Duel Between Onegin and Lensky, an illustration by Ilya Yefimovich Repin 1899
Makale Ormanın Ötesi

Düello


Not: Bu yazı, düello kavramı hakkında genel bilgiler vermektedir ve Karanlığın Dünyası (World of Darkness) rol yapma oyunundaki düello türlerinden bahsetmektedir. Bazı terimler için yakın anlamlarını içeren Türkçe kelimeler kullanılmış, bazı kelimeler orijinal haliyle bırakılmıştır.

İki hasım Güneş’i eşit ölçüde paylaşmalıdır. Rakipler, Güneş tam tepedeyken hiçbir taraf üstünlük sağlamayacak şekilde kendilerini konumlandırmalıdır.

Sachsenspiegel Dresden Kodeksi (14.yy)

Düello, en az iki kişi arasındaki önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde yapılan silahlı vuruşmadır. Latince bellum (savaş) kelimesiyle aynı kökten gelen duellum (birebir dövüş), yerleşik hayata geçen toplumlarda mülkiyet ve üstünlük kurma arzusuyla birlikte ortaya çıkan ihtilafın çözümü için tarih boyunca farklı medeniyetlerce başvurulan bir yöntem olmuştur.

Kökleri antikçağa kadar giden düelloya ilişkin yazılı kuralların ilk örnekleri; Ortaçağ Germen krallıkları (Kampf ya da Kampffechen terimleri kullanılır), İtalya ve Britanya’da karşımıza çıkar[1]. Vikinglerde holmgang adı verilen, iki kişi arasındaki çarpışmanın belirli koşullar altında tatbik edilebileceğine ilişkin uygulamalar vardır. Suçlunun tespiti ile yargılanması için ortaya çıktığı düşünülen düellolar, derebeyliğin güçlenmesiyle şövalyelik sınıfında üstünlük elde etme aracı haline gelmiştir. Rönesans’la birlikte aristokrasi içinde hızla popülerlik kazanan düello, 16.yy’da ateşli silahların da yaygınlaşmasıyla kişisel onurun korunması adı altında toplumun belirli bir kesiminin meydan okuma yöntemi haline gelmiştir. Bu ilgiyi, kendisine yüklenen şövalye romantizmine borçlu olan düelloyu, Roma Katolik Kilisesi Lateran Konseyinde yasaklanmaya çalışmıştır.

Düello, aristokrasinin bir imtiyazı olarak kabul ediliyordu ve buna yönelik yasaklamalar sadece kağıt üzerinde kalıyordu. Soylular, mirasyediler ve emperyalistler için onurun korunması bahanesiyle yürütülen bir hobiyken sıradan halk sömürü ve açlıkla düello halindeydi. Meydan okuma düsturu o kadar sistematik bir yapıya sahipti ki 1770’den itibaren İngiltere’de kılıç ve ateşli silah kategorilerinde uzmanlaşma koşullarına yönelik detaylı kurallar yayımlanmaktaydı. 18.yy’lın ikinci yarısından itibaren toplumsal bilinçteki yükseliş, düellolara olan karşıtlığı artırmıştır. Kolluk kuvvetlerinin yaygınlaşması, devletlerde yasama ve yargı organlarının etkinliğini artırıp sivil kanunların uygulanmasında sağlanan istikrarla popülerliği azalmıştır.

Avrupa’da 20.yy’lın başında Avusturya Macaristan İmparatorluğu ve Birleşik Krallıkta tamamen yasa dışı ilan edilmiştir. Asya’daki düellolar genellikle hükümdarların ve dini otoritenin izniyle yapılmaktaydı. Ayrıca bu düellolar için Dharmashastra gibi antik metinlerde belirlenmiş; katı izin alma ve vuruşma ritüellerini içeren bir kurallar silsilesine de mutlak uyulması gerekiyordu. Mesela antik Hindistan’da yaşlılıkta yatağında huzurla ölmeyi aşağılayıcı bulan asker kastı (kşatriya) için düello (niyuddha), savaşarak ölüp onurlu bir son anlamına gelmekteydi. Aynı türde ve kalitede, yasaklanmamış bir silahı kullanmak, eğer rakiplerden biri silahını düşürürse ama hala savaşacak gücü varsa, diğer rakibin saldırmayarak hasmının silahını geri almasını beklemesi gibi kurallar vardı. Aksi haller, hem aşağılayıcı bir hareket, hem de ağır bir günah kabul edilirdi. Endonezya’da carok ve Filipinler’de hagit ismiyle anılan düellolarda orak ve pala gibi tarım aletleri kullanılırdı. Kapışma sırasında sarong isimli peştamal türü kıyafetler giyilmesi gerekirdi. Japonya’daysa Edo döneminde samuray sınıfında düello çok önemli bir gelenekti.

