12 BÜYÜK GÖREV

0

Zeus’un oğlu oluşu muydu Herakles’i  böyle ünlü yapan  ya da ölümlü bir kadından doğduğu için Hera’nın ona duyduğu sonsuz nefret miydi? Elbette bunlar da geçerli nedenler ama Herakles’i unutulmaz yapan asıl şey ona verilen on iki büyük ödevi başarıyla yerine getirmiş olmasıydı. Bu görevlerin ona verilmiş olmasının altında da yine Hera’nın istekleri yatıyordu. Zeus kıskanç karısını birazcık memnun edebilmek istiyordu bunun yanında oğluna da zarar gelmesini istemiyordu. Büyük kahramana istemeden de olsa kendi adını vermiş olan Hera onun bu görevleri başarmayacağını ümit ederken Zeus oğlunun bunu başaracağını biliyor ve ona karşılığında ölümsüzlüğü vaat ediyordu.

Bu görevler neden mi verilmişti Herakles’e? Hera gibi birçok kişi onun gücünden ve saygınlığından korkuyordu. Özellikle Eurytheus iktidarını elinden alacağını düşündüğü bu kahramana acımasızca planlanmış 12 çok zor görev emretmişti fakat Herakles kesinlikle kabul edemeyeceğini söyledi bunları çünkü kendini aşağılanmış hissediyordu. Bunun üzerine Hera kötülük yapmak için eline geçen fırsatı kaçırmadı ve Herakles’i delirtti. Bu delilik yüzünden Herakles kendi öz çocuklarını gözünü kırpmadan öldürdü. Uzun süre herkesten kaçtı ve vicdan azabından kurtulmaya çalıştı. Bu çılgınlığın bedelini ödemeliydi ve Delphoi Kahininin de öğütlediği gibi ona verilen görevleri yapmaya karar verdi.

Kralın ilk emri  Nemea Aslanı’nın postunun getirilmesiydi. Bu aslan taş ya da tunçla yaralanmıyor, atılan oklardan zarar görmüyordu. Başka bir yol bulmalıydı. Aslanı bir mağarada sıkıştırdı ve onunla zorlu bir boğuşmaya girişti. Sonunda aslanı boğarak öldürmeyi başardı. Postu alıp kralın yanına gittiğinde kral postu giymiş olan Herakles’ten öyle çok korktu ki bir elçi aracılığıyla konuşabildi kahramanla ve ikinci görevini iletti ona. Lerna Ejderini öldürmesini istemişti kral. Bu ejder bir bataklıkta yaşıyordu ve yılan şeklinde dokuz tane başı vardı. Herakles ona oklar fırlatarak ejderi bataklıktan çıkardı ve başlarını ezmeye girişti fakat her başı kestiğinde yerine iki tane çıkıyordu. Kendi işine zorlaştırdığını anladı ve kuzeni Iolaos’tan yardım istedi. Herakles her başı kestiğinde kuzeni de başın çıkacağı yeri dağlıyordu. Böylelikle tüm ölümlü başları kesilmişti ejderin. Ona gerçek gücünü veren ölümsüz başını da kestikten sonra ölümcül zehirlerle dolu kanına oklarını batırdı Herakles. Kesik başı bir kayanın altına gömdü ve kralın yanına gitti. Kral, Ioloas’un yardımı olduğu için bu görevi başarısız saydığını söyledi.

Herakles’in üçüncü görevi, Artemis’in altın boynuzlu geyiğini getirmekti. Bu değerli geyiği yaralar ya da öldürürse tanrıça çok sinirlenirdi bunu bilen Herakles tüm yıl boyunca geyik yorulana kadar kovaladı onu ve sonunda yakalayıp krala götürdü. Dördüncü görevini de öğrenmişti. Erymanthoslu yaban domuzunu sağ olarak getirmesi gerekiyordu. Geyik için uyguladığı taktiği domuzda da denedi ve başarılı oldu. Beşinci görev onu en çok incitendi. Gururunun kırıldığını ve aşağılandığını düşündü. Çünkü Kral Augia’ın ahırlarının temizlenmesi görevi verilmişti ona. Sıradan bir uşak muamelesi görmek çok dokunmuştu ona ve parlak bir fikir geldi aklına. Krala gidip bir kaç sığır karşılığında ahırları temizlemeyi teklif etti böylelikle bir emir değil de bir iş gibi görünmesini sağladı emirin. Nehir yatağını ahırların içinden geçirip iyice yıkadı fakat Eurystheus bu görevi de başarısız saydı.

