Hikayeler

Büyük Nom Nom

Uggo o sabah yine aç uyandı. Son karlar erirken çıkan beyaz çiçeklerden bu yana böyleydi. Midesinde gök baba gürlüyor ve sırtı kaşınıyordu sabahları. Reeke Baba’ya gidip yine o sarı otlardan istemek geldi aklına ama sonra vazgeçti. O şeyler dilini acıtıyordu.

Yer yatağının yanındaki küçük kemiklerden birini seçip kulağını karıştırdı, kaşıdı. Bu iyi geliyordu. Ne ağrı kalıyordu ne sıkıntı. GOGO AŞKINA! Ne güzel his!

Biraz sonra çadırının dışında hareketlenmeler ve uzaktan gelen boru sesini duyunca kemiği attığı gibi ayağa fırladı.

AV ZAMANI!

Mamutlar görünmüş olmalıydı. Bu düşünce midesindeki gök baba gürlemesini daha da artırsa da, boynundaki kaşıntı keyif veriyordu. Yatağının yanındaki uzun mızrağını alıp dışarı çıktı ve eksik dişleriyle Reeke Baba’ya sırıttı: “Nom Nom?

Ya! Kek!” diye yanıtladı Reeke Baba. “Büyük NomNom!

 

Okuduğunuz için teşekkürler

Fikirlerinizi paylaşmanız bizi çok sevindirir.
Yorum yazarak bizi daha iyi içerikler hazırlamak için destekleyebilirsiniz.

Düşüncelerini Paylaş

avatar

Altuğ GÜRKAYNAK

Kayıp Dünya'nın kurucu Editör'ü. Ara sıra Hikâyeler yazıyor.

Yorum Yapılmamış

Yorum yazmak için tıklayın

Kayıp Dünya Aylık Arşivi