Yeni Dünya’daysa düellolar, sınıf ayrımı olmaksızın günlük yaşamın bir parçasıdır. Amerika kıtasının talan edilmesinin her devresinde, anlaşmazlıkların çözümü için vahşi batının yegâne uygulaması olmuştur. Fakat 19.yy’la kadar bazı güney eyaletlerde hala varlığını sürdürse de Amerikan iç savaşı sonrasında yaygınlığını hızla yitirmiştir.

Batı dünyasındaki uygulamada düello, taraflar arasındaki bir onur düsturuna dayalıdır. Rakiplerin aynı sosyal sınıftan olması zorunludur ama bu kısıt sözde kalır. Rakiplerin yanında ikinci denilen, düellonun fiziki koşulları ile kurallarını belirleyen, şahitlik eden ve düellocuya hazırlanmasında yardımcı olan en az bir arkadaşı bulunmalıdır. Meydan okuma sonrası düello teklifinin geri çevrilmesi kaybetmek ve küçük düşmek anlamına gelir. Genelde kılıç ve hançer benzeri silahlarla yapılan düellolarda kanı ilk dökülen taraf kaybetmiş sayılır. Ateşli silahlardaysa tespit edilen mesafeye ulaşıldığında belirli sayıda atış yapma hakkı verilir.

Tarihte ve mitolojide, düello sık sık karşımıza çıkar. Gılgamış Destanında, Gılgamış’la Enkidu’nun mücadelesi, İlyada Destanında Aşil ve Hektorun düellosunu örnek verebiliriz. Uzak Doğu’da ünlü kılıç ustası Miyamoto Musashi’nin girdiği altmış düellonun hepsini kazandığı söylenir. Ünlü şair ve yazar Aleksander Puşkin yirmi dokuz düelloya girmiş, 1837’de son düellosunda hayatını kaybetmiştir. Şâirin ölüm haberi duyulunca evinin önünde toplanan halkta başlayan huzursuzluk, neredeyse bir ayaklanma haline gelmiştir. Olayların kontrolden çıkmasından çekinen polis, şairin naaşını gizlice alıp toprağa verir. Halefi, şair ve yazar Mihail Yuryeviç Lermontov, Şairin Ölümü isimli şiirinde Puşkin’in hayatını kaybetmesinin Çarlık yönetiminin baskıcı tutumu ve duyarsızlığı sonucu işlenen bir cinayet olduğunu savunmuş, kendisi de 1841’de bir düelloda hayatını kaybetmiştir.

“Şair öldü! – kuluydu namusun.-
Düştü, karalanmış, söylentilerle.
Düştü intikam özlemiyle, göğsünde bir kurşun
Eğerek gururlu başını yere!

Öldürüldü! Neye yarar şimdi gözyaşları.
Neye yarar boş övgülerin gereksiz korosu.
Neye yarar zavallı özür mırıltıları.
Kader oynadı oyununu!”

Lermontov, Şairin Ölümü  Çeviren: Ataol Behramoğlu

 

Üç Silahşörler, Cyrano de Bergerac, Hamlet[2], Dune[3], İskoçyalı[4], İyi, Kötü ve Çirkin[5], yazında ve sinemadaki kurgu düellolardan verebileceğimiz bazı örneklerdir.

KARANLIĞIN DÜNYASINDA DÜELLO

Werewolf: The Apocalypse

Garou toplumu içinde meydan okumalar doğal karşılanır. Herhangi bir yerde ve zamanda, genelde üç farklı şekilde meydan okunabilir;

  1. Yüzleşme: Hasımlardan birinin bakışlarını yere indirmesiyle sona eren karşılaşmadır. Zararsız bir yöntem olsa da taraflar delirip birbirine saldırabilir.
  2. Beceri Oyunu: Bilgi ya da becerinin karşılıklı sınanmasıdır.

Bu iki tür, genellikle taraflardan birinin boyun eğme emaresi göstermesi ve yenilgiyi kabul edip geri çekilmesiyle (onurlu teslimiyet) sona erer.

