AION

8

Süzülüyordum, serin rüzgar yüzüme vuruyor biraz da ilerleyişimi yavaşlatıyorudu. Neredeyse bulutlara ulaşmıştım, hemen altımda aldreanna nehri akıyordu. Her zamankinden daha soluktu belkide bulutların arkasında kalan güneş buna sebepti. Manzara izleyecek zamanım yoktu geç kalmamalıydım binlerce insanın umudu buna bağlıydı. Yükseldim bir akıntı yakalama umuduyla ama nafile…

–          Uyan..

Umutsuzdu bu yolculuğum zaman tükeniyordu umutlarda beraberinde.

–          Uyan..

Güneş sanki yüzümü okşadı ılık ve parlak.

–          Uyan..

Hayır! Umutlar tükenmemişti sisler dağılmak üzeriydi, dalışa geçip aldwird akıntısını yakalyıp istediğim hıza ulaşabilirdim.

–          Uyan..

Güneş sanki bana ışıktan bir yol yapmıştı. Tek yapmam gereken… uyanmaktı. Uyanmak?

Yükseliş: Kayıp Dünya ile siz okuyucularımızla yine yeniden beraberiz. Uzun bir birliktelik dileklerimizle beraber gelelim yazı dizimizin konusuna. Bundan sonra birlikte online oyunları inceliyeceğiz, tabii ki bilimkurgu ve fantazi kökenli olan oyunları. Bizleri bu oyunlara çeken, konu alınan dünya ve karakterlerin gizemli geçmişleri. Yazı dizimizde bizde bu açıdan bakacağız.

İlk inceleme konumuz: Aion. İlk olarak dikkatimizi çeken Kore yapımı olması. Kore bir çoğumuz için oyun sektöründe tanınmamış olabilir ön yargınıza yenik düşmeyin derim. Öncelikle gerek Koreli oyuncular, gerekse Koreli oyun yapımcıları online oyun dünyasasında en üst sıralarda yer almaktadırlar. Ragnarok, Silk road ve Final fantasy online gibi oyunlar uzakdoğu kökenli olup çok başarılı geçmişe sahipdirler.

Eylül ayında Kuzey amerikada ve Avrupada oyun sunucuları açılmış Türk oyuncular dahil olmak üzere onbinlerce kişiye Aion hizmet vermeye başlamıştır. Dikkat çeken bir diğer nokta ise oyunun Kore, Çin gibi uzak doğu ülkelerinde bir yılı aşkın süredir aktif olması. Ön sipariş vererek oyunun kapalı betası, açık betası, ön başlama gibi evrelerinde oynama şansını yakalamış biri olarak elimden geldiğince sizlere anlatmaya çalışacağım.

Oyun temel olarak Elyos, Asmodian ve Balaur isimli ırkların arasındaki amansız mücadeleyi konu almakta. Bu çerçevede sizlerde tarafınızı seçerek bulunduğunuz gurup için bazı görevleri yerine getirmeye veya karşı grubun oyuncularını ekarte etmeye çalışıyorsunuz. Tabi tüm bunların hepsini bir kenera atarak muhteşem Aion dünyasında göklerde uçarak devasa bir mantarın tepesine konup güneşin batışını izleyebilir (oyunun grafikleri gördüğüm online oyunlar arasında en iyisi) veya arkadaşlarınızla toplanıp rol yapma etkinlikleride düzenleyebilirsiniz. Bu noktada devreye lejyonlar yani loncalar giriyor. Aynı amacı güden bir gurup oyuncunun kurduğu guruplarda diyebiliriz.

Ziyafete hazırsanız Aion dünyasına giriş yapmak için olmassa olmazlarımızla başlayabiliriz.

alteria

Alteria

Aion: Oyundaki Aion’u Æon ile karışıtırmamalıyız. Tarih oncesi çağlarda Æon anadaludaki küçük tanrılardan biri olarak tanınıyor mitolojide. Osiris veya Dionysus olarakda isimlendirilmiştir. Burada ise Aion hem yaratıcı tanrı hemde oyunun isim babasıdır. Daha detaylı olarak Aion’u ilerleyen bölümlerde inceleyeceğiz.

