurduklarını düşündüğümüz kadim uzay halklarına ilişkin keşfedilen arkeolojik yapılar, kentler ve eşyalardır. Bu değerli bulgular, silah, gemi ve yapay zeka çalışmalarında büyük fikirler vermiş, Zenoarkeoloji Biliminin de temelleri atılmıştır.

Evrenin bilinen sınırlarının ötesine yapılan keşif gezilerinden sağ olarak dönmeyi başarmış kaşiflerin kayıtlarından anlaşıldığı üzere insan formuna hiç benzemeyen, hatta evrenimizi var eden fizik kurallarının dışında yaşamlarını sürdüren varlıkların da olduğu bilinmektedir. Psişik güçler bakımından MES benzeri olmamakla birlikte daha hafif düzeylerde bazı ırkların da doğaüstü kabiliyetleri olduğu tespit edilmiştir. Örneğin Ssath İmparatorluğu ile gerçekleşen temaslar bunlar arasında en ilginç olanıdır. Tamamen akışkan kimyasal madeler ve metallerden oluşan bu ırk, fizyolojileri ve metabolizmaları üzerindeki değişikliklere bağlı olarak hem fiziki görünümlerini hem de psişik güçlerinin seviyesini değiştirebilmektedirler. Neyseki gemilerimizin metal alaşımlarına pek ilgi göstermeyen Ssathlar için kıymetli madenler besin vazifesi görmektedir.

İkinci Koloni  Akımı Ve İsyan: 2300’lerdeki ikinci koloni akımında 4 milyar insan Dünyayı terketmiştir. Kolonileşme, Yönetimimize muhalif hem dini hem de ideolojik akımların tasfiye edilmesini sağlamıştır. Teknolojik ve silah üstünlüğümüze rağmen koloni yönetimlerini kontrol etmeye yetecek kadar Terra nüfusunun bulunmayışı sebebiyle çıkan isyanları bastırmada yetersiz kalınmıştır. Yönetimimiz, merkez yıldız sistemlerine geri çekilmeyi ve bir zamanlar kolonimiz olan bu otonomi sevdalısı sistemlerle olan ilişkimizi stratejik ticari ortaklık düzeyine indirmenin daha güvenli ve karlı olacağına karar vermiştir. Sonuçta Dünyamızın hammaddeye, diğer galaktik yönetimlerinse teçhizat ve teknolojimize ihtiyacı bulunmakta olup Sıçrama Geçitlerinin idaremizde olması, onları yine Yönetimimize bağımlı kılmaya devam edecektir. Tiranlık, monarşi, dini akım, ilkel plantasyon ya da temsili demokrasiyle idare edildiklerini iddia eden bu kolonilerin çok azının teknolojik seviyeleri Yönetimimiz’le baş edebilecek düzeydedir. Askeri otoritemizin geri çekilmesiyle gezegen ve sistemler arasında çekişme, ilhak etme ve savaşlar sık sık yaşanmakta olup ticari çıkarlarımıza ters düşmediği sürece tarafımızca müdahalede bulunulmayacağı deklare edilmiştir.

Kolonileşme Çağının en parlak zamanında tahminen Peçe Bulutsusu’nun* (Veil Nebula) merkezinde “Çığlık” denilen şiddetli psişik bir patlama meydana gelerek bilinen tüm evreni yerle bir eder. Sıçrama Geçitleri yok olur, yıldız yolları, solucan delikleri büyük bir kaosun içinde kaybolur.  Dünya Sömürge Yönetimiyle bir daha irtibata geçilemez. Sıçrama geçitlerinin işlevsiz hale gelmesi ve onları harekete geçirecek yeterli psişik enerjinin bulunmayışı, merkez dünyalara erişimi imkansız hale getirir. Bağlantısı kopan gezegenlerin bir bölümünde hayatta kalanlar için medeniyet, ilkel kabile formlarına dönüşür. Daha şanslı olanlar, psişik teknolojinin nimetleri olmadan toplumlarından geriye kalanları korumaya çalışır. Dünyamız ve güneş sistemimiz efsaneler arasında kaybolur. Dünya zaman diliminin hatırlandığı yerlerde bazı arkeologların yaptığı hesaplamalara göre Çığlık üzerinden 600 seneye yakın zaman geçti. Dış uzayda insan toplumları, yıldızlar kadar dağınık ama pırıl pırıl. Geçen çağların ardından insanoğlu yeni bir şafağa uyanıyor ve sessizlik sona eriyor.

