Bilimkurgunun Alt Türleri

1

Bilimkurgu; sadece bir tür olmaktan çok öte, hem teknolojiye hem hayatımıza yön veren hem de alternatif fikirlerle geleceğimizi şekillendiren bir kurgudur.

İçeriğinde bilimin, teknolojinin, henüz gerçekleşmemiş, belki de hiç gerçekleşmeyecek olanları barındıran bu kurgu; tarih boyunca edebiyata, sinemaya ve pek çok sanat türüne de düşünsel öncü olmuştur.

Türün önemli isimleri arasında Jules Verne, Isaac Asimov, H.G. Wells, Arthur C. Clarke, Philip K. Dick, William Gibson gibi isimleri saymak mümkün.

Tabii ki bilimkurguya sadece bilimkurgu demek zaman zaman bu türü tam anlatmaya yetmeyebiliyor. Bu nedenle bazı yapıtları tam anlamıyla bir konsepte oturtmak ve daha iyi açıklamak için bilimkurgu da alt türlere ayrılmıştır. Şimdi bu alt türleri açıklayalım.

alternatif-tarih

Alternatif Tarih (Alternate History)

Adından da anlaşıldığı üzere tamamen bir alternatif tarih kurgusudur. Bu tür içerisinde genellikle, “Öyle olmasaydı da böyle olsaydı,” düşüncesi yatar. Tarihte hiç olmamış bir olayı olmuş gibi değerlendirerek bir kurgu yaratılır. Bu türe en güzel örneklerden bir tanesi Philip K. Dick’in Yüksek Şatodaki Adam isimli eseridir. Bu eserde 2. Dünya Savaşı’nı Nazi Almanyası ve Japonya kazanmıştır. Bunun sonucunda da dünya tarihi kökten değişmiştir.

apokaliptik

Apokaliptik ve Post Apokaliptik (Apocalyptic and Post-Apocalyptic)

Kıyamet ve kıyamet sonrası olarak da adlandırılabilir ancak apokaliptik kurgu daha yaygın kullanılan bir isimdir. Bu tür eserlerde bir savaş, bir hastalık, meteor düşmesi veya ekolojik olaylar sonucunda insanlığın veya yaşamın çoğunun yok olması konusu işlenir. Zaman zaman, dünyanın yok olması sonrası başka gezegen arayışları veya başka gezegene yerleşme konuları da ele alınır. Walter M. Miller’ın Leibowitz İçin Bir İlahi isimli eseri apokaliptik kurguya iyi bir örnektir. Bunun dışında Fallout bilgisayar oyunu da post-apokaliptik kurgunun en başarılı örnekleri arasındadır. Mad Max ve Waterworld filmleri de bu türe örnek olarak gösterilebilecek filmlerdir.

Askeri Bilimkurgu (Military)

Bu türde, tüm dünyayı etkisi altına alan uluslararası veya gezegenlerarası savaşlar konu alınır. Genellikle hikayenin ana kahramanları askerler veya savaşta aktif rol oynayan kişilerdir. Silahlarla veya uzay gemileri ile yapılan çatışmalar detaylıca anlatılır. H.G. Wells’in Dünyalar Savaşı (War of the Worlds) ve Robert Heinlein’ın Yıldızgemisi Askerleri (Starship Troopers) eserleri bu türe iyi örneklerdir.

Biopunk

Bu türde, biyolojik teknolojiye sıkça rastlanır. Yani canlı bir organizmanın teknolojik bir yapı ile birleşmesi konu alınır. İnsan vücudunun bir kısmının teknolojik bir yapı ile değiştirilmesi veya birleştirilmesi, hikayelerde sıkça geçer. Mesela Robocop, bu türde bir örnektir. Bu türün ilk örneği olarak Mary Shelly’nin “Frankenstein” eseri gösterilmektedir.

dieselpunk

Dizelpunk (Dieselpunk)

Dizelpunk, Steampunk’tan bir sonraki dönem olarak görülebilir. Buhar makinelerinin yerini dizel motorlar almıştır. Bu türdeki eserler genellikle 1. Dünya Savaşı ve 2. Dünya Savaşı gibi dizel motorların kullanıldığı teknolojinin yer aldığı makineleri konu alır. Ortam genellikle karanlık ve kasvetlidir. Yağlı makineler ve arkasından simsiyah duman çıkaran dizel motorlar sıkça görülür. Mad Max filmi ve Children of the Sun isimli rol yapma oyunu, bu tür için güzel örneklerdir.