 

  1. Düello: Klaive, yani fetiş silahlarla gerçekleşen çarpışmalar az görülür ve sonu daima ölümle biter. Klaive, Garou formlarında[6] kullanılabilen, içinde savaşçı bir ruhla bağlantısı bulunan, saf gümüşten yapılmış nadir silahlardır. Kahramandan kahramana miras bırakılan çok değerli bir yadigârdır. Garou lideri Kral Albrecht’in silahı en meşhurlarından biridir. Fakat bu silahlar, taşıyıcısına hem fiziksel hem de doğaüstü bir yük getirir. Oyun mekaniğinde; saf gümüş olmasından dolayı taşıyıcısı gnosis puanına -1 penaltı alır. Klaive yaraları hem garou hem de diğer doğaüstü varlıklar üzerinde ağır hasar (agrravated damage) verir.

 

Changeling: The Dreaming

Kithain toplumunda yüzleşme ve klasik silahlarla yapılan düellolar tercih edilen yöntemlerdir. Kendi yasalarında (Escheat) yer alan Yaşam Hakkı maddesine göre hiçbir peri diğer bir perinin kanını akıtamaz, canını alıp onu Hayal’den [7] mahrum bırakamaz. Bir perinin başka bir periyi öldürmesi Hayal’in kendisine doğrudan zarar verip yüksek banalite (rüya enerjisini yok eder) yaratır. Soğuk demirden silahlar da tabudur, asla kullanılamaz. Fiziki dünyada yaralanmaya sebep vermeyen rüya ürünü silahlar[8] tercih edilir. Chimera silahla taraflardan biri yaşamını yitirirse saf rüya enerjisiyle (Glamour) yeni bir bedende dirilene kadar Hayal’den göçüp gider.

Vampire: The Masquerade

Maskeli Balo kurallarını hiçe sayan Sabbat vampirleri arasında düello (Monomacy) bir nevi ayin niteliği taşır. Güçsüzü, yararsızı ayıklamanın yöntemidir. Çünkü Sabbat felsefesine göre Antedilüvianlara karşı verilen mücadele, sadece en güçlü liderler sayesinde sürdürülebilir. Bu kapışmaya girecek sürü üyesi için önce bir kan ritüeli gerçekleştirilir. Kıdemli Üyeler arasından belirlenen bir rahip, meydan okumaya girecek üyenin kanını kutsar. Kutsama ve silah kuşanma süreçleri Sabbat sürüleri arasında farklıdır. Yöntemler de her sürünün kendi inançlarına özgüdür. Modern silahlar yerine kesici silahların kullanılması tercih edilir. Sonunda kazanan kaybedeni diablerie[9] ederek ödülünü alır. Kimi kapışmalar klan özelinde farklılaşır. Mesela Lasombra canlı piyonlardan oluşan satranç turnuvaları düzenlerken, Tzimisce ya da Ventrue antitribu[10] birbirlerinin insan kölelerininin (ghoul) tamamını avlayarak şampiyonu belirleyen turnuvalar düzenler.

Mage: The Ascension

Sihirbazın Düellosu – Certamen

Euthanatos’un ölüm ritüellerinden Akashayana ustalarının dövüş sanatları müsabakalarına kadar çeşitlilik gösteren, Gelenek üyelerinin kendi içlerinde kullandığı birçok düello türü bulunmaktadır. Fakat Certamen, yani sihirbaz düellosu, yenilen tarafa sadece vis[11] ve itibar kaybı yaşatıp fiziksel ve zihinsel zarar vermez. Zamanla Geleneklerin diğer üyelerinin de katkısıyla sadece bunu icat eden Hermes Düzeninde değil tüm Birlik bünyesinde resmi müsabaka biçimi halini almıştır.

Hermes evleri içinde yaşam tarzı düello olan meşhur sihir kullanıcıları bulunduğu için yüzyıllar öncesinde Hermes Düzeni[12] tarafından Certamen kuralları yazılmıştır. Flambeau Evinin kurucusu Lord Tempus Flambeau (M.S.760-843), ailesinin kaybından diğer sihir kullanıcılarını sorumlu tutup onlara savaş açmıştır. Birliği kurmaya çalışan Maga Trianoma ve onun Parma Magica[13] ritüeli ile karşılaşana kadar elli sihirbazı öldürdüğü söylenmektedir. Bir diğer önemli şahsiyetse Hermetik geleneğin generalleri oldukları iddiasıyla her türlü karışıklığa imza atan, güç için kontrolden çıkmaya hazır Tytalus Evinin kurucusu Lord Tytalus’dur (M.S.740-807). Çevresinde meydan okuyacak kimse bulamayınca Maddenhofen Ormanı (Almanya) ötesindeki Perilerin Kraliçesine kafa tutmuş ama kendisini bir daha gören olmamıştır.

