Bilimkurgu Hikaye Hikayeler Sesli Hikaye

Ziyaret

Devinim takipçisini kontrol etti. Bulunduğu gezegenin hem kendi ekseni hem de yıldızı etrafında yaptığı harekete göre durum bildiren cihaz, kısa süre sonra karanlığın başlayacağını söylüyordu. Acele etmesi gerektiğini düşündü. Her ne kadar bu devasa akışkan madde kitlesinin yanında yaptığı deneyler bitmek üzereyse de son gece çalışması öncesinde biraz dinlenmek iyi gelecekti.

Artık yorulduğunu hissediyordu. Burada bulunduğu süre içerisinde, gezegen yıldızının etrafında bir tur atmıştı. Kendi dünyasının standartlarıyla kıyasladı; yalnız başına geçirmek için epey uzun bir süre. Neyse ki görevi bitmek üzereydi. Bundan sonra incelemesi gereken tek bir gezegen kalıyordu. Ardından eve dönüş.

“Dış Dünyaların Takibi” enstitüsünün dördüncü kademe araştırmacısı, kurduğu saha laboratuvarındaki cihazlara göz gezdirdi. Toparlanmak uzun sürmeyecekti. Şimdiye kadar elde ettiği verilerin transferi zaten tamamlanmıştı. Son çalışmanın çıktılarını ve nihai görev değerlendirmesini de gönderince bu gezegendeki faaliyetleri sona eriyordu. Şimdiye kadar aldığı sonuçlar gece bir sürpriz olmasının imkansız olduğunu göstermişti ama kurallar belliydi. Akışkan maddenin kenarındaki malzemelerini toparladı ve aracına binerek yola çıktı.

Zemin el verdiği sürece yerden gitmeyi tercih ediyordu, enerjinin ne zaman gerekeceği belli olmazdı. Kamp alanına vardığında her şeyin yerli yerinde olduğunu gördü ve rahatladı. İncelediği dünyada malzemelerine zarar verebilecek bir yaşam formu yoktu ama eski görevlerinde yaşadığı olayların hatırası bile temkinli olması için yeterliydi. Ziyaret ettiği gezegen sistemlerinin sayısını unutmuştu. “Bulguları toparlamak zaman alacak” diye düşündü. Geri döndüğünde bitirmeyi planladığı “Galaksinin Yaşam Formları” çalışmasında edindiği bilgilerin tümüne ihtiyacı olacağını biliyordu.

Evle ilgili hayallere dalmak üzereyken toparlandı. Yapacağı yolculuk esnasında yeterince boş vakti olacağını düşünerek görevine odaklanmaya çalıştı. Aslında önceden yaptıklarına çok benzeyen bir işti. Amaç, yaşam formlarının gelişim için izledikleri yöntemleri doğrulamaktı. Nispeten daha karmaşık türler ile yaptığı çalışmayı bu defa basit yaşam formları ile tekrarlayacaktı. İki farklı organizmayı çevresel koşulları sabit bir deney ortamında hapsetmişti.

Türlerden biri için mükemmel denebilecek olan şartlar, diğer tür için yaşamı devam ettirebilecek asgari koşulları ancak sağlayabiliyordu. Birbirinin tam tersi çevresel düzene sahip iki ayrı sistem kurgulamıştı ve bu gece sonuçları alacaktı. Devinim takipçisine baktı, dinlenmekten vazgeçerek yolculuk öncesi son hazırlıkları tamamlama işine girişti.

Yapılması gerekenler bittiğinde kontrol vaktinin de gelmiş olduğunu gördü. Gereken koruyucu ekipmanı denetledi, kayıt cihazlarını hazırladı ve her iki sistemi de açtı. Sonuç bu zamana kadar gördüklerinden farklı değildi. Ortamda, avantajlı durumda olan türün bir kaç üyesinden başka canlı kalmamıştı. Deney süresince olan biteni kayıtlardan izlediğinde de aynı senaryonun işlediğini gördü. Avantajlı olan tür diğerine hiçbir yaşam hakkı bırakmayacak biçimde yayılmıştı. Sonrasında kaynakları tamamen tüketinceye kadar çoğalmaya devam etmiş, ortamda besin kalmayınca da kendi bireylerini yok ederek hayatta kalmaya çalışmıştı.