* Bilgi için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Pe%C3%A7e_Bulutsusu

YAPAY ZEKA, ROBOTLAR VE CYBORGLAR

Psişik Teknolojisinin en büyük nimetlerinden bazıları yapay zeka, androidler ve sibernetiktir. Askeri çalışmalarla başlayan dijital ötesi süreç, insan zihnini aşan zekaların icadına giden kapıları birer birer açmıştır. Sömürge Arşivlerinde, Birleşik Dünya Yönetiminin merkez yıldız sistemlerine geri çekilmesi sonrası dönemine ait, bilinen evrenin dışında kendi bağımsızlığını ilan eden yapay zeka formlarının olduğuna dair istihbarat raporları mevcuttur. Fakat Çığlık, galaktik bir felaket olup sadece organik değil, inorganik varlıkları da etkilemiştir. Şu an Dünya bir efsaneyse, insan gibi düşünen robotlar da yaşlıların kendi çocukluk zamanlarına ait masalları kadar gerçekçi gelmektedir. Fakat evrenin bir yerlerinde mekanik gözler farklı dalga boylarında insanoğlunu hala izliyor olabilir.

Uzman

KARAKTER SINIFLARI

Oyunda üç temel sınıf ile bu üç sınıfın ikisinden oluşturabileceğiniz bir çapraz karakter sınıfı vardır.

UZMANLAR (Expert) : Teknik ya da bilimsel bir konuda yetkin ve üstün beceriye sahip olan kimselerdir. Örneğin teknisyenler, bilim adamları, navigatörler, yazılım uzmanları ya da pilotlar bu sınıfa dahildir. Diğer sınıflara göre daha çabuk yeni beceriler öğrenebilirler. Fakat dövüş ve silah kullanma konusundaki becerileri öğrenmeleri daha zordur.

SAVAŞÇILAR (Warrior) : Yaşamı bir mücadele olarak gören asker, yağmacı, korsan ya da dövüş sanatları uzmanlarıdır. Psişik güçler hariç hemen hemen tüm becerileri öğrenebilirler ama önceliği, savaş becerilerine vermeleri gerekmektedir.

Pisişik

PSİŞİKLER (Psychic) : M.E.S rahatsızlığı olan üstün zihinsel güçlere sahip bireylerdir. Psişik enerjiyle çevrelerindeki uzayı biçimlendirme gücüne sahiptirler. Eğitimsiz zihinlerde M.E.S. ölümcül sonuçlar yaratırken, bu yeteneğe hakim olan ve sendromla baş edebilenler Biopsişik(İyileşme, iyileştirme, yarı ölümsüzlük), Metapsişik(psişik enerjiyi yönetme), Öngörü, Telekinezi, Telepati, Teleportasyon gibi yeteneklerin üstadı olurlar.

MACERACILAR (Adventurer) : Karma karakter sınıfıdır. Yukarıda belirtilen üç sınıftan ikisini kapsayacak şekilde yeteneklere sahiptirler. Çift karakter sınıfının getirdiği yetenek çeşitliliğine sahip olmakla birlikte deneyim puanına bağlı karakter gelişimi çok daha yavaş ve zordur.

Sonsuz uzayda sayısız yıldızın arasındaki yolculuğumuz başlıyor. Hazır mıyız?

Savaşçı


avatar

İlker BOZDEMİR

Karadeniz'de doğdu, İç Anadolu'da büyüdü, Marmara'da yaşıyor. Mesleğinin ördüğü boğucu duvarlar arasında bulduğu çatlaklardan kaçıp ya tabiata sığınıp kamp yaparak ya da zarları yanındaysa GM'lik yaparak nefes almaya çalışıyor. Hayatın bir gerçeği ne yazık ki her şeyin sonunda kürkçü dükkanına geri dönüyor. Fakat bir sonraki kaçış için çatlaklar aramaya devam ediyor.

Yorum Yapılmamış

Yorum yazmak için tıklayın

Kayıp Dünya Aylık Arşivi