FRANCO-BELÇİKA EKOLÜ

2

Herkese merhaba. Yazılarımı takip edenler bilirler, şu ana kadar hep Amerikan çizgi romanlarından bahsettim. Türkiye’de yaşayan çizgi roman meraklıları ise Türkiye’de şu an aslında dört tane çizgi roman ekolünün popüler olduğunu bilmektedirler. “Fumetti” denen İtalyan ekolü, “Comics” denen Amerikan ekolü, “Manga” denen Japon ekolü ve de son zamanlarda herkesin diline doladığı “Franco-Belçika” dedikleri Fransa ve Belçika’dan çıkan çizgi roman ekolü. Forumlarda, sohbetlerde, toplantılarda bir sürü kişinin bu “Franco-Belçika” ekolünden bahsettiklerini bildiğim için, biraz bu ekolü açıklamaya ve ne olduğunu anlatmaya karar verdim.

Franco-Belçika çizgi romanları, Avrupa çizgi romanlarının arasında göze çarpan ve çok fazla diğer çizgi romanlar gibi standartlara bağlı kalmayan bir çizgi roman türüdür.

Franco-Belçika çizgi romanları (bundan sonra FB diye anılacaktır) Fransızca “La Bande Dessinee” (Fransa’da kısaca BD diye bahsedilir) ve Flemenkçe “stripverhalen” diye bilinen bu stil, Amerika ve Japon çizgi romanlarından sonra, dünyada en fazla okunan üçüncü çizgi roman türüdür. Zamanında Comic ve Manga’dan hayli farklıyken, hayatta kalabilmek için çağa ayak uydurmak zorunda kalmıştır. Çoğu FB çizgi romanı, klasik stilini bırakıp modernleşmek ve mangamsı bir hale getirmek zorunda kalmıştır.

Gerçekçi Stile en iyi örneklerden biri Thorgal olarak gösterilir.

Amerika’da çizgi romanlara kısaca “Comics” veya “funny pages” denir (komik, mizahi sayfalar) ve ne kadar sektörde ileri olsalar da çok ciddiye alınmazlar. Manga ciddiye alınan bir sektördür, fakat orada da çizerler bir makina gibi sürekli üretmek üzere çalışırlar ve çabuk tükenirler. FB’de ise durum farklıdır. FB, Fransa ve Belçika’da bir sanat türü olarak kabul edilmiştir ve meşhur çizerler hem gerekli saygıyı görürler hem de çok iyi para kazanırlar. FB çizgi romanları Fransa’da “dokuzuncu sanat” diye de bilinirler. Yani çizgi romanın, sanat olarak kabul edildiği ender ülkelerden biri Fransa’dır.

Belçika’nın %40’ının Fransızca konuştuğu ve Fransa’yla komşu olduğu için 1920’li yıllardan beri Fransız ve Belçika’lı çizerler birbirlerini takip etmişlerdir. En eski ve en bilinen Belçika çizgi romanı Tenten’dir. 1929 yılında piyasaya çıkmıştır. Tenten yazar çizeri Herge, yıllar geçtikçe stüdyosunu genişletmiş, araştırma kaynaklarını büyütmüş ve çizgi romanlarında özellikle fotograftan çalışarak, çizgi romanlarında büyük bir gerçekçi stile imza atmıştır (aynı zamanda ilerde anlatacağım Belçika stilinin öncüsüdür.) 1934 yılında Fransa ve Belçika’da Amerikan “Miki Fare” çizgi romanı haftalık 8’er sayfa formatta çıkmaya başlayınca bu piyasadaki tembelliği sarsmış ve çizerlerde mecburen haftalık Fransız dergiler piyasaya çıkartmak zorunda kalmışlardır. Yine bunlardan en bilineni 1938’de çıkartılan Spiru karakteridir. Bu magazinler genelde farklı yazar çizerlerin haftada üçer dörder sayfa ürettikleri çizgi romanların ve de kısa yazıların bir araya getirip basılmasından meydana gelmişlerdir. Magazinler sürekli zamana ayak uydurmuşlar, içindeki yazılar meşhur pop yıldızlarından küçük korku hikayeciklerine kadar farklı bir okuyucu kitlesine hitap etmiştir. Türkiye’de de bir ara Milliyet Çocuk, Doğan kardeş gibi bu trend’i izleyen dergiler olmuştu.

