FLINT FIREFORGE: HER ŞEY ONUNLA BAŞLADI

0

Flint Fireforge, Kharlois dağlarında doğmuş ve büyümüş bir tepe cücesidir. Ejderha Mızrağı destanını okumuş olanlar bileceklerdir ki, Flint Fireforge kahramanları bir araya getiren, hepsinin hayatında eksik olan bir parçayı tamamlayan, onları kendi -olmayan- çocukları gibi gören ihtiyar cücedir. Flint’in hayatına kısaca değineceğim; büyükbabası Reghar Fireforge, kendi toplumları olan Tepe Cüceleri arasında önemli bir liderdir. Reghar, “Dwarfgate Savaşı” olarak bilinen Tepe Cüceleri ile, akrabaları olan Dağ Cüceleri ile yapılan trajik savaşta, binlerce kurban gibi ölmüştür. Ailesinde Flint’in sonunu hazırlayan kalp hastalığı, Flint’in büyük amcasının da erken ölümüne yol açmıştır. Savaştan kısa süre sonra, Dağ Cüceleri’nin Thorbardin’in kapılarını dünyanın geri kalanına kapatması ile Flint’in kendi kaderini çizmek için halkından ayrılması aynı zamana denk gelir.

Flint, Ansalon boyunca seyahat etmiş, Phalantas’dan Abansia’ya kadar her yeri görmüştür. Zaman içinde kazandığı servetle kendisine ağaçların üzerine kurulmuş Solace kasabasından bir ev almıştır. Bundan kısa süre sonra, özel bir davetle Qualinesti elflerinin ülkesine metal işlemek konsundaki yeteneklerini değerlendirmek için gitmiştir. Flint, Qualinesti ülkesine giden çok az sayıda cüceden birisidir. Flint, Qualinesti ülkesinde Tanis ile tanışır ve kısa süre sonra Tanis ile beraber yolculuk yapmaya başlar. Bu olaylar olurken Güneşlerin Sözcüsü’nün çocukları Laurana, Gilthanas ve Porthios; daha çok gençlerdir. Tanis, o zamanda bile Laurana’ya duyduğu ilgiden utanıp Flint ile beraber yolculuğu tercih etmiştir. Tanis, kendisini büyüten adamın kızına duyduğu sıradışı “ilgi” nin yükünü taşımaktansa, kaderini hiç tanımadığı bir adamın (cücenin) ellerine bırakmıştır. Tanis ile tanışması ve O’nu Solace’e götürmesi ile gelecekteki “yol arkadaşları” nın çekirdeği oluşmuştur.

Destan boyunca Flint, genç maceracıların babası rolünü üstlenmiştir. Kendi hayatları bölük pörçük olan ve yanlış zamanda yanlış yerde oldukları için kahraman olan bu kişiler, Flint’in ihtiyar bilgeliği sayesinde gitmeleri gereken yolda karanlıkta kalmamışlardır. Flint’in çocukça şikayetlerini dikkate almasalar bile, onu zaman zaman “huysuz, ihtiyar cüce” olarak adlandırsalar bile; hatta Flint dahi onları “sorumsuz, düşüncesiz gençler” olarak adlandırsa bile içlerindeki karşılıklı sevgi, Flint’in göremeyeceğini bildiği bir zafer uğruna hayatını kaybedişiyle bile bitmemiştir. Flint, genç dostlarının arkalarından üzülmesini istemezdi. Bunu bilmelerine rağmen Kender Tasslehoff bile Flint’in arkasından ağlamıştır.

Flint Fireforge, grubu bir arada tutan etkenlerden birisi olmuştur. Grubun, eksikliklerini fazlasıyla çektikleri deneyime ihtiyaçları olduğunda, Flint hep orada olmuştur. Hatta sonunda da onların; uğruna eski hayatlarını fırlatıp çöpe attıkları zaferleri, iyiliğin zaferi için kendi hayatını hiçe saymış ve ölmüştür. Flint’i kaybeden grup; babalarını, kendi bedenlerinden bir parçayı yitirdiklerini duygusu içerisinde, bir parçalarını geride, Sturm Brigtblade’in yanında bırakarak yolarına devam etmiştir. Flint ise şimdi, “Dev bir vallen ağacının altında oturuyor, küçük tahta parçalarını yontarken yoldan geçen yabancıların yanına oturmasına izin vermiyor, çünkü O kapı kulbu beyinli bir kenderin yorulup da yanına oturacağı günü bekliyor.”

Paylaş

Yorum yapın