Turnuva Başlasın

Düelloya başlarken, sihrin hammaddesini şekillendirmeye yarayan Prime küresine (sphere) hâkim usta ya da ustalar (asgari bir, azami üç kişi) müsabakanın hakemi olur (Certamen Marshall). Hakemler,  düello çemberi içinde sihir enerjisini toplamaya başlar. Çemberler, yüksek sihir enerjisiyle statik gerçekliğe direkt (vulgar) müdahale eden bir yapıya sahiptir. Bu sebeple paradoks riski taşıyan dünyamızdan ziyade Ufuk Âlemleri (Horizon Realm) gibi diğer gerçekliklerde düzenlenmesi tercih edilir. Müsabakanın hakemi (ya da hakemleri) ritüeli tamamladığında çemberin üzerini bir tür sihir alanı kaplar. Artık müsabakanın etkileri dış dünyaya tamamen kapanmıştır.

Rakipler de sahip oldukları vis ile küre enerjilerinin toplanacağı merkezleri (Locus) meydana getirirler. Oyun mekaniğine bakarsak Quintessence puanı kadar bir havuz oluşturulur. Kullanılacak kürelerin tezahürleri, temsil ettikleri evrensel niteliğe, mensubu olunan geleneğe ve sihirbazın paradigmasına göre değişkendir. Ardından her rakip, kullanmaya vakıf olduğu küreleri çağırmaya başlar. Oyun mekaniğinde incelemek gerekirse; oyuncular sahip olduğu kürelerden birer tane olmak üzere azami Arete (sihir yapabilme düzeyi) puanı kadar küre çağrılabilir. Kullanılan kürenin hangi seviyede olduğunun bir önemi yoktur.

Örnek:

“Müsabakaya katılan sihirbazın Quintessence puanı ondur, Arete puanı dörttür. Entropy, Forces, Matter ve Prime kürelerini kullanabilmektedir. Bu katılımcının;
– Locus içinde on puanı vardır (Quintessence puanı = Locus puanı).
– Azami dört adet küre çağırabilir.

 
Rakibinin Quintessence puanı beştir, Arete puanı üçtür ve Forces ile Prime kürelerini kullanabilmektedir. Bu sihirbazın;
– Locus düzeyi beş puandır.
– Her ne kadar üç Arete puanına sahip olsa da sadece iki adet küreyi kullanmayı bildiği için Locus içine iki adet küre çağırabilir.”

Taraflar ilk adımda sihri harekete geçirmek için Prime küresini kullanır. Ardından her bir vuruşmada hasımlar bir adet küre çağırır. Çağrılan her küre enerjisi, rakiplerin tercihine göre atak ya da savunmayı temsil eden bir sembole dönüşür. Her turda rakipler, saldırı için Gladius (kılıç) ya da savunma için Aegis (kalkan) ismi verilen bu formlarda müsabakaya devam eder. Aegis savunmasını kıran her Gladius saldırısı sonucunda atak yapan taraf, hasmının kürelerini tuttuğu merkezden bir vis puanını çalar. Vis puanı tükenen oyuncu yenilir.

Alev ve Çekirdek Bellek Savaşları

İçinde bulunduğumuz dijital çağda sihirbaz müsabakaları sadece ağır ritüellerden ibaret değildir. Başta Virtual Adept olmak üzere dijital evrenlere dalmış her sihir kullanıcısının tercih ettiği Alev ve Çekirdek Savaşları isimli düello türleri bulunur. Alev savaşında rakipler karşılıklı olarak kodlarını kırmaya yönelik bir mücadeleye girer. Taraflardan birinin pes etmesiyle (oyun mekaniğinde kaybedenin geçici willpower puanının yitirmesi) haricinde tamamen zararsız bir düello türü olduğu söylenebilir.

Çekirdek Bellek kapışmasındaysa taraflar Dijital Ağlar dışında vis enerjisiyle bir sunucu meydana getirir. Yarattıkları Quintessence sunucuları üzerinden çektikleri enerjiyle virüs yaratarak karşı tarafın sunucusuna atak yaparlar. Vis sunucuları ve virüsler, tarafların yaratım gücüne göre sadece kod dizilerinden tutun MMORPG tipinde çok boyutlu yapılara kadar neredeyse sınırsız bir çeşitliliğe sahiptir. Oyun mekaniği incelendiğinde 25 başarı zarı (success) toplayan taraf düelloyu kazanır.  Oyucunun zarının başarısız olması vis ile kodlanan virüsün yok edilmesiyle sonuçlanır. Bir sonraki turda yeni bir virüs kodlanması gerekmektedir. Başarısız taraf aynı zamanda bir seviye hafif zarar puanı (bashing damage) alır. Verdiği hasar, başlangıçta hafif gibi görünse de ölüme kadar götürdüğü anlar olabilir. Zaman zaman bilgisayarı, tableti ya da cep telefonu başında gizemli şekilde hayatlarını kaybetmiş Dijital Ağ gezginlerine (Netizen) rastlanılması şaşırtıcı bir durum değildir.

