Anna Churilova
Ormanın Ötesi

Antik Oyunlar-Ur Kraliyet Oyunu

YİRMİ KARELİK BİR MASAÜSTÜ OYUNU

(UR KRALİYET OYUNU)

Masaüstü oyunları, vergi yükündeki artışa rağmen ülkemizde popülerliğini artırmaktadır. Aile fertleriyle ya da arkadaşlarla birlikte keyifli zaman geçirmek için iyi bir tercih olmaktadır. Bu oyunların tarihsel gelişimine bakıldığındaysa hızlı karar alabilmek, stratejiler geliştirebilmek, kültürel, ahlaki ve dini unsurları öğretmek gibi çeşitli maksatlarla üretilmişlerdir. Medeniyetlerin ortaya çıktığı ilk zamanlardan beri toplumların içinde yer alan birçok antik masaüstü oyun bulunmaktadır.

1922 ile 1934 yılları arasında İngiliz arkeolog Leonard Woolley, antik Sümer kenti Ur’da sürdürdüğü kazılarda üzeri özenle süslenmiş, M.Ö. 2600’lere tarihlenen oyun tahtaları, oyun pulları, zar ve zar yerine kullanılan çubuklar bulmuştur. Buluntular, ilk Ur hanedanı mensuplarına ait mezarlardan çıkarılması sebebiyle kayıtlara önce “Ur Kraliyet Oyunu” adıyla geçer. Fakat Suriye, Lübnan, Mısır ve Girit’te de oyun tahtaları ortaya çıkarılır. Geniş bir coğrafyaya yayılmış olması nedeniyle ilerleyen yıllarda “Yirmi Kare” ismiyle anılmaya başlar. Tutankamon’un mezarında, şekli Ur şehrinde bulunanlara benzeyen, lapis lazuli ve sedef kakmalı, içinde dört köşeli zarlar ve pullar barındıran bir hazneye sahip oyun kutuları bulunmuştur.

 

Oyun kurallarının yazılı olduğu iki önemli çivi yazısı tabletten bir tanesi Birinci Dünya Savaşında yok olmuş ama fotoğrafları günümüze ulaşmayı başarmıştır. M.Ö.177’ye ait, Itti-Marduk-balâtu isimli kâtip tarafından yazılmış diğer tabletse (BM 33333B numaralı tablet) bugün British Museum’da bulunmaktadır. 1980’li yıların başında müzenin küratörü Irvin Finkel tarafından tercüme edilen tabletin bir tarafında oyun kurallarından bahsedilirken, diğer tarafındaysa kareler üzerindeki sembollerin astrolojik ve kehanete yönelik olduğu düşünülen mesajları bulunmaktadır.

İki bin seneden fazla popülerliğini sürdüren oyun, iki kez biçim değiştirmiş, yirmi kare üzerindeki sembollere ya da hayvan motiflerine de farklı anlamlar yüklenmiştir. Hamle sayısını belirlemek için hayvanların aşık kemiklerinden yapılan zarlar, tahta ve metal çubuklar(1) ya da iki ucu işaretli dört köşeli zarlar kullanılmıştır (tetrahedral). Günümüzde oyunun farklı yorumları ve biraz daha temposunu artıracak çeşitleri de bulunmaktadır.

Pulların oyun tahtasındaki konumuna ve konulduğu kare üzerindeki sembollere göre astrolojik anlamları vardır. Örneğin, takımyıldızların (Burçlar) oyunda verdiği mesajlar:

Pegasus – Handa oturan kimse

Koç – Bir bira fıçısı gelecek

Boğa – Senin için son damlasına kadar dökeceğim (Bira ya da alkollü bir içecek ikramı)

İkizler – Bir dost bulacaksın

Yengeç – Yüksek mevkilerde duracaksın

Aslan – Aslan gibi güçlü olacaksın

Başak – Yola çıkacaksın

Terazi – Gümüş ağırlığında biri gibi (Servet sahibi bir kişi olacaksın anlamındadır)

Akrep –Kaliteli bira alacaksın

Yay – Hendeği aşacaksın

Oğlak –Besi hayvanı sahibi biri gibi (Servet sahibi bir kişi olacaksın anlamındadır)

Kova – Et keseceksin (Zengin biri gibi taze et tüketebileceksin anlamındadır)

Tabletteki kolonlar soldan sağa okunduğunda örneğin “yüksek bir mevkide duracaksın, aslan gibi güçlü olacaksın”, “Handa oturana bir bira fıçısı gelecek” gibi belki de şans getireceği düşünülen cümleler ortaya çıkmaktadır (Landsberger tercümesi, 1960).

Oyunun bazı modellerinde pullara ya da karelere çeşitli kuşlar üzerinden yüklenmiş anlamlar da bulunmaktadır.

Satır 16 – Eğer aşık kemiği beşteyse (zarda gelen rakam),

Satır 17- Fırtına kuşu beşinci evde oturmaktadır.

Satır 18 – O zaman bir rozetin üzerine tünerse onların yeteri kadar yiyeceği olacaktır.

Satır 19 – Eğer rozete konmazsa, o zaman onlar aç kalacaktır.”

Satır 23 – Eğer aşık kemiği yedideyse,

Satır 24 – Horoz yedinci evde oturmaktadır.

Satır 25 – O zaman bir rozetin üzerine tünediğinde kaliteli birayla bereket olacaktır.

Satır 26 – Eğer bir rozetin üzerine tünememişse,

Satır 27 – Yeterli kaliteli biraları olmayacaktır. 

(BM 33333B numaralı tablet.)

