Fantastik Kurgunun Alt Türleri

2

Daha önce pek çok kez fantastiğin alt türleri hakkında konuşuldu, pek çok yazar bu alt türlerden bahsetti ancak ülkemizde hiçbir araştırmacı veya yazar bu alt türler hakkında akademik örnek teşkil edecek bir makale yazmadı. Ben de bu boşluğu doldurarak gelecek nesillere ve akademisyenlere örnek teşkil etmesi için bu alt türleri inceledim. Bu makale, ilk olarak Gölge e-Dergi 66. sayıda yayınlandı. Ülkemizde fantastik kurgunun alt türlerini inceleyen ve belirleyen makale olma özelliği ile bir ilktir.

Şimdi fantastik kurgunun alt türlerinden bahsedeceğim. Genellikle, fantastik bir eser gördüğümüzde çoğumuz fantastik der geçeriz fakat fantastik eserler de kendi içlerinde alt türlere ayrılırlar. Mesela Robert E. Howard’ın Conan’ı ile Neil Gaiman’ın Amerikan Tanrıları eserine basitçe aynı demek doğru olmaz.

Bu nedenle fantastik kurgunun alt türlerinden biraz bahsedelim.

Alt türler, bu tür makaleleri her yazan kişiye göre değişiklik gösterebilir. Ayrıca bir eser sadece tek bir alt türe de ait olmaz. Bazı eserler birkaç alt tür altında yer alabilmektedir.

Fantastik; Edebiyat ve Söz Sanatları Sözlüğü’ne göre, “Gerçeğin ve olanağın dışında olarak hayalin serbest işlemesi ve böylece meydana getirilen eser,” anlamına gelmektedir. Yani fantastik; hayalgücüne dayalı, gerçekte varolmayan konuların işlendiği eserler olarak ele alınmalıdır. Alfabetik olarak alt türler aşağıdaki gibidir;

Alternatif Tarihsel Fantezi (Alternate History):

Bu alt türlerde genel olarak bilimkurgusal öğelere değinilir. Örneğin 1800 sonları Avrupa’sında geçen, hem büyücülerin hem de o dönemin tarihsel öğelerinin bulunduğu eserler bu tür altında yer alır. Hatta 1. Dünya Savaşı’nda uçaklarla savaşan ejderhalar gibi bir fikir de bu türü anlatmak için iyi bir örnektir. Kısacası bilinen tarihe alternatif olarak fantastik öğeler ile süslenmiş bir alternatif geçmiş demek doğru olabilir ancak bunu tarihsel fantezi ile karıştırmamak lazım. Alternatif tarihsel fantezide coğrafya ve tarihler tamamen çarpıtılıp değişiklik gösterebilir.

Randall Garrett’ın “Lord Darcy” serisi ve Göktuğ Canbaba’nın “Tılsım-ı Kudret” romanı bu türe örnek olarak gösterilebilir.

Tılsım-ı Kudret

Tılsım-ı Kudret

Antropomorfik Fantezi (Anthropomorphic Fantasy):

Antropomorfik alt tür, kahramanların konuşan ve insan gibi hayatları olan hayvanlar olduğu fantastik kurgu türüdür. Hayvanların yaşadığı şehirler ve toplumlar görülebilir. Bazen de hayvanların, insanlara karşı mücadelesi anlatılır ama sonuç olarak kahramanlar hep hayvanlardır. Bu tür eserlerde aslında toplumsal göndermeler ve metaforlar yapılmaktadır. Türün en başarılı ve en iyi örneği, Richard Adams’ın yazdığı “Watership Tepesi” (Watership Down) isimli kitaptır. Mouse Guard isimli FRP oyun sistemi ve çizgi roman serisi ve “Maus” çizgi romanı da bu alt türe iyi örneklerdir.