 

[1]:  Bazı örnekler:
Libro del Cortegiano-Baldassare Castiglione (1528)
Il Duello-Giromalo Muzio (1550)
The Courte of Civill Courtesie-Simon Robson (1577)

[2]: Prense Hamlet’in Laerte ile düellosu.

[3]: Paul Artreides ile Baron Harkonnen’in yeğeni Feyd-Rautha’nın düellosu.

[4]: Sadece tek kişi kalmalı yasasıyla varlıklarını sürdüren ölümsüzlerden Connor McLeod ile Korgan’ın düellosu.

[5]: Ennio Morricone’nin müzikleriyle bezeli Sergio Leone’nin görsel şöleni olan bu efsanevi filmin finalinde Sarışın (Clint Eastwood), Melek Gözlü (Lee Van Cleef) ve Tuco’nun (Eli Wallach) mezarlıktaki yüzleştikleri sahne western film meraklılarının daima aklındadır.

[6]: Homid, glabro ya da krinos formları için geçerlidir.

[7]: Dreaming: İnsanların yaratıcı fikirleri ve hayalleriyle meydana gelen gerçeküstü dünya.

[8]: Chimera: Rüya enerjisiyle oluşturulan varlıklar.

[9]: Bir vampirin diğer bir vampirin kanını tamamen içerek tüketmesidir.

[10]: Sabbat’ı tercih eden Lamsombra ve Tzimisce harici diğer klan mensuplarıdır.

[11]: Quintessence: sihrin özü

[12]:https://www.kayipdunya.com/ilker-bozdemir/hermesin-duzeni-ages-mage-iv

[13]:Sihir gücünü etkisiz kılar.

 

Çizimler:

Ilya Yefimovich Repin
Adrian Volkov
Jeff Rebner
Jeff Holt
Melıssa Uran
Dan Smith
Chrıstopher Shy

 

Okuduğunuz için teşekkürler

Fikirlerinizi paylaşmanız bizi çok sevindirir.
Yorum yazarak bizi daha iyi içerikler hazırlamak için destekleyebilirsiniz.

Düşüncelerini Paylaş



avatar

İlker BOZDEMİR

Karadeniz'de doğdu, İç Anadolu'da büyüdü, Marmara'da yaşıyor. Mesleğinin ördüğü boğucu duvarlar arasında bulduğu çatlaklardan kaçıp ya tabiata sığınıp kamp yaparak ya da zarları yanındaysa GM'lik yaparak nefes almaya çalışıyor. Hayatın bir gerçeği ne yazık ki her şeyin sonunda kürkçü dükkanına geri dönüyor. Fakat bir sonraki kaçış için çatlaklar aramaya devam ediyor.

5 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

  • By proxy yani birinin yerine katılmak da mümkün müydü? Mesela bir efendinin kendisi yerine kölesini o düelloya sokması ya da bir ağabeyin/babanin/klan liderinin küçük kardeşinin/oğlunun/klan üyesinin yerine katılması gibi durumlar?

    • Evet mümkündü. Mesela klan önderlerinin ya da derebeylerin seçtiği bir şampiyon, karşı tarafın şampiyonuyla düelloya girebilirdi. Burada önemli olan hasmın aynı sosyal sınıftan gelmesidir. Fakat itilafta olan tarafların kendileri yerine çarpışmaya akrabalarının dahil olması halindeyse meselenin kan davasına dönüşme riski bulunuyordu. Bu sebeple düellonun özünde (16.yy ve sonrası için) ; tarafların vekaleten değil kendilerinin çarpışması usulü benimsenmiş görünüyor.

  • Huzurlu ve ciddi bir sesiniz var. Konuda ilginç geldi. Bu oyun nasıl oynanır? Teşekkur ederim!

    • Düello kavramının çeşitli masaüstü rol yapma oyunları içinde nasıl ele alındığını, bazı örneklerle açıkladığım bir yazı (ve ses kaydı) olduğu için doğrudan bir oyun adı veremiyorum.

      Yorumunuz için teşekkür ederim.