EFSANELER: KARGAŞALAR ZAMANI

0

Forgotten Realms’ın göz bebekleri:
Efsaneler:
Kargaşalar Zamanı (Time Of Troubles):

Bugüne kadar Forgotten Realms hakkında birçok yazı yazdım şüphesiz hepsini Forgotten Relams yada yeni Türkçe tabiri ile Unutulmuş Diyarlar için önemli sayabilirsiniz. Bu yerlerini ortak tek bir noktası vardır. Hepsi efsane kaynağı olarak geçer. Ancak bu efsanler gerçek efsaneler gibi hayal gücümüzün bir ürünü olamıyor ne yazık ki. Unutulmuş Diyarlarlar’ın efsaneler hep gerçek kişiler etrafında geçer ve hayal gücünün alabileceği herşeyi zaten yapabilmektedirler. Ejderhalarla savaşırlar, kayıp şehirler bulurlar gibi. Benim Unutulmuş Diyarları sevmemin en büyük nedeni, içinde buram buram Indiana Jones kokuyor olmasıdır.

Oyunların konular, Oyun efendilerinin bulduğu yerlerde geçer elbette ama şüphesiz hiç bir dünya Unutulmuş Diyarlar kadar zengin bir geçmişe sahip değildir. Oyuncuları ve Oyun Efendilerini Unutulmuş Diyarlara çeken şey de bu geçmiştir. Yani maceradır. Ancak Unutulmuş Diyarlar sadece macera dersek haksız davranmış oluruz. Büyük şehirleri ve politik güç çekişmeleri konu alan casus oyunları vs.

Sınırsız olan efsanelerinden hangisi şeçmek zor oluyor. Size yazılarımda bahsettiğim yerlerde geçen efsaneleri anlatmak istiyorum.

Kargaşalar Zamanı (Time Of Troubles): Kargaşlar zamanı Unutulmuş Diyarların son yıllarda yaşamış olduğu ve yıllar sonra bir efsane olarak anlatılacak bir vakadır. Oyun yönünden incelediğimizde bu Kargaşalar Zamanı D&D’den AD&D’ye geçiş sırası olarak görülmektedir. Bunun benzeri olay öteki TSR dünyalarında görmek mümkündür. KuzgunYuvası-Grand Conjuction, Ejderha Mırzağı-Ejderha Mırzağı serisi gibi.

Hikaye: Hikaye Tanrıların Tanrısı AO’ya ait olan kader tabletlerin çalınmasıyla başlar. Ao bütün tanrıları tanrılar konseyinde toplar. Bu konseydeki sinirinden dolayı kamçısını öyle bir şaklatır ki Adalet Tanrısı Try kör olur. Gardiyanlar ve koruyucaların Tanrısı Helm dışındaki bütün tanrılar cennetlerinde sürgün edilirler. Bu sürgün sırasında sıradan ölümlüler gibi yaşamak zorunda kalacaklar.

Ancak onlar tanrıydı ve onlara inanlar onların bu ölümlü hallerinede tapmaya devam ettiler. Ama en büyük ceza onların yeryüzünde yaşamaları değil ölmeleriydi. Cennetleri denetleyen tanrılar sürgüne gönderildiğinden dolayı onlarını görevlerini hiç kimse yerine getiremiyordu. Yıldırımlar çakıyor ve yere saplanıyor, Çölde kar yağıyor, Nehirlerin ters akması gibi birçok şey.

Bu durumun düzeltilmesi için iki yol vardı:
1) Kader Tabletlerinin geri getirilmesi.
2) Cennetlere ulaşan merdivenden çıkarak cennetlerine geri dönmek. Bu yol en zor olanıydı çünkü Gardiyanlar ve koruyucaların Tanırsı Helm merdiveni koruyordu ve tabletler olmadan hiç kimseyi geçirmek üzerine AO’dan emir almıştı.

Bu tabletler kutsal büyülü eşyalar ( Relic) oldukları için hiçbir büyü ile bulunamıyordu. Birinci yoldan kurtulmanın zor olacağını bilen Tanrılar merdiveni denedi. Bu merdivenden Wauken Tüccarlar ve Paranın Tanrısı çıkmatı denedi Helm’e doğası gereği rüşvet bile önerdi ama başarmayıp geri indi. Ne yazık ki Büyünün ve Weave’in ( Büyünün geldi madde) Tanrısı Mystra Wauken kadar sabırlı değildi. Helm ile savaştılar ve Helm Mystra’yı paramparça etti. Bu olaydan dolayı Helm ve Mystra dinin üyeleri geçinemez.

Bu tabletleri çalanlar ise Ölüm Tanrısı Myrkul, Katilerin Tanrısı Bhall ve İhanetin Tanrısı Bane’di. Onlarda bu durumun bitmesini istiyorlardı ancak büyük bir sorunları vardı tabletlerden biri Myrkul’un Cennetininde ve aynı anda Ölüler diyarı olan Gray Waste’te bulunmaktaydı. Öteki tablet ise Bane tarafında Görev, Sadakat ve Paladinlerin Tanrısı olan Tormun en büyük tapınağının ve ölümlü Torm’un bulunduğu Tantras şehirindeydi.

Bir tanrının gücünü artmasının tek yoluda aldığı ruh sayı kadardı. Bane Ölüm Tanrısı Myrkul’un yardımıyla dünyada buluna bütün Katillerin ruhlarını çaldılar ve Myrkul o ruhları Bhall yerine Bane’e aktardı. Bane şüphesiz çok güçlüydü ve bu güçle Tormu ezmek ve tableti almak için Bane Zhentil Keepdeki müritleri ve Zentarim güçleriyle Tantras’a saldırdı. Torm Kaderin tabletlerinden birinin kendi tapınağında olduğunu bilmiyordu. Ama saldırının haberinin aldı tapınakdaki bütün rahipler ruhlarını Torm’a verdiler ve Torm Aslan başlı Avatarı ile güç kazanmaya başladı. Bane’nin bu savaşı kaybetmek gibi bir şansı yoktu. Bane çok güçlüydü. Aralarında Cyric, Kelemvor, Midnight, Adon ve Elminster’ın bir gurp maceracı Tantrasda bulan büyü çanın çaldılar. Bu çanı ancak bir Tanrı çalabilirdi. Bu çanın oluşturdu alanda Torm ve Bane yok oldu.

Devamın bir sonraki yazımda devam edecem umarım beğenmişsinizdir.

Paylaş

Yorum yapın