ZOMBİ KAVRAMI ÜZERİNE

4

Bildiğiniz gibi şu dönemde Zombi’ler oldukça popülerleşti. Anime’lerde, manga’larda, Amerikan dizilerinde de filmlerde görüldükleri sıklıkla görülmeye başladılar. Hatta Türk filmlerinde bile boy gösterir oldular. Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım Zombi’lerle ilgili detaylı bir yazı talebinde bulundu ve onu kıramayacağımı fark ettim. Hemen yazmaya koyuldum…

Peki popüler kültürdeki hallerinin dışında nedir bu zombi’ler? Nereden çıkmıştır? İlk önce ve çeşitli yerlerde nasıl, ne şekilde kullanılmaktadırlar.

Zombi dediğimizde ilk aklımıza gelen ölümden dönmüş, ayaklanıp taze et peşinde koşan cesetlerden başka bir şey değildir. Ama derinlere inip araştırdığımızda, incelediğimizde bu hiçte öyle göründüğü gibi değildir.

Zombi temelde Haiti’de yapılan Voodoo büyüsünden geliyor. Bu büyüyü Haiti’de uygulayan şamanist (tam olarak şaman değiller aslında, o bakımdan büyücü de diyebiliriz) erkeklere Houngan ve Bokor adı veriliyor. İyi ve kötünün karşı, zıt taraflı timsalleri bu Houngan ve Bokor. Houngan kötüyü, kara büyüyü temsil ederken, Bokor’lar iyi niyetli büyüyü simgeliyorlar. Mambo adı verilen kadın büyücüler ise Voodoo yapıyorlar. Yani tam anlamı ile büyü değil… Voodoo

Büyünün karanlık tarafını oluşturan Bokor’lar ve Mamboların karanlık olanları bazı zamanlarda yaşayanları korkutmak için insanları ölümden döndürebiliyorlar. En azından böyle bir inanca sahipler ve toplumda bunu benimsemiş durumda. Bu yüzden Bakor’lardan ve Mambo’lardan korkuyorlar. Hatta bu ölümden dönen Zombi’leri bunların kontrol altında tuttuğuna inanıyorlar. Çeşitli kaynaklarda Zombi’lerin bir benlikleri olmadığı, öyle popüler zombi filmlerinde gördüğümüz gibi sadece kendi açlıkları peşinde koşturmadıkları, sadece kendilerini hayata döndürenlerin kontrolünde, onların istediği gibi hareket eden ölü kuklalar olduklarını görebiliyoruz.

Bu açıdan bakınca Naruto’da Orochimaru ve akabinde Kabuto’nun da yaptıklarının zombi uyandırmak gibi göründüğünü fark ettim; ama tam olarakta öyle değiller.

Zombi, voodoo’nun Afro-Caribbean ve Crole inanç sisteminde ölümsüz bir insan olarak işte böyle simgelenir. Bahsi geçen Bakor ve Mambo’lar zombi’leri doğa üstü güçlerini şamanist hekimlikleri ile birleştirerek hayata döndürürler. Voodoo bebeklerinin sırrına pek çok kez filmlerde rast gelmişsinizdir. Bunun gibi bir şey düşünün. Zaten Voodoo büyüsü hep canlı ve cansız maddeler üzerinden kontrolle yapılan bir büyü olduğuna dair güçlü inançlar vardır. Madem Voodoo’ya girdik Zombi’ye devam etmeden önce hafifçe değinelim;

Voodoo’ya inanan kimselere Voodooist denir. Djo isimli Evrensel Nefs’in Efendisi olduğuna inanılan bir Tanrıya taparlar. Nefs… Düşünün bakalım Zombi’lerle ne gibi bir bağı olabilir. Benim ilk aklıma gelen Zombi’lerin nefsine hakim olamayan, sürekli açlığının peşinde gezen canlılar olarak ekranlarımıza aktarıldığıydı. Voodoo’nun daha fazla derinliklerine inmeye gerek yok.

Neyse, Zombi kelimesinin kökenine inecek olursak Kikongo’cada (Kongo dili) “Tanrı” anlamına gelen Nzambi’den (bir diğer şekliyle Niger-Congo, yani Voodoo yılan Tanrısı) geldiği düşünülmektedir.

İşte Zombi’ler gerçekte bu şekilde varlıklar olarak tarihte, mitlerde, mitolojilerde yer edinmişlerdir.

Zombiler daha önceden bahsettiğim gibi pek çok yerde kullanılmıştır. Daha önceden bahsetmediğim bir diğer kullanım alanıda FRP’deki (Fantasy Role Play, Fantastik Rol Yapma Oyunları) kullanımıdır. Zombi kavamının FRP oyun sistemlerindeki kullanımına da kısaca değinecek olursak;

Zombiler en basit haliyle iki şekilde kullanılırler;

1-) Bir büyü ya da virüsün etkisi ile, aynı popüler kültürde olduğu şekliyle aynı virüsü yayarak, bulaştırarak çoğalırlar. (Bu durum için 4th Edition’da güzel bir hastalık mekaniği getirilmiş) Aynen bu haliyle bulaşıcı hastalık yayarak etrafta başıboş dolaşabilen zombiler olabiliyor.

