Bilim Kurgu

Bilimkurgu Bilimkurgu
15

“Yarından tezi yok o bilgisayarı kaldıracağım! Yeter artık! Ne uykun kaldı ne düzenin. Burası sadece yemeğini yiyip, uyuyabileceğin bir otel değil!” Salondan gelen sesler yaklaşırken yükseliyordu. “Evladım, ilelebet yanında olamayacağız senin. O zaman nasıl yaşayacaksın? O aptal oyundaki arkadaşların mı sana yardım edecek? Sorumluluklarının farkına var artık ve gerçek dünyaya dön lütfen!”

Bilimkurgu Bilimkurgu
13

Hayata kavuşmak gerçekten muhteşem bir duyguydu. Her yerini titreten müthiş bir enerjiyle hücreleri sarsılırken hayata ilk kez gözlerini açtı ve üretim bandının sonundaki kalite kontrol uzmanları ile karşılaştı. İşte bu hiç de muhteşem değildi.

Bilimkurgu Bilimkurgu
2

İçtiğimin hapın etkisini ne zaman göstereceği konusunda bir fikrim yoktu. Ama diğer haplara biraz benziyorsa, yarım saat ile bir saat arasında başlaması gerekiyordu. Biraz baş dönmesi ve görüntüde bulanıklaşma, baş ağrısı gibi etkiler beklenebilirdi. Tabii bunlar diğer, ‘normal’ haplardaki yan etkilerdi. Bunun ne zaman ve nasıl etki edeceğini bilebil… Menekşe kokusu…

Bilimkurgu Bilimkurgu
6

Koordinatlar mı, diye düşündü adam, Tanrı koordinatların belasını versin! Siyaha tutsak ışıltılar geziniyordu başlığının camında. Yıldızlar kavisli cama yansıyor, yer değiştiriyor, parlayıp sönüyordu. Aşağıda bir yerlerde o mavi umutsuzluk dönüp duruyordu…

Bilimkurgu Bilimkurgu
5

2. Perde Denizden gelen tuz kokulu esinti yüzüme çarptığında, evimizden kasabaya inen patikayı yarılamıştık bile.…

Bilimkurgu Bilimkurgu
13

Aznamıc’ın kalın dudaklarındaki kıvrımları hatırlatıyor uçurumun kenarındaki eğimli taş yığını. Onun gibi kavisli, keskin, ürkütücü ve ömrün ansızın noktalanabileceğini hatırlatacak kadar acımasız. Ayağın kayıverir ve hop, yüzlerce metre aşağı, sayısız hurda mekiğin üst üste istiflendiği zemine çakılırsın.

Hava kararıyor. Kentin girintili çıkıntılı siluetinin doğurduğu gölgeler uçurumun kenarından yavaşça süzülerek aşağı, paslı hurdaların üzerine akıyor. Ay gölgeli gözlere sahip yuvarlak yüzüyle usulca parıldıyor kızaran gökte. Yıldızlar bir arada görünmelerine karşın yalnızlığı hatırlatıyor.

Nedense bir romanın son sayfalarını çeviriyormuş gibi hissediyorum kendimi. Efsaneler tanrısı Zeus beyaz sakallı yüzünü bulutların arasından çıkarıp, “Hayat kitabının kapağını kapıyorum, ey faniler!” dese şaşırmayacağım.

Ve böyle hissetmemin nedeni Aznamıc. Daha doğrusu onu tanımış olmam.

Bilimkurgu Bilimkurgu
6

Badahan Canatan, bu hikayeyi T.B.D’nin bilim kurgu hikaye yarışması için yazmış, fakat başvuru tarihi ile…

Bilimkurgu Bilimkurgu
8

Gözlerini açtı. Kül rengi naylon bir çuvalı paçavralar ve kâğıt parçalarıyla doldurarak oluşturduğu yer yatağından…

Fantastik Fantastik
5

Bu hikaye, Korkut ALDEMİR’in “Ankara’da Soğuk Gece” romanındaki öğeleri içeriyor olsa da, romanın (veya olası…

Bilimkurgu Bilimkurgu
6

Naron uzun ömürlü olan Rigel ırkındandı ve ailesinin galaksi kayıtlarını tutan dördüncü üyesiydi. Naron’un büyük bir defteri vardı. Buna galaksilerde kafaları gelişen çok sayıdaki ırklar kaydediliyordu.

Bilimkurgu Bilimkurgu
10

Ahmet bey, rahat yatağındaki uykusundan aniden uyandı. Pencerelerden odaya dolan sabah güneşi, içini yeni bir…

Bilimkurgu Bilimkurgu
4

Beni fizikle ilgilenmeye iten tetikleyici güç, bu yaşadıklarımdı elbette. Başta hangi dala saldıracağımı bilemedimse de,…