YUNAN TANRILARI – 1

1

Herkese merhaba yeni bir sayıda tekrar birlikteyiz bu sayıda belki herkesin bildiği bir konuya değineceğim Yunan Tanrıları. Aslında yunan tanrılarının büyük çoğunluğu öğle yada böyle yunan mitlerine ilgi duyan herkes tarafından bilinir ama ben burada sadece isimlerini vermekle kalmayıp biraz detaya inmek istiyorum. Kimdir bu büyük Olymposlular hadi birlikte bakalım.

Antik yunan da yaradılış diğer yaradılış mitlerine göre biraz faklılık gösterir, Şöyle ki diğer efsanelerin genel inanışı Tanrıların her zaman var olduğu ve bir gün evreni yarattıkları şeklindedir. Antik yunanda ise tanrılar aslında evrenin yaratılarıdır. Evren boşluktan Kaosu ve sonrada Gaia’yı yani toprak anayı yaratmıştır. Toprak ana da diğer tanrılara ve varlıklara hayat vermiştir.

Evren ilk yaratılarını tamamladıktan sonra ilk olarak yaşlı ve büyük tanrılar olarak bilinen Titanlar ortaya çıkmıştır. Çok fazla sayıda Titan olduğuna inanılmasına rağmen Yunan efsanelerine sadece bir kısmı konu olmuştur. Bu yaşlı tanrılardan en önemlisi daha sonradan Tanrıların kralı olacak olan Zeus’un babası Kronos’tur. Kronos titanların başına geçmek için kendi babası olan Uronos’la bir savaşa tutuşmuş ve bunun sonunda Uronos’un hayalarını keserek denize atmıştır. Burada ufak bir not geçmek istiyorum, Bu olaydan çok sonra bu hayalardan Yunan mitlerinde geçen en güzel kadın ve Olympos’lulardan biri olan Aphrodite ortaya çıkmıştır. Bu olayların sonunda Kronos tahta geçtiğinde kendisine kendi soyundan gelecek birinin meydan okuyacağı söylenmiştir. Kronos bunun üzerine kendi çocuklarını yemeye başlamıştır ta ki Zeus’u elinden kaçırıncaya kadar. Zeus daha sonra gelerek babasını tahtan indirmiş ve kardeşlerini midesinden çıkartmıştır.

Kronos haricinde adı anılabilecek Titanlar : Okeanos, dünyayı saran ırmağın tanrısı; Tethys, Okeanos’un karısı başka bir ırmak tanrısı; Themis, adaletin efendisi; Prometheus’un babası olan İapetos (Prometheus hakkındaki detaylı bilgilere önceki yazılarımdan ulaşabilirsiniz) ve güneşin, ayın, şafağın babası Hyperion.

Büyük tanrıların dönemi Zeus’un Kronosu tahtından indirmesiyle son bulmuştur. Bundan sonra On iki Büyük Olymposlu tanrının dönemi başlar. Öncelikle bu tanrıların soy ağaçlarını vermek istiyorum.

(Görsel Değişecek)

Yukarıda ki soy tablolarında adları verilmiş tanrılardan on iki tanesi büyük olymposlular olarak bilinirler ilk olarak bunlardan başlamak uygun olacaktır anlatmaya. Daha sonra onların soylarında gelen daha önemsiz tanrılardan da bahsetmeye çalışacağım. Bu on iki olymposlular : Zeus (Jupiter) , Poseidon (Neptunus) , Hades (Pluton) , Hestia (Vesta) , Hera (Iuno) , Ares (Mars) , Hephaistos (Vulcanus) , Athena (Minerva) , Apollon , Aphrodite (Venus) , Hermes (Mercurius) , Artemis (Diana) dır. Parantez içinde geçen isimler bu on iki olymposlunun Roma da geçen Latince adlarıdır. Evet şimdi bu isimleri ve taşıdıkları anlamları anlatmaya başlıyalım.

Zeus

Zeus daha öncede bahsettiğim gibi Kronosun oğlu ve onu tahtan indiren kişidir. Zeus en güçlü olymposlu olarak bilinir. Tüm tanrılar dağını elinde tutar ve tanrılara başkanlık yapar. Antik yunanda bu yüce tanrıya güçlerinden dolayı bir çok isim takılmıştır. Göklerin hükümdarı, Yağmur tanrısı , Bulutları devşiren , Şimşek fırlatıcısı gibi isimler genelde Zeusun hava olaylarını yönetmekte kullandığı gücünden gelir. Gücü tüm tanrı ve tanrıçaların toplamından fazladır. Söylencelerde diğer tanrı ve tanrıçalara şöyle meydan okur yüce Zeus : “Tüm tanrı ve tanrıçalar bir halatın ucundan asılın ve beni çekmeyi deneyim başaramazsınız, ama ben çekerim hepinizi ve bağlarım Olymposun tepelerinden birine”.