Katı Bilimkurgu (Hard Science Fiction)

Katı bilimkurgu eserlerinde fizik, kimya, astrofizik kuralları tamamen uygulanır ve bu kurallar detaylı bir şekilde anlatılır. Bu anlatımlar, bilimsel kurallar ile tutarlılık gösterirken bir yandan bilimin gelişmesine de ışık tutar. Isaac Asimov, Arthur C. Clarke, Larry Niven, Robert J. Sawyer, Stephen Baxter, Kim Stanley Robinson gibi yazarlar katı bilimkurgu kurallarını eserlerinde kullanmışlardır.

Mizahi Bilimkurgu (Comic Science Fiction)

Bilimkurgu hikayelerini mizahi bir dille ele alan alt türdür. Uzay yolculukları, gelecek hikayeleri veya teknolojinin kullanıldığı ancak mizahi bir konuyu ele alan eserlerdir. Douglas Adams’ın “Otostopçunun Galaksi Rehberi”, bu alt türün en başarılı örneğidir. Ayrıca Men in Black filmleri ve Spaceballs filmi de bu alt türün örnekleridir.

Cyberpunk

Siberpunk (Cyberpunk)

Siberpunk, genellikle yakın gelecekte geçen ve yozlaşmış bir teknolojik yaşamın ele alındığı distopya tarzında bir alt türdür. Kelime kökeni olarak “sibernetik” ve “punk” sözcüklerinin birleşiminden ortaya çıkmıştır. İlk olarak Bruce Bethke’nin Kasım 1983′te Amazing Science Fiction Stories dergisinde yayınladığı “Cyberpunk” isimli öyküde bahsi geçmiştir. Sonrasında William Gibson’ın Neuromancer isimli romanında ele alınmıştır ve bu roman, ilk Siberpunk romanı olarak gösterilmektedir. Siberpunk hikayelerinde genellikle teknoloji ön plandadır. Büyük şirketler, devletlerden daha etkin rol oynamakta ve dünyayı şekillendirmektedir. Bununla birlikte akıllı robotlar sıkça karşımıza çıkar. Philip K. Dick’in “Androidler Elektrikli Koyun Düşler Mi” eseri ve bu hikayeden uyarlanan Blade Runner filmi, siberpunk türüne en iyi örneklerdir.

Sosyal Bilimkurgu

Bu tür, daha çok toplumsal psikoloji, politika, sosyoloji ve antropoloji gibi konuları ele alır. Eserlerde daha çok karakterlere ve karakterlerin duygularına odaklanılır. Ütopya ve Distopya türündeki eserler çoğunlukla sosyal bilimkurgu alt türüne aittir. Aldous Huxley’nin Cesur Yeni Dünya (Brave New World) ve George Orwell’ın 1984 eserleri bu türe örnek gösterilebilir.

steampunk

Steampunk

Aynı zamanda fantastik kurgunun da alt türü olarak kabul edilen, bazı zamanlarda da tek başına bir tür olarak gösterilen bu alt tür; Viktoryen dönemde geçen, buharlı makinelerin ve mekanik teknoloji ile birlikte büyünün de yer aldığı bir alt türdür. H.G. Wells ve Jules Verne, eserlerinde sıkça buharlı makineler ve buhar gücüyle çalışan teknolojik makineleri kullanmışlardır. Scott Westerfeld’in yazdığı “Leviathan” isimli kitapta da steampunk öğeleri bolca kullanılmıştır. /Daha ayrıntılı bilgi için buraya bakabilirsiniz)

Süper İnsan (Superhuman)

Adından da anlaşılacağı gibi insan üstü güçlere sahip olan karakter veya karakterler ele alınır. Hikayenin ön planında süper güçlere sahip bir karakter vardır. Çoğunlukla bilimsel bir deney sonucu bu karakter ortaya çıkar. Bazen bu karakterin gözünden olaylar anlatılırken bazen de bu karaktere karşı verilen mücadele konu alınır. Bu hikayelerde, bu varlıkların yaşadığı yabancılaşma ve toplumun bu varlıklara olan tepkisi de anlatılır. Bu alt tür, gerçek yaşamda insan çoğaltılması konusunun tartışılmasında rol oynamıştır. Alfred Bester’ın Kaplan! Kaplan! isimli eserindeki Gully Foyle, bu türdeki karakterlerden birisidir.