Bangs Fantezisi (Bangsian Fantasy):

Bu alt tür, ismini, 1862-1922 yılları arasında yaşamış Amerikalı yazar John Kendrick Bangs’ten almıştır. Bu türde genellikle ölümden sonra gidilecek yerler, öbür dünya, cennet-cehennem gibi olgular ele alınmaktadır. Kısaca, yaşam sonrası (afterlife) kurguları diyebiliriz. Çoğunlukla Araf, Yeraltı gibi yerler tarafsız olarak ele alınırken Cennet, Nirvana gibi yerler iyiliği, Cehennem, Erebus, Gehenna gibi yerler de kötülüğü simgeler. Bu yerler arasındaki savaşların ele alınması dışında bu bölgelere giden birinin maceraları da ele alınabilir. Bu türe en iyi örnekleri, Dante’nin “İlahi Komedya” kitabı ile ülkemizde Halka Dünya eseri ile bilinen Larry Niven’ın “Inferno” adlı eseridir.

Bilimsel Fantezi (Science Fantasy):

Bilimsel fantezi, fantastik türler arasında en çok tartışılanlardan birisi olabilir. Bu türdeki eserler çoğu zaman bilimkurgu olarak da nitelendirilebilir. Bilimsel fantezide, bilimsel gerçeklikler ve kurgusal bilim ile fantezi iç içe geçmiş durumdadır. Bir yanda uzay araçları, uzay yolculuğu, lazer silahları varken diğer yanda büyüler, varolmayan yaratıklar görülebilir. Evreni ele geçirmeye çalışan büyücüler, savaşçı prensesler gibi öğelere de sıkça rastlanır. Alacakaranlık Kuşağı televizyon programı ile tanınan Rob Serling’in bu alt tür ile ilgili değişik bir ayrımı vardır; “Bilimsel Fantezi, imkansızı kabul edilebilir kılarken; bilimkurgu inanılması zor olanı mümkün kılar,” der. Bu alt türe verilebilecek en güzel örnek ise çokça tartışılan Star Wars (Yıldız Savaşları) serisidir. Star Wars serisinde galaksiyi ele geçirmeye çalışan, büyü yerine Güç kullanan karanlık taraf, kılıç (ışın kılıcı) kullanan şövalyeler, uzay yolculuğu gibi öğeler hep iç içedir. Bu nedenle bilimkurgu severler Star Wars için fantastik der, fantastik severler bilimkurgu der, Star Wars severler ise hikayenin tadını çıkarır. 🙂 Ayrıca bilimkurguya daha yakın olmakla birlikte, yine bu tür altında yer alan Frank Herbert’ın Dune eseri ve Robert Silverberg’in “Gece Kanatları” kitabı ile Jules Verne’ün “Denizler Altında 20.000 Fersah” eseri örnek gösterilebilir.

Yıldız Savaşları

Yıldız Savaşları

Bana göre bilimsel fantezi, hem bilimkurgunun hem de fantastik kurgunun alt türü olarak tanımlanmalıdır.  Bilimsel fantezi, ayrıca iki alt türü de barındırır.

Kılıç ve Gezegen Fantezisi (Sword and Planet Fantasy):

Bu kurguda çoğunlukla modern bir gezegenden ilkel bir gezegene giden bir yolcunun hikayesi anlatılır. Uzay mekiği ve elinde tabancası ile indiği, Mars gibi bilinen bir gezegende ilkel yaratıklarla karşılaşması ve onlarla savaşması en yaygın konulardan biridir. Ayrıca bu gelişmiş türün, solucan deliğinden geçerek farklı bir boyuttaki veya uzak bir galaksideki ilkel bir yaşamın içerisinde kendisini bulması ile de sıkça karşılaşılır. Buna, yakın zamanda filmi de çekilen “John Carter” güzel bir örnektir. Ayrıca eski bir çizgi film olan “Kara Yıldız” (Blackstar) da iyi bir örnek olarak gösterilebilir.