Antik Mezopotamya toplumlarının kehanet ve alın yazısına düşkünlüğü de göz önünde bulundurulursa bir oyunun böyle anlamlar barındırması şaşırılmaması gereken bir durumdur.

NEDEN UNUTULDU YA DA TERK EDİLDİ?

Antik çağ toplumları arasında popülerliği bu kadar yüksek bir oyunun neden unutulduğuna dair görüş; tavla ve satranç gibi oyunların ortaya çıkışıyla çok basit kalan yirmi kare oyununun unutulmasıdır. Tavlada rakibin taşını kırma hamlesi, bu oyunun tavlanın selefi olduğuna ilişkin görüşü de kuvvetlendirmektedir. Ayrıca çağlar boyunca inanç sistemlerindeki değişiklikler de oyunun uhrevi yönünü anlamsızlaştırmıştır.

YİRMİ KARE OYUNUNA BAŞLARKEN

Oyunu denemek için çeşitli kaynaklardaki görsellerden yararlanarak mukavvadan basit bir modelini yaptım. Oyun tahtası örneği için ikinci versiyonu, kurallar için Irvin Finkel ve Tom Scott’ın 2017 tarihli kuralları referans alınmıştır.(2) Oyunu test etmede bana yardımcı olan kız kardeşim Yasemin Bozdemir Ortaç ve eşi Mete Ortaç’a teşekkür ederim.


Yirmi Kare Oyunu, iki kişilik strateji yarış oyunudur. Oyun için gerekenler;

  • Oyun tahtası,
  • 7’şerli iki gruptan toplam 14 oyun pulu,
  • Aynı hizadaki iki ucu boyalı 4 köşeli zar veya bir yönü boyalı 4 adet çubuk.

 

Oyun tahtasındaki önemli alanlar;

  • En sol ve en sağ kolonda yer alan kareler oyuncuların güvenli bölgesidir. Bu hizadaki kareler üzerinde oyuncuların sadece kendi pulları bulunduğu için risk yoktur.
  • Orta kısımdaki sekiz kareden yedisi riskli alandır. Çünkü bu hizadaki kareleri her iki oyuncu da ortaklaşa kullanmaktadır. Oyunculardan birinin pulu diğerinin üzerine gelirse alttaki pul oyundan çıkar ve yeniden başlamak zorunda kalır.
  • Rozet sembollü alanlar, iki kez zar/çubuk atma hakkı verir. Ayrıca ortada yer alan rozet, dokunulmazlık alanı özelliğine sahiptir. Yani bu alanda, her iki oyuncunun pulu üst üste gelse de altta kalan pul oyundan çıkmaz.
  • Zarların işaretli uçları ya da çubukların boyalı tarafları başarılı hamle sayısını ifade eder. Zar/çubuk karşılığı gelen hamle sayısı bölünemez. Yani hamle sayısı sadece tek bir pul için kullanılabilir ama oyun boyunca sıra geldikçe birden fazla pul oyuna alınabilir.

 

Oyun Turları:

1-Karşılıklı zar ya da çubuk atılır. En yüksek puanı alan kendi tarafında okla belirtilen yönde pulunu ilerleterek oyuna başlar.

2-Oyuncular sırayla zar/çubuk atarak resimdeki kırmızı ve yeşil ok yönünde pullarını ilerletirler.

3-Elindeki tüm pullarının yolculuğunu tamamlayan oyuncu kazanır.

 

(1) Paranın icadı öncesinde altın ya da gümüş çubuklar ve halkalar Anadolu, Mezopotamya ve Mısır arasındaki ticarette kullanılan değişim araçlarıydı. Bir gümüş çubuk (şekel) yaklaşık 12,5 gr. gümüşten (180 adet tahıl tanesi, siyez buğdayı taneleri olabileceği düşünülmektedir) imal edilirdi. Kırk gümüş çubuk 1 mina (yaklaşık 500gr. gümüş) ediyordu. Bir kazıda oyun parçalarının yanında yirmi bir adet misket büyüklüğünde beyaz taş bulunmuş olup bu taşların bahis amacıyla karelerin üzerine konulduğuna dair bir teori de vardır. Belki de bu çubuklar, zar yerine kullanılmasından ziyade bir bahis için ortaya konulan para benzeri kıymetler de olabilir.

(2) Oynanış ve kurallar için en faydalı bağlantı:  https://www.youtube.com/watch?v=WZskjLq040I

Okuduğunuz için teşekkürler

Fikirlerinizi paylaşmanız bizi çok sevindirir.
Yorum yazarak bizi daha iyi içerikler hazırlamak için destekleyebilirsiniz.

Düşüncelerini Paylaş



avatar

İlker BOZDEMİR

Karadeniz'de doğdu, İç Anadolu'da büyüdü, Marmara'da yaşıyor. Mesleğinin ördüğü boğucu duvarlar arasında bulduğu çatlaklardan kaçıp ya tabiata sığınıp kamp yaparak ya da zarları yanındaysa GM'lik yaparak nefes almaya çalışıyor. Hayatın bir gerçeği ne yazık ki her şeyin sonunda kürkçü dükkanına geri dönüyor. Fakat bir sonraki kaçış için çatlaklar aramaya devam ediyor.

2 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Ahmet için bir cevap yazın İptal

  • Detaylı bir inceleme olmuş.
    Beğenerek ve keyifle okudum
    Emeğiniz için teşekkür ederiz.
    Arkeoloji, antropoloji, tarih ve oyun.
    Ne kadar bakir alanlar!
    Güzel yazılarınızı bekleyeceğiz

Kayıp Dünya Aylık Arşivi

Kayıp Dünya Yazarlarından

Evren Vangül - Rüzgar