 

Uzay Operası (Space Opera)

Çoğunlukla veya tamamen uzayda geçen bilimkurgu eserleridir. Teknolojik imkanlara sahip karakterlerin uzayda yaptığı yolculuklar ve uzayda yaşadığı maceralar anlatılır. Çoğunlukla karakterler üzerine odaklanan dramatik hikayelerdir. En çok işlenen temalardan bir tanesi de küçük bir grubunu, büyük bir güce karşı verdiği savaştır. Star Trek, Star Wars ve Battlestar Galactica gibi tanınmış bilimkurgular, bu alt türe aittir.

Uzay Westerni (Space Western)

Western (Vahşi Batı) hikayelerinin teknoloji ve uzay ile harmanlanması sonucu oluşmuştur. Genellikle kolonileşmenin görüldüğü ve Amerika’nın Vahşi Batı’sında olduğu gibi kanunsuzluğun olduğu yaşam tarzının ön planda olduğu hikayelerdir. Joss Whedon’ın Firefly dizisi bu türün en iyi örneğidir. Ayrıca Trigun ve Cowboy Bebop animeleri de çok başarılı örneklerdir.

Yumuşak Bilimkurgu (Soft Science Fiction)

Bu alt tür, çoğunlukla yukarıda bahsettiğimiz sosyal bilimkurgu ile birlikte anılır. Bunun sebebi de katı fizik kuralları dışında sosyal ve toplumsal yargıları daha ön planda tutmasıdır. Bu tür eserlerde bahsedilen gelişmeler, bilimsel kurallar ile tutarlılık gösterme zorunluluğu içermez. Yevgeny Zamyatin, Stanislaw Lem, Philip K. Dick gibi yazarlar genelde bu türde eserler ortaya koymuşlardır.

back-to-the-future-delorean

Zaman Yolculuğu (Time Travel)

Zamanda yolculuk konusu bilimkurgu eserlerinde bolca görülen olaylardan birisidir. Özellikle H.G. Wells’in “Zaman Makinası” eseri bu alt türdeki öncülerden birisidir. Bu alt türde, geçmişe veya geleceğe yapılan yolculuklar sonrası yaşanan olaylar anlatılır. Geçmişe gidilmişse geçmişin değiştirildikten sonra günümüze etkisi, geleceğe gidilmiş ise günümüzdeki olayların gelecekteki etkisi en çok işlenen konulardır. Bilimkurgu klasiği olan Doctor Who ve Geleceğe Dönüş filmleri bu türe en iyi örneklerden birisidir.

 

Not: Distopya ve Ütopya, bilimkurgunun alt türü olarak değil, anlatıdaki kurguyu tanımlamak için kullanılmaktadır.

Ütopya: Gerçekte olmayan ideal toplum ve yaşam biçimini anlatır. Köken olarak Yunanca “yok/olmayan” anlamındaki ou, “mükemmel olan” anlamındaki eu ve “yer/toprak/ülke” anlamındaki topos sözcüklerinden türemiştir. Kullanımı Thomas More’un 1516′da yazdığı De Optimo Reipublicae Statu deque Nova Insula Utopia veya kısaca Utopia isimli kitabıyla yaygınlaşmıştır. Ütopyalar, günümüzde gerçekleşmesi imkansız toplum tasarımlarıdır.

Distopya: Ütopyanın tam tersi olarak tanımlanmaktadır. Totaliter, baskıcı devlet ve toplum modellerini anlatır. Yunanca bir ön-takı olan dys/dis, “kötü”, “hastalıklı” ya da “anormal” anlamını taşır. ou takısı ise “yok”, “değil” anlamını taşır ki, ütopya (outopia) Yunanca’da “olmayan yer” demektir. Aslında ütopya, “güzel yer” anlamına gelen Eutopia kelimesine de bir gönderme yapar (eu öntakısı “iyi, güzel” anlamı katar). Yani distopya ile ütopya, dysphoria ile euphoria’nın birbiriyle karşıt olduğu gibi karşıt değildir. Kelime ilk defa John Stuart Mill tarafından kullanılmıştır. Filozofun Yunanca bilgisi göz önüne alınırsa, kelimeyi “ütopyanın tersi” olarak değil, “kötü bir yer” anlamında kullandığı anlaşılır. Aldous Huxley’nin “Cesur Yeni Dünya”, George Orwell’in “1984″, Ray Bradbury’nin “Fahrenheit 451″, Alan Moore’un “V for Vendetta” eserleri distopya için başarılı ve önemli örneklerdir.

Bu yazı ilk olarak FRPNET'te yayınlanmıştır.
Paylaş

1 Yorum

Yorum yapın