Deneyin sonunda yaşamaya devam eden birkaç üye hala çoğalma ve yayılma gayretindeydi. Oysa hazırlanan düzenekteki besin, ortamda yer alan canlıların deney için ön görülenden belki de onlarca kat daha uzun bir süre hayatta kalması için yeterliydi.

Bu konuda daha fazla zaman harcamamaya karar verdi. Gezegenin büyük bir kısmına yayılmış akışkan madde içerisinde yaşayan en ilkel formlardan, ihtiyaçlarını yıldızın enerjisi ve tutunduğu katı yüzeydeki maddelerden sağlayan en gelişmiş türlere kadar hepsinin davranışı aynıydı. Gezegendeki yaşamın çeşitliliğine ilk geldiği andan beri hayranlık duyuyordu ancak yaptığı çalışmalar göstermişti ki, tüm bu farklılık ortak bir ilkel formdan türemişti. Hepsinin davranış biçimi aynıydı; çoğal, güçlen ve ele geçir.

Artık gitme vakti gelmişti. Uzay gemisinin içindeyken gezegen yüzeyinde kullanmak zorunda olduğu giysilere ihtiyacı yoktu. “Bu kadar zahmetli olmasaydı da, dinlenme zamanlarında da çıkartabilseydim” diye geçirdi içinden. Önce kollarının ucunda yer alan, hem duyarga hem de kavrayıcı olarak kullanılan uzantıları özgür bıraktı. Ardından altı kolunun her birine giymiş olduğu koruyucuları çıkardı. Gövdesini saran yekpare parçadan da kurtulunca öylece durarak bir süre bu anın tadını çıkardı. Başarılı bir kalkışın ardından son hedefe doğru yol almakta olan uzay aracında, çalışmanın nihai raporunu kaydediyordu;

En ilkelinden en gelişmişine kadar hepsi aynı biçimde programlanmış. Türlerinin devamlılığını çoğalarak sağlamaya çalışıyorlar. Bir sınır ya da hedef yok. Devamlı mücadele, yaşam çeşitliliğinin artmasına neden olmuş görünüyor. Canlıların hiç biri tüm gezegeni egemenliği altına alabilecek güce sahip değil. Eğer bu denge korunursa, başka gezegenler ya da kendi dünyalarındaki yaşamın çeşitliliği için bir risk olmadığını söyleyebilirim.

Diğer taraftan, mutasyona çok açık ve değişkenler. Eğer herhangi bir tür, diğerlerinden daha hızlı gelişmesine olanak verecek bir mutasyona uğrarsa, yaşam çeşitliliği ve gezegenin dengesi ciddi biçimde tehlike altında demektir. Gelişimin ve mutasyonun türüne bağlı olarak, sadece bulundukları gezegen için değil, tüm galaksi çapında sorun olma potansiyeli taşıyan bir tür ortaya çıkabilir. Enstitünün bu gezegeni denetim altında tutmasında ve yaşamın gelişimini yakından takip etmesinde fayda var. Kendileri için tehdit oluşturmaya başlamaları sonrasında müdahale edilmese de, diğer gezegenlere ulaşma yetkinliğine kavuşmaları durumunda müdahale zaruridir.

Ayrılmakta olduğu mavi gezegen yavaş yavaş küçülürken hedefindeki minik kırmızı nokta görünmeye başlamıştı. Sistemdeki dördüncü kayalık gezegene doğru hızla ilerliyordu…

Okuduğunuz için teşekkürler

Fikirlerinizi paylaşmanız bizi çok sevindirir.
Yorum yazarak bizi daha iyi içerikler hazırlamak için destekleyebilirsiniz.

Düşüncelerini Paylaş



avatar

Özgüç BAYRAK

Doğduktan sonra hayal etmeye, okula başladıktan sonra okumaya, kırk yaşından sonra da yazmaya başladım. Çoğu durumda öykülerimin sonunu ben de merak ediyorum ve bundan çok keyif alıyorum. Asıl mesleğim mühendislik; özel bir bankanın Bilgi Teknolojileri bölümünde çalışıyorum. Evli ve iki çocuk babasıyım.

2 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

İlker Bozdemir için bir cevap yazın İptal

Kayıp Dünya Aylık Arşivi