1980’lerin başıydı, çiçek çocuklar protesto ettikleri sistemin iş adamları haline gelmiş, dünya tüketimi keşfetmiş, demir yumruk kadife eldiven içinde değil, en pahalı kaşmir içerisine girmişti. Yeni bir nesil doğmuş, büyüdükçeDevamı »

“Senin için bir yabancıyım ve bir konuk. Kıyma bana ki, buradan gitmeden, hiç olmadan önceki kuvvetimi toparlayayım.” -Mezmurlar Kitabı “Uzak sessizliğin ki anı kadar siyah sözleriyle hicran kuyusuna kapattı beni:Devamı »

Odasındaki pencereden dışarıya bakıyordu yaşlı adam. Yüksek büyücülük kulesini terkeden çırağını izliyordu. Elf kızı dış sınıra gelince, elindeki ufak çanı iki defa çaldı büyücü ustası ve Talsiyam’ın önünde bir ormanınDevamı »

Canavar kelimesinin İngilizce karşılığı olan “Monster” kelimesinin kökeni hakkında biraz araştırma yaptığımızda, bu kelimenin Latince “Monstrarum” yada “monturum” kelimesinden geldiğini görürüz. Sözlük anlamı ile bu sözcük “ rahatsız eden” yadaDevamı »

Daha kimsenin hakkında birşey bilmediği, kimilerinin Arz, kimilerinin Necrim dediği muazzam gezegenin tepelerin gelişigüzel dağıldığı çok küçük bir bölümünde, küçük bir figür tepelerin birinden aşağıya düşe kalka koşuyordu. Sırtındaki herDevamı »

Bazen güzel şeyleri özlemek onlarla devamlı vakit geçirmekten daha iyidir. Çünkü bir noktadan sonra güzellikler bile sıradanlaşabilir. Kayıp Dünya verdiği kısa (mı?) bir aradan sonra tekrar bizlere onu seven okurlarınaDevamı »

Develer handa kalanları bu erken saatte fazlasıyla rahatsız ediyordu. Ancak bu kervan liderinin pek de umrunda değildi. Çünkü erken saatte yola çıkmak kervancıların âdetiydi. “Erken çıkılan yol erken akçe getirir.”Devamı »

Elinde bir çıkın, dudağında ıslık, şen şakrak yürüyorsun. Uzaklardan gelmişsin, uzun da bir yol var önünde. Fakat ne mesafeler, ne de havanın giderek soğuması kaçırır keyfini; bu öyle belli ki.Devamı »