Zeus yapı olarak sabırlı ve sakin bir tanrı değildir. Çok öfkeli ve yapılan hataları affetmeyen bir tanrıdır. Bu yüzden tüm diğer ölümlü ve ölümsüzler ondan korkar ve çekinirler. Ama Zeusun büyük gücü bile her yerde aynı anda olmasına yetmez. Karısı olan Hera başta olmak üzere bir çok tanrı ve tanrıça arkasında iş çevirmiştir. Yakalananlar ise korkunç gazabına uğramıştır Zeus’un.

Bu büyük tanrının en büyük zaafı ise kadınlardı. Zeus’un ölümlü ve Ölümsüzler arasında bir çok sevgilisi ve bunlardan olan çocukları vardır. Bazen bir kuğu olarak bazen de bir yağmur damlası olarak beğendiği kızın yanına gelir. Çoğunlukla bu birleşmelerden Zeusun çocukları doğmuştur. Bunların en bilinenleri Ares, Apollon, Artemis, Harmes ve ölümlüler arasında çıkan bir kahraman olan Herakles (Hercules) dir.

Meşe ağacı kutsal ağacı ve Kuşu da kendisi gibi göklerin en yüksek noktalarında bulunan Kartaldı. Büyük Zeus tapınağındaki bakıcılar bu hayvanın hareketlerinden yada meşe ağacının yapraklarının hışırtılarından yüce tanrının dileklerini yorumlamaya çalışırlardı.

Hera

Hera tanrıların kralının beş kardeşinden biri ve aynı zaman da onun karısıdır. Hera aslında Antik yunan yazarlarının ve şairlerinin pek fazla ilgisini çeken bir tanrıça olmamıştır. Ama Hera Zeusun aşıklarını cezalandırmasıyla ün salmayı başarmıştır. Bu cezaları verirken hiçbir zaman suçlu yada suçsuz aramamıştır. Öyle ki sadece aşk yaşadığı kadına verdiği cezalarla yetinmeyip onun soyundan gelenlere de kötülük etmekten geri kalmamıştır.

Hera aynı zamanda çok kıskanç ve de kinci bir tanrıçadır. Öyle ki eğer Troialı Paris kendisinin hakem tahin edildiği yarışmada kendisini en güzel seçmiş olsaydı belki de Troia şehri varlığını sürdürebilecek ve savaşta hiç olmayacaktı. Hera’nın sonu gelmez kıskançlığı ve kini troianın üstüne bir alev topu gibi düşmüştür.

Hera’nın tanrıça olarak görevleri genelde yaptığı cezalar yüzünden pek dikkate alınmamıştır. Ama buna rağmen hemen her evde saygı görmüştür. Çünkü kendisi evliliğin ve evli kadınların koruyucusu olarak bilinir. Kadınlara doğum sırasında yardım ettiği söylenir. Tavus kuşu kutsal hayvanıdır ki güzelliği yüzünden seçilmiştir muhtemelen.

Poseidon

Bu yunan tanrısı da Zeus’un kardeşlerinde biridir. Zeus krallık koltuğuna geçtiğinde kendisine Denizlerin kontrolü verilmiştir. Zeus’tan sonra en önemli ve en korkulan tanrıdır. Kendisi bazen Zeus’u bile kıskandıracak cezaları ve öfke nöbetleriyle tanınır. Özellikle yunan halkının denizci olduğu düşünülürse denizlerin tanrısının saygı görmesi kaçınılmazdır.

Öfkesi çok uzun süren tanrı on yıl boyunca Odyseusu denizlerde sürgüne mahkum etmiştir. Nedeni ise Odyseusun oğlunu kör etmiş olmasıdır. Tabi bu noktada oğlunun Odyseusu yemeye çalıştığına pek aldırış etmez.

Dalgaları ve denizlerdeki rüzgarları kontrol eder. Sahip olduğu üç başlı mızrağı ile (Büyük bir Military Fork) yerleri sarsarak depremler yaratabilir. Okyanusların derinliklerinde muhteşem bir sarayı vardır Poseidon’un ama buna rağmen Olymposda zaman geçirmeyi sever. Denizlerin üzerinde dolaşmak için büyük aygırlar kullanır. Atlar denizin üzerinde kaymaya başladığında fırtınalar diner ve deniz durgunlaşır, her yeri bir sükunet sarar. Tahmin edilebileceği gibi Atlar kutsal hayvanlarıdır.

Bu aylık sanırım bu kadarı yeterli gelecek ay geriye kalan dokuz tanrı/tanrıçayı tanımaya devam edeceğiz. Yazılarla ilgili eleştirileriniz için Mail adresim yazar sayfamda mevcuttur. Herkesin iyi bir Kasım ayı geçirmesi dileğiyle kendinize iyi bakın…

Paylaş

1 Yorum

  1. avatar

    her şey iyide güzelde açıklamışsınız şu poseidonun mızrağındaki cocacola kutusunun ne işi var .s

Yorum yapın