“Saatlerin geri kalması olayını bizzat araştırdım Osman bey. Sınıfın üçte biri çelişkili konuşuyor. Sırlı havalar yaratmaya çabalıyorlar. Buluğ çağı. Hangi filmleri izliyorlar malum.” Osman anlayışla başını salladı. “Haklısınız.” Kırk başlarındakiDevamı »

“Ayna tamircisiyim,” Esin bordo sabahlığının kuşağını biraz daha sıkılaştırıp, “Ne sizi, ne de bir başkasını aradığımı hatırlamıyorum,” dedi. “Bunun ne önemi var ki, artık aynalarınızın suretinizi göstermediğini ikimiz de biliyoruz.Devamı »

“Yanıma gel ve çantanı aç,” dedi Nesil, aniden kararını vererek. “Bana birkaç ders notu göster, hareketlerin sakin olsun.” Delikanlı derin bir soluk alıp yutkundu. Çantasının kapağını çekiştirerek Nesil’e yaklaştı, küçükDevamı »

1.Bölüm – Zorunluluk “Kalk uykucu..” Breanon gözlerini açmadı ama sesi gayet net duyuyordu. Kız kardeşi her sabah olduğu gibi onu kaldırmaya gelmişti. Onun bu alışkanlığı nereden edindiğini bilmiyordu, bildiği tekDevamı »

40’lı yaşlarının ortalarındaki kadın çorak arazinin ortasında bir kayanın üzerine tünemiş, tek başına bekliyordu. Müşterisi gecikmişti ve bu durum onu iyiden iyiye germeye başlamıştı. Kendi kendine hayıflandı, bu kadar büyükDevamı »

“Meeeyveee, oyda mısın?” Eski komşuları Meliha Hanım’ın sesi konumuna uygun bir şekilde yer altından gelir gibiydi. Tipinden, öfkeli ve alaycı sesinden, meraklı bakışlarından korktuğu yaşlı komşu kadın, o sekiz yaşındaykenDevamı »

Hayat bir ılıklıktı, tıpkı sabahleyin yüzüne vuran güneşin sıcaklığı gibi. Kız yatağında kalktı; gözlerinde bulutlar vardı. Gece ona giderken sevdiğinin düşünü bırakmıştı, tatlı bir buruklukla birlikte. Rüyasında sevdiğinin hayali birDevamı »

“Karlofça Antlaşması, 26 Ocak 1699 tarihinde, Osmanlı Devleti ile Avusturya İmparatorluğu arasında imzalanmış olan bir barış antlaşmasıdır. Karlofça bugünkü Sırbistan’ın sınırları içinde yer alan küçük bir kasabadır. Antlaşma Osmanlı-Kutsal ittifakDevamı »

Hıh! Kahvemi de şöyle masaya koyayım. Bağdat mamur olunca üzerine kahve içmeden duramam. Nerede kalmıştınız? Ah, yok başa dönmeyin canım. Ben okudum nasıl olsa. Siz kaldığınız yerden devam edin. BenDevamı »

Telgrafçı Fehmi Bey sokağı belleğimde son kalan fotoğrafına bire bir uymaya devam etmekteydi. Yoksulluk ışıyan gri beton yapılar ve umarsız bakışlı insanlar. Evlere HAL aynalarının montajı sırasında sık sık yolumDevamı »

2018 – Ataköy Genç kız önüne çıkan sokaklardan hangisinin daha çok işine yarayacağını kestirmeye çalıştı. Soluğu tıkanıyor, panikten ayakları birbirine dolaşıyordu. Binaların daha sık göründüğü soldaki sokağa daldı, gölgelere sığınıpDevamı »

Metin kendinde bir gariplik saptayabilmek için uzun uzun aynadaki aksini süzdü. Günlerden pazardı. Pazartesi ile Perşembe günleri arasında komada yatmış biri için çok yanlış bir görünümü vardı. Yüzü yeterince soluk,Devamı »

“Gene geldiler. Ben uyumak istiyorum. Ama rüyalarımı şey yapıyorlar.” Anmurse daldığı hayallerden hızla sıyrılmaya çalışarak toparlandı. İyice kaykıldığı divanda dik oturur duruma geçti. Okuduğu kitap kapağı çiğnendiği için köşesinden azıcıkDevamı »

Karşıma çıktığında hayatımda gördüğüm en tatlı kaçıklardan biri olduğunu düşünmüştüm. Adı Deniz Başar. 30 yaşında. Annesinin ve normal olduklarını iddia eden arkadaşlarının deyişiyle “uçuk” bir senarist. Bugüne kadar kabul edilmişDevamı »

Her şey evreni diğerlerinden farklı gördüğünü anlamasıyla başlamıştı. Kendini ifade etmeye yeni yeni başladığı zamanlardı. Annesi önüne kağıtları sermiş ona öğretmeye çabalıyordu. “Bak kızım, bu kırmızı, bu mavi, bu daDevamı »

“İster ölümden kork, istersen onunla her an yüzleşebilecek cesarete sahip ol. O istediği anda seni bulacaktır. Ölümden korkmazsın ama ondan kaçarsın. Çok güçlü bir rakibe meydan okursun, ondan korkmazsın. FakatDevamı »

Kendisinden nefret ediyordu. Özellikle de, ne olduğunu düşünmeye kalktığı sıralarda. O anlarda, içinden gelen bir yılgın heparin dalgasıyla, bütün kasları geriliyor, bütün hücreleri huysuzca kıpırdıyor ve vücudundaki tüyler iğrenç birDevamı »

“Senin için bir yabancıyım ve bir konuk. Kıyma bana ki, buradan gitmeden, hiç olmadan önceki kuvvetimi toparlayayım.” -Mezmurlar Kitabı “Uzak sessizliğin ki anı kadar siyah sözleriyle hicran kuyusuna kapattı beni:Devamı »

Odasındaki pencereden dışarıya bakıyordu yaşlı adam. Yüksek büyücülük kulesini terkeden çırağını izliyordu. Elf kızı dış sınıra gelince, elindeki ufak çanı iki defa çaldı büyücü ustası ve Talsiyam’ın önünde bir ormanınDevamı »