Dinamik stil’in ilk örneklerinden biri Spirou’dur

Fransız ve Belçika çizgi romanlarının birleşmesinin ardında ise 2. Dünya Savaşı yatar. Naziler arka arkaya hem Fransa hem de Belçika’yı işgal edince, anti-propoganda olarak görülen Amerikan çizgi romanlarının satışını yasaklarlar. Bunun üzerine bir sürü Fransız ve Belçikalı yazar çizer, çok tutulan Amerikan çizgi romanlarını kendileri yazıp çizemeye ve çıkartmaya başlarlar. Bir sürü yayınevi savaşa gitmeyen yeni yetme yazar ve çizerlere iş verirler. Bu yeni takım bir süre Amerikan çizgi romanlarını taklit etse de, kendi karakterlerini piyasaya sürmekte gecikmezler. Kendi ülkelerinden kaçan yazar ve çizerler komşu ülkelere giderler ve Fransız ve Belçika çizerleri kendi aralarında kaynaşmaya ve karışmaya başlarlar.

Savaş sonrası Fransız’lar hızlı çizmeye devam ederler ve ilk ayrım işte o zaman ortaya çıkar. Fransızlar daha karikatürize ve özensiz çalışmaktadırlar, ama Belçikalılar realist ve temiz bir stile önem verirler. 70’li yıllara kadar bu ayırım devam eder. Savaş sonrası oluşan ekonomik, ve politik baskıdan dolayı, çizerler ve yazarlar belli kalıpların çok dışına çıkamazlar. Bu zamanlarda çıkan çizgi romanlara Asterix (1959), Gaston (1957), Red Kit (1946), Şirinler(1959) örnek gösterilebilir. Bu çizgi romanların hepsi de apolitik, suya sabuna dokunmayan çizgi romanlardır.

Şematik Stil’in önücü Tenten

70’lı yıllarda savaş sonrası baskı, anarşist rejim ve dini baskıdan kurtulan yazar ve çizerler, çok daha özgür çalışmaya başlarlar ve farklı işlere imza atarlar. Fransa’da yayınlanan Metal Hurlent’in Amerika’daki kardeş firması olan Heavy Metal, bu çizerlerin Amerika’da tanınmasına yardımcı olur. Enki Bilal, Moeibus gibi çizerler, kalıplaşmış Amerikanvari çizgi romanların ortasına bomba gibi düşerler ve büyük bir sükse yaparlar. Metal Hurlent daha sonra Fransa’da kapanmasına rağmen, Heavy Metal hala Amerika’da çıkmaya devam etmektedir.

70’li yıllardaki özgürlük anlayışı, 80’lı yıllara “şiddet ve sex” olarak geçiş yapar. Bu malesef uzun vadede FB çizgi romanlarının çöküşüne neden olur. Sürekli kan ve dolgun memeli kadınları görmekten bıkan halk yavaş yavaş FB’den soğumaya başlar. Bu da 90’lı yıllarda başlayan ve günümüzde de sürdürülen reformu getirir. FB çizgi romanları özenilerek, düzgün konular bulunarak ve üstünde çalışılarak çizilmeye başlanır.

Modern stil ve Blacksad

Şu anda FB çizgi romanlarında ana olarak dört stil kullanıldığı kabul edilir.

  1. Gerçekçi Stil : İllustratif olmasına rağmen, abartıdan uzak, yerinde ışık gölge olan bir stildir. Abartılar kullanılmaz. Bu stil aynı zamanda Fumetti stiline çok benzer. Buna verilebilecek en iyi örnek Thorgal’dır
  2. Dinamik Stil : Karikatüristik ve aşırı dinamik bir stildir. Oran orantı ara sıra karıştırılabilir. En önemli örnek Spiru’dur (Fransız magazin stili olarak ta bilinir)
  3. Şematik Stil : Temiz ve düzgün çizgilerle çizilen, çok fazla ışık, gölge, tarama detayına girilmeden yapılan stildir. Buna da en iyi örnek Tenten’dir. (Belçika stili olarak ta bilinir)
  4. Modern Stil: Eski stillerin tam olarak hiç birine uymayan, çoğu yeni çizer’in kendi kurallarını koyarak çizdiği karma stile konan isimdir. BlackSad ve Sky Doll örnek olarak gösterilebilir.