Sırada altıncı görev vardı. Stymphalos kuş sürüsünü Arkadia’daki gölden kovması gerekliydi. Bu kuşlar tüylerini ok gibi kullandıklarından çok tehlikeliydiler. Athena  çok korkunç ses çıkaran bir çıngırak verdi Herkül’e ve bu sayede kuşları gölden kovabildi. Yedinci görev Kral Minos’un boğasını yakalamaktı. Bu boğa krala Poseidon tarafından hediye edilmişti. Herakles boğayı yakaladı ve Tiryns’e getirdi. Sekizinci görev olarak Diomedes’in atlarını yakalaması gerektiğini öğrendi. Bu atlar insan eti ile besleniyorlardı. Herkül kralın bu acımasızlığı karşısında ürperdi ve onu öldürüp kendi atlarına yedirdi. Atlar efendilerinin etini yiyince Herakles’in emri altına girdiler sakince. Atları krala götürdü ve Eurystheus onları serbest bıraktı. Dokuzuncu görevi Amazon kraliçesinin kemerini getirmekti. Bu kemer Ares’in Hippolyte’ye hediyesiydi. Herakles amacını ve yapması gerekenleri anlatınca kolaylıkla kemere sahip oldu. Bu durum Hera’nın hoşuna gitmedi ve tüm kabileye Herkül’ün kraliçeyi kaçırdığını söyledi.Tüm Amazon kadınları Herakles’e saldırdılar kendini aldatılmış hisseden kahraman kraliçeyi öldürüp oradan kaçtı. Onuncu görevi Geryoneus’un sığırlarını getirmekti. Bu güzel kırmızı sığırları çift başlı köpek Orthos koruyordu. Köpeği sopasıyla döverek öldürdü. Sığırları götürdüğü sırada canavar karşısına çıktı ve canavarı Lerna Ejderi’nin kanına batırdığı oklarıyla öldürdü.

Geride kalan sekiz uzun yılın ardından Herakles tam on tane görevi başarıyla yerine getirmişti. On birinci görevi Titan Atlas’ın kızları olan Hesperiedler’in altın elmalarını toplamaktı. Bu elmalar Gaia tarafından Hera’ya evlilik hediyesi olarak verilmişti. Herakles elmaların olduğu bahçeye giderken Gaia’nın oğlu Antheus ile karşılaştı. Bu dev yaratık topraktan güç alıyordu onu alt etmesi için ayağını yerden kesmeliydi. Kahramanımız Antheus’u havaya kaldırdı ve dev ölene kadar o şekilde tuttu. Yoluna devam ederken karşısına bu kez Prometheus çıktı. Bu titan bir dağa çivilenmişti ve Zeus’un kartalı sürekli olarak ciğerini yiyordu. Herkül onu bu işkenceden kurtardı ve karşılığında işine çok yarayan bir öğüt aldı. Elmaları toplamaya Atlas’ı gönderecekti. Atlas elmalar ile döndüğünde Herkül’e bunları krala kendim götürebilirim dedi. Herakles biliyordu ki bu teklifi kabul etmek demek gökyüzünü sonsuza kadar taşımak demekti. Bir oyun yaptı ve Atlas’ı kandırdı. Elmaları alıp oradan uzaklaştı. En sonunda on ikinci göreve kadar ulaşmıştı. Kerberos’u krala götürdüğü an son bulacaktı bu macera. Hades’in bu vahşi köpeği çok tehlikeliydi onu öldürmesi de imkansızdı çünkü Hades’e söz vermişti. Köpeği sıkı sıkı sarıp krala kadar öyle taşıdı ve sonra onu tekrar Hades’e teslim etti.

Bütün görevleri başaran Herakles yıllarca huzur içinde yaşadı ve nihayetinde o sözünü nasıl tuttuysa Zeus da sözünü tutarak onu ölümsüzlüğe ulaştırdı.

Paylaş

Yorum yapın