3. Perde Yazın gelmesine daha bir kaç ay vardı, ama şimdiden bazı günler gerçekten sıcak olmaya başlamıştı. Beyaz boyalı tek katlı evimizin bahçesinde güneş altında çalışırken, güneşin boynumu ve yüzümüDevamı »

Koordinatlar mı, diye düşündü adam, Tanrı koordinatların belasını versin! Siyaha tutsak ışıltılar geziniyordu başlığının camında. Yıldızlar kavisli cama yansıyor, yer değiştiriyor, parlayıp sönüyordu. Aşağıda bir yerlerde o mavi umutsuzluk dönüp duruyordu…Devamı »

2. Perde Denizden gelen tuz kokulu esinti yüzüme çarptığında, evimizden kasabaya inen patikayı yarılamıştık bile. Henüz ilkbaharın başı olduğu için güneş fazla yakmıyordu, ama Funda’yla ellerimiz terlemeye başlamıştı. Elimi silmekDevamı »

Aznamıc’ın kalın dudaklarındaki kıvrımları hatırlatıyor uçurumun kenarındaki eğimli taş yığını. Onun gibi kavisli, keskin, ürkütücü ve ömrün ansızın noktalanabileceğini hatırlatacak kadar acımasız. Ayağın kayıverir ve hop, yüzlerce metre aşağı, sayısız hurda mekiğin üst üste istiflendiği zemine çakılırsın.

Hava kararıyor. Kentin girintili çıkıntılı siluetinin doğurduğu gölgeler uçurumun kenarından yavaşça süzülerek aşağı, paslı hurdaların üzerine akıyor. Ay gölgeli gözlere sahip yuvarlak yüzüyle usulca parıldıyor kızaran gökte. Yıldızlar bir arada görünmelerine karşın yalnızlığı hatırlatıyor.

Nedense bir romanın son sayfalarını çeviriyormuş gibi hissediyorum kendimi. Efsaneler tanrısı Zeus beyaz sakallı yüzünü bulutların arasından çıkarıp, “Hayat kitabının kapağını kapıyorum, ey faniler!” dese şaşırmayacağım.

Ve böyle hissetmemin nedeni Aznamıc. Daha doğrusu onu tanımış olmam.Devamı »

Badahan Canatan, bu hikayeyi T.B.D’nin bilim kurgu hikaye yarışması için yazmış, fakat başvuru tarihi ile ilgili bir sorundan ötürü, hikayenin yarışmaya katılamadığını ifade ediyor. Hikayede göreceğiniz “MKİM3033” ifadesi de buDevamı »

Gözlerini açtı. Kül rengi naylon bir çuvalı paçavralar ve kâğıt parçalarıyla doldurarak oluşturduğu yer yatağından doğruldu ağır hareketlerle. Elini ağzına kapama gereği duymadan uzun uzun esnedi. Dışarı kulak kabarttı sonra:Devamı »

Önce fark etmiyorum ne dükkanı olduğunu, sadece ahşap kakmalı kapının güzelliğine kapılıp istemsizce yaklaşıyorum o tarafa doğru. Sonra tabelayı görüyorum ve üzerindeki açık mavi ve yaldızlı sarıyla yazılmış kelimeleri: EskiDevamı »

Kadir, karanlık olan oturma odasında durmuş, sinirli gözlerle oğlunun yattığı odaya doğru bakıyordu. Üşüyordu ve bunun sebebini ona söylemesi için duvarda asılı olan termometreye bakmasına gerek yoktu, oda aniden soğumuştu.Devamı »

Naron uzun ömürlü olan Rigel ırkındandı ve ailesinin galaksi kayıtlarını tutan dördüncü üyesiydi. Naron’un büyük bir defteri vardı. Buna galaksilerde kafaları gelişen çok sayıdaki ırklar kaydediliyordu.Devamı »

Ahmet bey, rahat yatağındaki uykusundan aniden uyandı. Pencerelerden odaya dolan sabah güneşi, içini yeni bir güne başlamanın huzuru ile doldurdu. Sonra yatakta yalnız olduğunu, eşi Nuran’ın yanında olmadığını görünce huzuruDevamı »

Uygulama salonunun kapısından tir tir titreyerek giriyorum. İkimiz de birbirimizle göz göze gelmekten çekiniyoruz. Bu nasıl büyük bir heyecan Tanrım? Bayılacağım. Bu histen Çınar’ın yumuşacık sesiyle sıyrılıyorum. – Tanışalım mıDevamı »

Beni fizikle ilgilenmeye iten tetikleyici güç, bu yaşadıklarımdı elbette. Başta hangi dala saldıracağımı bilemedimse de, okulu bitirmeme doğru tanıştığım bir hocam, beni farklı öğretileri bir arada kullanarak, akıllara bile gelmeyenDevamı »

Size anlatacağım hikâye, ne gerçek, ne de hayal ürünü. Bunca yıl sonra bile, halâ düşündüğümde ‘gerçek miydi yahu?’ diye tereddütte kalırım. Belki de bunu gerçekten yaşadım. Yoksa…Devamı »

Tatlı bir uykudan her yanım buz gibi olmuş bir şekilde uyanıyorum. Yine yerdeyim. Kendi güçlerimi kontrol etmeyi öğrenince bu garip alışkanlıktan da kendimi kurtarabilecek miyim acaba? Ben kendimle buz gibiDevamı »

“…Bu gördüğünüz büyük binalar, kullandığınız son model cihazlar, makineler, övündüğünüz uygarlığınız, bunların hepsi çürüyecek ve toprak olacak… Sözlerimi bitirdim ve sustum. ‘Neler oluyor? Neredeyim?’ Hiç bir şey hatırlamıyordum. Biraz önceDevamı »

Fazla geniş olmayan, trafiğe kapalı bir caddedeyiz, etrafımıza şöyle bir bakıyoruz, sertçe yağan kar gözlerimizi acıtıyor ama yine de bir şeyler görebiliyoruz, insanlar oldukça meşgul gözüküyorlar, karanlık çoktan çökmüş amaDevamı »

Bir hikâye kaç kere anlatılabilir? Eğer anlatılacak öykü tekse, bunu kaç değişik şekilde anlatabilirsiniz? Bir yaprağın tam zamanı geldiği anda dalından kopup kendi etrafında dönerek yere doğru süzülmesi, denizdeki dalgalarınDevamı »