Modern FB yazar ve çizerleri genelde bir çizgi romanın üstünde çok uğraşırlar. Tipik bir modern FB çizgi romanı, tek maceralık albüm olarak çıkar. Bu album genelde Manga ve Comic’lerden farklı olarak A4 boyutunda çıkar. Album genelde 40-60 sayfa arası olur. Çoğunlukla bu albümler yılda bir çıkartılır. Nadiren yılda iki kez, ya da iki yılda bir kez çıktığı görülür. Ama Fransızlar ve Belçikalılar bunlara alışık olduklarından bunları çok fazla umursamazlar. Bunun bir kaç nedeni vardır.

FB ekolunun değerini anlayan Marvel Sky-Doll’un telif hakkını alıp Amerika’da basmıştır.

İlki Fransızlar ve Belçikalılar’da çizgi roman takip etmekten çok yazar ve çizeri takip etme kültürü vardır. Bu da FB okuyucularını seçici yaptığı gibi, bu konuda belli bir birikim yapmaya zorlar. FB okurları belli yazar ve çizerlerde karar kılıp onların çizgi romanlarını biriktirirler. Bu aslında biraz da meşhur Comics yazarı Warren Ellis’in manifestosunu hatırlatıyor. Kendisi bir roman okuyucusunun bir kütüphaneye girip “Stephen King’in son kitabı var mı?” diye mi sorduğunu yoksa “A yayınevinini bastığı yeni bir kitap var mı?” diye sorduğunu sorgular ve bunun çizgi romanda da böyle olması gerektiğini savunur. Yazar ve çizeri sürekli değiştiği halde okuyucuların sürekli gidip Örümcek Adam almasını yadırgar. Onun yerine yazar ve çizerin işlerininin takip edilmesi gerektiğini savunur.

İkinci neden de FB akımında belli bir sürede belli bir sayfa sayısı yetiştirme gibi bir dert olmadığından yazar ve çizerlerin, gayet seçici olan hayran kitlelerini hayal kırıklığına uğratmamak için en güzel eserlerini çıkartmaya çalışmalarıdır. Bu yüzden genelde “ayda 20 sayfa” ya da “haftada 5 sayfa” gibi bir sıkıntıya düşmediklerinden çizimleri daha net, daha detaylı ve daha doyurucu olur.

Son olarak şunu belirtmek isterim. Bir comics okuyucusuna FB ekolu ilk başta tuhaf gelebilir. Bu çok normaldir, çünkü en başından Amerikan kültürü ile Avrupa kültürü arasında büyük bir fark vardır. Bunun dışında sürekli tüketici olmaya alışmış bir topluluğa üretilen bir çizgi roman’da, belli çerçeveler içine sıkışan yazar ve çizer, tam istediklerini yapamazlar. FB’de ise sınırlama yoktur. Fabl tipi çizgi roman’dan, erotik-mizahi çizgi romanlara kadar gayet geniş bir yelpazeleri bulunur. Özellikle yazar tam Fransız kafasındaysa ve öyküsünü comic ya da manga mantığıyla harmanlamadıysa, öykü aşırı derece sürreal, kopuk kopuk ya da gereksiz ayrıntılar içeriyormuş gibi gelebilir. Gene de FB çok ayrı bir güzelliktir, ayrı bir taddır ve “ben comic-manga dışında birşey okumam” diyen arkadaşlara da şiddetle tavsiye ederim. Ne de olsa insan her gün aynı yemeği yiyemez, ara sıra başka tad ve lezzetleri de tatmalıdır.

Mayıs 2011
Tunc PEKMEN

Paylaş

2 yorum

  1. avatar

    KD’de yazdığınız diğer çizgiroman makalelerinin hepsi gibi bu da doyurucu bilgilerle dolu harika bir makale olmuş. İlgiyle okudum.

  2. avatar

    Gürkan’a katılıyorum, ÇizgiRoman hakkında bilmediğimiz çok şeyi öğreniyoruz Tunç’un yazılarıyla 🙂 Doyurucu ve keyifli 🙂

    Devam sevgili dostum 🙂

Yorum yapın