Altreia: Kataklizim sırasında Altreia parçalanmış besitçe alt, üst ve ortada abyss olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Güneş Altrea dünyasına üstden vurduğu ve alışılanın aksine gezegenin iç kısmında yaşam olduğundan dolayı alt kısım güneşi bolca görmekte ve üst kısmı ise güneşten muaf kalmaktadır. Abyss ise kataklizim sırasında parçalanmış gezegenin parçalarının birer adayı andıran serbestçe havada yüzdüğü ve Elyos ile Asmodian’ların birbirlerine ve Balaur’lara karşı amansızca savaştığı tehlikeli bir yer haline gelmiştir.

IRKLAR:

Altreia dünyasında oyuncuların seçebileceği iki ırk mevcut. Aslında bu iki ırk geçmişte insan olarak bilinmekteyken dünyanın kırılışı ile birlikte yaşadıkları ortama uyum sağlayarak Elyos ve Asmodians olarak tanınmaya başlıyorlar. Aion dünyasında bu iki ırk kadar etkili olan fakat oyuncuların seçemediği bir üçüncü ırkda Balaur’dır.

elyosElyos: Parçalanmış Atreia dünyasının aşağı kısmında yaşayan Elyos ırkı kendilerinin güneş tarafından kutsandıklarını düşünürler. 750 yıllık bir güneş banyosu yapan Elyos ırkı zaman içerisinde ışık saçan tanrısal bir güzelliğe kavuşmuşlardır. Toprakları bereketli olan Elyos’lar kısa zamanda zenginleşmişler ve bu refah içerisinde küstahlaşmışlardır. Meleksi kanatları olan Elyos’lar hala zırda beş Seraphim lord’una hizmet etmektedirler. Elyosları mitolojideki melek kavramınada sokabiliriz.

Ezeli rakipleri Asmodians’ların zaman içerisinde vahşi ve kin dolu hayvanlara dönüştüğünü düşünmektedirler.

Asmodians: Elyos’ların aksine Asmodians’lar Atreia dünyasının yukarı kısmında yaşamaktadırlar. Güneşin nimetlerinden Elyos’lar gibi faydalanamamış sürgündeki düşmüş meleklere benzetebileceğimiz bu ırk gezegenlerindeki zor şartlara  uyum sağlamış ve hayatta kalmayı başarmışlardır.

AsmodiansAncak yaşamak için zaman içerisinde tırnakları pençeye dönüşmüş, soğuğa adapte olmak için sırtlarında aslanın yelesine benzeyen kıllar çıkmış, görüşlerini güçlendirmek için gözleri ihtiyaçları olduğunda kızıl bir ışık yaymaya başlamış ve derileri solmuştur. Elyos’lar gibi uçabilien Asmodians’lar siyah kanatlara sahipdirler. Dostlarına ölümüne sadık olan bu ırk düşmanlarınada aynı derece nefret ile yaklaşmaktadırlar. Shedim lordlarının takipçileri olan Asmodians’lar parçalanmış olna Aion kulesinin üst kısmını koruma amacıyla muhteşem bir şehir olan Pandaemonium’u kurmuşlardır.

Refah içerisinde yaşayan Elyos’ların zaman içinde kırılgan birer oyuncağa dönüştüklerini düşünmektedirler.

Balaur: Başlangıçta Altreia dünyasını korumumak ve diğer tüm ırkları hükmetmetmesi için Aion tarafından kutsanan Balaur’lar kısa süre sonra Aion’a ihanet ederek diğer ırklar üzerinde despot bir hüküm sürmüşlerdir. Bunu üzerine Aion Empyrean Lordlarını yaratarak insanların Balaur’lara karşı olan haklı mücadelerinde dengeyi sağlamak istemiştir. Uzun yıllar süren bu savaşın sonunda Aion kulesi ve beraberinde dünya parçalanmış ve Balaur’lar abyss’e hapsedilmişlerdir. Zamanla bu vahşi ırk hapisanelerinden kaçmanın bir yolunu bulmuş ve yeniden Altreia üzerinde terör estirmeye başlamıştır.

