ASKERİ BİLİM KURGU

5

Bilim kurgunun alt türlerinin tanıtımına steampunk ile başlamıştık. Bu yazıda ise askeri bilim kurgu üzerinde durmak istedim. İlerleyen aylarda diğer türlere dair tanıtımları da okuyacaksınız.

Askeri bilim kurguyu odak noktasında askeriyenin bulunduğu, savaşlara ilişkin ahlaki ve sosyal sorunları konu alan bir alt tür olarak tanımlayabiliriz. Bu türdeki askeri arka plan, sıradan bir macera romanı yaratmak için değil, toplum ve ordu arasındaki ilişkiyi, iyi ya da kötü, okuyucunun önyargılarından bağımsız olarak incelemek amacıyla kullanılır.

Hikayelerin birçoğunda insanoğlunun uzayı fethettiği ve bunun sonucunda uzaylı ırklara karşı büyük savaşlara girildiği görülür. İnsan kaynaklı veya insan dünyasına odaklanan istilalar sıklıkla konu edilir. Baş kahramanlar genelde askerlerin kendisidir ancak ordudaki pozisyonları değişik olabilir. Yüzlerce gemiye kumanda eden bir general, bir misyon ile oluşturulmuş bir takımın lideri, veya en alt seviyede bir er olayın odak noktasında yer alabilir.

Askeri bilim kurgunun ortaya çıkış noktası olarak, yine başka bir bilim kurgu alt türü olan uzay pembe dizisi, ya da uzay operası (space opera) gösterilebilir. Uzay operasında büyük ölçekli uzay savaşları, insanoğlunun uzayı fethetmesi, diğer ırklarla olan ilişkileri ve bol bol macera ve romantizm yer alır. Star Trek, Star Wars ya da Battlestar Galactica örnekleri türün kafanızda şekillenmesine yardımcı olacaktır.

George Chesney’nin 1871 yılında yazdığı, Almanya’nın kurgusal İngiltere işgalini anlatan The Battle of Dorking eseri askeri bilim kurgunun öncüsü sayılmaktadır. Tür, uzunca bir süre uzay operası ile iç içe yaşamıştır. Özellikle II. Dünya Savaşı’na kadar uzay operası ile karışmış halde pulp dergilerde yer almıştır. Savaş sırasında bu dergilerden uzaklaşılmış, savaştan sonra ise türü yavaştan etkileyecek eserler ortaya çıkmaya başlamıştır.

Starship Troopers

Yıldız Gemisi Askerleri (Starship Troopers)

Bilim kurguya pek aşina değilseniz bu türde aklınıza ilk olarak Yıldız Gemisi Askerleri filminin geleceğini tahmin ediyorum. Söz konusu film Robert A. Heinlein’in aynı isimli (Starship Troopers) romanından uyarlanmıştır. İnsanların devasa böceklere karşı yaptıkları yıldızlar arası savaşı bir askerin gözünden anlatan hikaye, 1960 yılında roman dalında Hugo ödülü kazanmıştır. Heinlein bu romanı II. Dünya Savaşı’ndaki deneyimlerine dayanarak yazmıştır. Söz konusu kitabı sebebiyle militarizmi ve faşizmi savunmakla suçlanan Heinlein, birkaç yıl sonra ise Stranger in a Strange Land (Yaban Diyarlardaki Yabancı) gibi özgürlükçü bir eserle devam ederek kitleleri şaşırtmıştır.

Yıldız Gemisi Askerleri ve Dorsai, 60’larda gençler arasında bu alt türün yaygınlaşmasını sağlayan en önemli eserler olmuşlardır. Dorsai’de tüm halkı kiralık asker olarak yaşayan bir gezegenden gelen Donal Graeme’in askeri kariyerindeki yükselişi anlatılır. Gordon R. Dickson bu eserini Robert Browning’in Childe Roland to the Dark Tower Came adlı şiirinden esinlenerek yazmıştır.

Amerika’nın dahil olduğu bir sonraki büyük çaplı savaş olan Vietnam Savaşı, hayatın birçok alanını etkilerken edebiyatı da es geçmemiştir. Savaş sonrası ortaya çıkan eserler ile askeri bilim kurgu, uzay operasından ayrılıp özerkliğini ilan etmiştir. Bitmeyen Savaş, Ender’in Oyunu ve Hammer’s Slammers gibi roman ve hikayeler türün kendini ayrıştırmasında son derece etkili olmuştur.

Joe Haldeman, Bitmeyen Savaş (The Forever War) eserinde insanlar ve Tauran ırkı arasındaki yıldızlarötesi savaşın yarattığı acımasızlığı ve askerlerin görelilik yüzünden yaşadıkları normal hayata adaptasyon sıkıntılarını başarılı bir şekilde işler. Kitap 1975 yılında Nebula ve 1976 yılında Hugo ve Locus ödüllerini kazanmıştır.

Ender's Game

Ender'in Oyunu (Ender's Game)

Orson Scott Card’ın Ender Serisi, Yıldız Gemisi Askerleri’ne benzer olarak böceklere karşı insanlığın savaşını içeriyor olsa da, konuya yaklaşım açısından farklılık gösterir. Altı yaşındaki Ender insanlığı koruması ve geleceğin generali olması için orduya alınır. Ender, zekası ve savaşma konusundaki yetenekleri ile yükselirken bir yandan da diğer asker çocuklarla arasında çekişmeler yaşar. Ancak onun asıl rahatsızlığı üstlendiği bu dünyayı kurtarma misyonudur. Ne yazık ki söz konusu kitap Türkçe’ye çevrilmiş olmasına rağmen özensiz çevirisi ve bol miktarda yazım hatasıyla keyifli bir okuma vadetmiyor. 1985’de basılan roman Nebula ve Hugo ödüllü kazanmıştır.