Yok Olan Dünya Fantezisi (Dying Earth Fiction):

Bu tür, zaman olarak uzak bir gelecekte geçer. Dünyamız teknolojik savaşlar, açlık, hammaddelerin tükenişi gibi tehlikeler yüzünden yok olma noktasına gelmiştir. Ayrıca Güneş’in enerjisinin azalmaya başlaması, kozmik olaylar nedeniyle dünyadaki ve evrendeki fizik kanunlarının değişikliğe uğraması gibi olaylar da görülür. Bunun sonucunda ortaya çıkan değişik ırklar ve yaratıklara karşı savaşılması gibi dünyanın yok olmasına engel olacak bir grup kahraman kurgusu da çokça karşılaşılan öykülerdir. Jack Wance’ın “Ölen Dünya” (Dying Earth) kitabı ve Gene Wolfe’nin “Yeni Güneş’in Kitabı” (The Book of the New Sun) serisi bu alt türe güzel örneklerdir.

Çağdaş Fantezi (Contemporary Fantasy):

Çağdaş fantezi, adından da anlaşıldığı gibi yazıldığı dönem ile aynı çağda ve dönemde geçen; genellikle günümüzde yaşanan kurgulardır. Günümüzdeki normal yaşantıdan tek farkı; toplumun pek farkında olmadığı, sadece az kişinin bildiği fantastik olayların yaşamın içinde olmasıdır. Fantastik öğelerin hemen hepsi bu türde yer alabilir. Bu türde en çok görülen örnek, son zamanlarda sıkça yayınlanan vampir kurgularında görülür. Akşam yolda yürürken yanınızdan geçen kişi aslında bir vampir olabilir ancak insanların çoğu, vampirleri sadece hikayeden ibaret sanırlar. Eğer fantastik öğeler herkes tarafından bilinen tipler ise; halktan bir kişi yolda yürürken yanından geçen kurtadamı normal karşılıyorsa ve bu ırkın varlığı o ortamda normalse bu tür, alternatif tarihsel fantezi olur. Çağdaş fantezide fantastik öğeler yaşamın içinde yer alırlar ancak bilinen gündelik yaşamın normal parçası değildirler. Bu duruma verilebilecek en güzel örneklerden biri Mike Mignola tarafından yaratılan çizgi roman serisi “Hellboy”dur. Ayrıca “Vampir Avcısı Buffy” de güzel bir örnektir, hatta Stephanie Meyer’in “Alacakaranlık” (Twilight) serisi de örnek gösterilebilir.

Hellboy

Hellboy

Bu tür de iki alt türü barındırır.

Şehir Fantezisi (Urban Fantasy):

Şehir fantezisinde hikayeler genelde kalabalık şehirlerde geçer. Paris’in en işlek caddesinde bir avcının bir vampiri kovalaması gibi bir kurgu buna örnek verilebilir. Bu türde de Neil Gaiman’ın “Yokyer” (Neverwhere) kitabı Londra’nın merkezinde geçen iyi bir örnektir. Jim Butcher’ın Dresden serisinin ilk kitabı “Fırtına Büyücüsü” (Storm Front) ve yerli eserlerden Doğu Yücel’in “Varolmayanlar” kitabı bu türdeki başarılı örneklerdir.

Elfpunk:

Elfpunk türünde ise; folklorik, mitolojik ve söylence edebiyatındaki karakterleri hayatın içinde görürüz. Örneğin, bir ayakkabı ustasının atölyesinde ayakkabı yapan minik elfler (burada elf, yüksek fantezi türündeki gibi bir ırk değil, cin olarak söylenmektedir) veya Belgrad ormanında, ağaçların üzerinde gözlerden uzak yaşayan bir peri topluluğu gibi kurgular örnek olarak verilebilir. Emma Bull’un 1987’de yazdığı “Meşelerin Savaşı” (War of the Oaks) kitabı ve Johann Ludwig Tieck’in yazdığı “Elfler” isimli hikaye, yazıldığı dönem göz önüne alındığında bu folklorik alt türe iyi birer örnektir.

Devamı >

1 2 3
Paylaş

2 yorum

  1. avatar

    Fantastik kurgunun alt türleri ağaç dalları gibi çoğalıyor, her gün yeni yeni alt türler oluşmaya başlıyor. Örnek olarak ben son zamanlarda bizim günlerimizden başka dünyalara ya da eski tarihi zamanlara düşmüş olan insanlar hakkında maceraları okuyorum, bu da dal fantastik dünyasının ayrı bir alt türü olmuş diye biliriz.

Yorum yapın