SINIFLAR:

Temel olarak Savaşçı (Warrior), İzci (Scout), Sihirbaz (Mage) ve Keşiş (Priest) olmak üzere dört ana sınıf mevcut. Her sınıf, karakteriniz dokuzuncu seviyeye ulaştığında yükselerek bir uzmanlık seçiyor ve seçtiğiniz uzmanlığa göre oyundaki rolünüzü edinmiş oluyorsunuz.

Savaşçı: Ağır zırhlar ve türlü yakın dövüş silahları kullanmanıza izin vere bu sınıfda yükseldiğinizde Templar (Tank) veya Gladyatör (Gladiator) olabiliyorsunuz.

Templar: Tam anlamıyla bierer tank olan Templarlar grubumuzun ana elementi ve vaz geçilmez unsurudurlar. En yüksek yaşam ve savunmaya sahip olan bu sınıf bütün tehlikeleri göze olarak düşmanı üzerine çeker ve arkadaşlarını hayatta tutmaya çalışırlar. Genellikle Kılıç ve kalkan kullanan templar yerine göre gürz ve devasa kılıçlarda kullanabilir. Giydikleri plaka zırhlarla tam anlamıyla birer şovalyeye benzeyen templarlar bütün bu güçlerine rağmen saldırıda diğer sınıfların arkasında kalır. Yinede templarları hafife almamak lazım ölümcül kalkan darbeleri ile hiç beklemediğiniz bir anda rakiplerini yok edebilecek güce sahiptirler.

balaur

Balaur

Gladyatör (Gladiator): Tıpkı templarlar gibi gladyatörlerde yakın dövüş savaşçılarıdırlar ve kaslarına güvenirler. Fakat gladyatörler tanklık değilde daha çok gruplarda karşı tarafa yüksek seviyede zarar vermeyi görev edinmişlerdir. Neredeyse tüm silahları kullanabilen bu sınıf daha çok mızrakları tercih etmektedir.

İzci (Scout): İzciler tıpkı iki ucu keskin bıçak gibidir en ufak bir hata bile olümcül olabilir. Savaşçı sınıfının aksine daha kırılgan olan izciler güçlerini çevikliklerinden alırlar. Diğer sınıflardan daha hızlı hareket etme ve gizlenme yetenekleri onları oyuna başlamak için ideal hale getirmiştir.

Suikastçı (Assassin): Oyundaki en yüksek anı hasar verme yeteneğine sahip olmasıyla dikkat çeker. Diğer sınıfların aksine ne dayanıklıdır nede çoklu yaratıkları kontrol edebilirler. Bunun yanı sıra rakiplerini çok hızlı bir şekilde elemine edebilir veya onları kısa süreler için sersemleterek kendilerini savunabilirler. Kılıç veya hançerler üzerine uzmanlaşıp iki eliyle birlikte kullanabilirler. Rakiplerine sessizce yaklaşıp hiç beklemedikleri anda darbeyi vururlar.

Korucu (Ranger): Yay kullanmakta uzmanlaşan Korucu okları ile rakibine yüksek miktarda zarar verevilir. Tıpkı Suikastçı gibi kılıç ve kamalarıda kullanabilir. Bunların yanı sıra Korucuyu diğer sınıflardan ayıran en büyük özelliği tuzaklarıdır. Tuzakları sayesinde rakiplerini yavaşlatarak yayını kullanmak için gerekli mesafeyi ayarlayabilirler. Fakat tüm bu tuzak ve oklar Korucu sınıfını oynaması pahalı bir sınıf haline getirmiştir.

Keşiş (Priest): Grubun olmaz ise olmazıdır Keşişler. Arkadaşlarını hayatta tutan, onları kutsayarak güçlendiren, hastalıklarını iyileştiren, yeri geldiğinde kendini ön sıralara atarak diğerlerine zaman kazandıran, kayda değer miktarda karşı tarafa zarar verebilen yaşam melekleridirler. Zincir zırh giyerler ve iyileştirme yetenekleri ile beraber yüksek bir dirence sahiptirler.

Rahip (Cleric): Temel olarak partideki iyileştirici olarak bilinirler. İlerleyen seviyelerde ölen arkadaşlarını yaşama döndürebilirler. Bir süre için saldırılara direnebilecek olsada gurubun sağlığı açısında korunmaları gerekmektedir. Eğer rahip düşerse kısa süre içersinde gurup kolayca bozguna uğrayabilir. Büyü güçlerini arttırmak üçün gürzleri ve kendilerini savunmak içinse kalkan kullanmayı tercih ederler.