2-) Diğer bir şekli ise birisi tarafından beyinleri çürüdüğü için en basit komutlarla (buraya gelin, orada durun, şuradan geleni ya da oradan gideni öldürün gibi) kontrol edilen minion’lar, basit uşaklardır.

Yani yine ölü kukla teorisi… Voodoo’da geçen hali de buydu. Bu da FRP oyun sistemlerinin tasarlanırken ne kadar detaylı araştırmalar sonucu tasarlandığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

İkinci maddede belirtilen yöntem ve Voodoo’da Zombi’lerin temel işleniş şekli benim aklıma Hellsing animesindeki Vampir ve Zombi ilişkisini getirdi nedense… Tam olarak aynı değil; ama benzer bir yöntem de burada kullanılmış. Hani Vampirler tarafından ısırılan kişilerin vampir olacağına dair bir inanç vardır ya -tamam, detaylarına inersek tam olarak böylede değildir, çok daha detaylıdır; ama bu inancın temel ısırılma ve dönüşme varsayımını ele alacak olursak- bu inanç Hellsing’de çok farklı şekilde kullanılmıştır. Bir Vampir tarafından ısırılan bir insan -eğer ki bakire değilse- ısıran Vampirin kontrolündeki zombilere dönüşmektedir. Bu da şu zamana kadar karşımıza çıkan binlerce Vampir ve zombi figüründen bir başkasıdır. Bu yazının bir nevi devamını oluşturacak olan, Kayıp Dünya’da yayınlanmasını beklediğim Highschool of the Dead yazımda Highschool of the Dead’in ilk zombi animesi olduğundan bahsetmekteyim; ama bir açıdan bakınca Hellsing gibi Zombi’lerin kullanıldığı daha nice animeye rastlayabiliriz. Lakin bu animelerin hiçbirisi temelde Zombi’ler üzerine kurgulanmamıştır. Bu açıdan bakıncada Highschool of the Dead ilk zombi temalı anime niteliğindedir. Bu sonraki yazımın konusu, o yüzden burada kesiyorum.

Neyse, FRP’de zombilerle ilgili son bir kaç şeyden daha bahsedeyim. 4th Basic üzerinden devam edecek olursak; Zombiler sadece Necromencer’lar (ölü uyandıran diyebilirim sanırım) tarafından uyandırılarak ortalığa salınmak zorunda değildirler göründüğü üzere… Bu yayılma ve bulaşma etkisinin büyük usta J. R. R. Tolkien sağolsun,  fantastik dünyanın temel yapı taşları haline gelen ve Wizard of the Cost’un bolca kullandığı mitolojik Cüce, Elf, ork gibi ırklarda da görülebileceğini düşünsenize… İşte bu FRP oyunlarda iyi bir DM bulursanız mümkündür ve oldukça ürkütücü sonuçlara yol açabilir. Bir Orc’un, bir Elf’in zombi olarak üstünüze saldırdığı düşüncesini bir kenara bırakın, bir Cüce Zombinin size doğru yalpalayarak geldiğini hayal edin!

Zombi’ler FRP oyunlarda beyinsel işlevleri ve reflekslerini asla kullanamazlar. Dodge adı verilen kaçma refleksi, konuşma yeteneği ve hatta alet kullanma yetenekleri hiç yoktur. Hatırlarsanız Walking Dead’in dizi adaptasyonunda zombi’ler bir güzel taşlarla pencerelere vuruyorlardı. Ne güzel… İşte bu olayı daha ilk gördüğümde kınamamın nedeni… Gerçek bir zombi asla böyle şeyler yapamaz. Zombi yapımlarının benim açımdan ilahı olan (George A. Romero’nun zombilerini saymıyorum) Resident Evil serisi bu bakımdan en iyi Zombi figürlerini sergilemektedir.

Yine FRP’de zombiler Celericler, Ruhbanlar tarafından kullanılabilir ya da korkutularak (!) kaçırılabilir. Bu iş için Turn Undead isimli bir büyüleri bile vardır.

Bir iki teşekkür: Çok uzun yıllardır benim için çok iyi bir arkadaş olan Hakan’a FRP konusunda ki eşsiz bilgileri ile bu yazımda destek verdiği için teşekkür ederim. Bu yazımı ona atfediyorum. Ayrıca AYMIR’a beni oldukça ilgimi çeken Zombi’ler hakkında yazmaya teşvik etmesinden dolayı teşekkür ederim.

Paylaş

4 yorum

  1. avatar

    Güzel bir makale olmuş, kaleminize sağlık.

    Ancak bir yazım hatası var sanırım. Makalenin başında “Houngan kötüyü, kara büyüyü temsil ederken, Bokor’lar iyi niyetli büyüyü simgeliyorlar.” diye açıklamanıza rağmen ilerleyen paragraflarda Bokor’lar kara büyüyü temsil ediyor gibi geldi bana.

  2. avatar

    Makalenin başındaki paragrafta ufak bir yazım hatası yapmışım sevgili Gürkan. Bakor’lar kara büyüyü temsil ediyorlar.

    Makaleyi beğenmenize sevindim.

  3. avatar

    Merhaba tesadüfen buldum yazıyı ve beğendim. Zaten bu gibi sitelerde makale okumayı haber veya hikaye okumaktan daha çok seviyorum.

Yorum yapın