Hammer Slammers (1979) ise David Drake’in Vietnam deneyimlerine dayanarak yazdığı, ilk başta seri hikayeler şeklinde ortaya çıkan ancak daha sonra kendi evrenini oluşturan roman ve hikayeler toplamasıdır. Albay Alois Hammer’ın liderliğindeki paralı askerlerden oluşan bir takımın üstlendiği görevler ve yaşadıkları maceralar anlatılmaktadır.

David Weber, C.S. Forester’ın Horatio Hornblower adlı bir deniz teğmeninin yükselişini anlattığı romanlarından esinlenerek Honor Herrington karakterini yaratmıştır. Hornblower’dan farklı olarak Herrington’ın maceraları yıldızlar arasında geçer. İlk HH romanının 1992 yılında basılmasından itibaren, hala yeni maceraları piyasaya çıkmaya devam etmektedir.

Larry Niven’in Halka Dünya (Ringworld) romanında karşımıza çıkan kedi benzeri insansı Kzin ırkı okurlar tarafından beğenilince yazarın da desteği ile kendi hikayelerine kavuşur. Hikayeler bu ırk ile insanoğlu arasında yıllar süren savaşı anlatır. Başta asıl yaratıcısı Larry Niven olmak üzere pek çok farklı yazar tarafından kaleme alınmıştır. Bu yazarların arasında çoğunlukla askeri bk türünde yazan S.M. Stirling ve Jerry Pournell de yer alır.

Son 10 yıl içinde piyasaya çıkan askeri bilim kurguların en popüleri bence John Scalzi’nin “Old Man’s War” (İhtiyar Adamın Savaşı) adlı kitabıdır. 2005 yılında basılan eser, 75 yaşındaki John Perry’nin Colonial Defence Forces (Koloni Savunma Birlikleri)’ne katılması ve oradaki yükselişini anlatmaktadır. İçinde geçtiği evrende ise çok çeşitli canlı türleri yer almakta ve insanoğlu bunlara karşı sınırlı yaşam kaynakları için savaşmaktadır.

Askeri bilim kurgu yazabilmek için ordu ve savaş hakkında temelden daha ileri bir bilgi seviyesine sahip olunması gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden her yazarın kolayca eser verebileceği veya eser vermek istediği bir tür değil. Bu türün yazarlarının yazma amaçlarına ve sebeplerine de biraz ışık tutmak istedim.

David Drake bu türde yazmasının sebebinin kendisi savaşa katılmamış, ama savaş açılmasına ya da sürdürülmesine destek olmak isteyen politikacı ya da seçmenlere, savaşın gerçek yüzünü ve bir politika aracı olarak askeriyenin gücünü ve sınırlarını göstermek olduğunu söylüyor.

Kadın askeri bilim kurgu yazarlarından Elizabeth Moon savaşın Dünya üzerinde vergiler ve ölüm kadar kaçınılmaz olduğunu düşünüyor, ve bunu bu türde yazmasında etkili olan bir unsur olarak sayıyor. Silahlı çatışmanın bütün gürültüsü ve hengamesinin ardında yatan, bir askeri örgüte katılan herkesi ilgilendirecek derin ahlaki, etik, toplumsal ve politik konuların ezberlerle değil, üzerinde dikkatle düşünerek tartılması/değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Askerlerin orduya kültürel ve sosyal baskılarla kafalarında çoktan oturmuş fikirler ve tutumlarla geldiklerini, askeriyenin ne kadar uğraşsa da tüm üyelerini tek tipleştirmeyeceğini, bireylerin birey olarak kalacağını ve askeri disiplinin bu farkları kapatmaktan çok daha da ortaya çıkaracağını belirtiyor. Şimdiki orduda karşılaşılan sorunların bir kısmının gelecek savaşlarda da karşımıza çıkacağını, bazılarının da değişen teknoloji ve sosyal yapı ile yok olabileceğini söylüyor.

Yazıda bahsettiğim eserlerden sadece ikisi Ender’in Oyunu ve Bitmeyen Savaş Türkçemize çevrilmiş, eğer türe ilgi duyduysanız bu eserlere göz atabilirsiniz.  Farklı okumalar yapmak isterseniz de, İngilizce e-kitap satın alabilirsiniz.

Paylaş

5 yorum

  1. avatar

    Müge yine çok doyurucu ve bilgilendirici bir makale yazmışsın. Eline sağlık.

    Bahsettiğin kitaplardan Ender’in Oyunu ve Bitmeyen Savaş kitapları kitaplığımda mevcut ve askeri bilimkurgu adına çok iyi örnekler. Bununla birlikte yine Joe Haldeman’ın Bitmeyen Barış adlı kitabı da bu kategoride çok iyi bir diğer örnek olarak verilebilir. Ancak adına aldanmamalı, Bitmeyen Savaş’ın devamı değil. Konu oldukça farklı.

  2. Yarının Sınırında - Kayıp Dünya

Yorum yapın