İlahici (Chanter): Adındanda anlaşışdığı üzere söylediği ilahiler ile gurubun moralini yükselterek rakiplerine karşı büyük bir avantaj elde edilmesini sağlarlar. Rahiplerinki kadar güçlü olmasada dostlarını iyileştirebilir bunun yanı sıra karşı tarafa kullandıkları büyük değnekleri yüksek miktarda hasar verebilirler. Bu kadar becerikli olsada akıllıca seçimler yaparak büyülerini kullanmaları gerekmektedir aksi taktirde büyü güçleri aniden tükenebilir ve gerçekten ihtiyaç duyduğu anlarda çaresiz kalabilirler.

Sihirbaz (Mage): Elementlere hükmederek yıldırımları ve ateş toplarını çağırarak rakiplerine ölüm saçan sihirbazlar bir o kadarda kırılgandırlar. Savaş alanında kolayca düşebilen büyücüler bu sebeple arka sıralardan rakiplerine menzilli olarak saldırırlar. Sadece elementlere hükmetmeklede kalmayıp aynı zamanda gezegenin kendisiyle konuşabilirler bu şekilde çeşitli büyülerle rakiplerini uyutabilirler veya onları yere sarmaşıklarla bağlayabilirler. Hatta kimilerinin ruhlara hükmederek onları savaş alanında kullandığı bilinmektedir.

Efsuncu (Sorcerer): Ateş, toparak, su ve hava olan doğadaki dört elementi kullanarak tıpkı suikastçılar gibi kısa sürede yüksek hasarlar verebilirler. Basit bir kitap bile afsuncunun elinde tıpkı bir kılıç gibi silaha dönüşebilir. Tüm bu güçlerine rağmen fiziksel olarak zayıf olan afsuncular dikkati elden bıraktıkları anda kolayca kendilerini felaketin ortasında bulabilirler.

Ruh efendisi (Spiritmaster): Doğadaki dört elementin ruhunu çağırarak onlara hükmedebilirler. Bu ruhları vücütlarının bir uzuvu gibi kullanarak saldırılarını gerçekleştiren ruh efendileri aynı zamanda okudukları lanetlerlede tanınırlar. Tıpkı Afsuncular gibi kırılgandırlar zırh giyemezler bunun yerine büyü güclerini arttıran elbiseleri tercih ederler. Kırılgan olmaları kendilerine yetemedikleri anlamına gelemez belki afsuncular ruh efendilerine göre kalabalığı daha iyi kontrol edebilirler lakin ruh efendileri çağırdıkları elementin ruhu ile oyunda yalnız başına en iyi hareket edebilen sınıfdır.

Yazı dizimizdeki ilk bölümün sonuna geldik. İkinci bölümde sizlere Altreia dünyasının büyüleyici hikayesini anlatacağım. Aion dünyasını ve bu bölümü beğendiğinizi umuyor elektronik posta ve yorumlarınızı dört gözle bekliyorum.

Paylaş

8 yorum

  1. avatar

    Worl of warcraft’ı bırakan arkadaşlarımızın Aion’a geçmekte olduğunu duymuştum. Eğer hikayesini beğenirsem ben de bu dünyaya geçmeyi düşünebilirim. Bence WoW bir doygunluk noktasına erişti, belki ekip de değişmiştir bilemiyorum ama hikaye donuk ve kendini tekrara başladı..

    Aion güzel bir yeniden başlangıç olabilir benim için de. Teşekkürler Baran Güç 🙂

  2. avatar

    Haklısın cenk daha çok tanıtıma yönelip işin teknik kısmını atladım. bir kaç link verip oyundaki teknik sorunlarımı aktarayım.

    http://na.aiononline.com/ resmi site.
    http://www.aiontr.com türk aion sitesi.
    http://www.aionsource.com/ gördüğüm en kaliteli fan resmi fan sitesi. forumu oldukça duyurucu.
    http://www.aionarmory.com/ tıpkı wowdaki gibi diğer oyuncuları ve kendi karakterlerinizi inceleyebiliyorsunuz.

    Bunun dışında önemli bir nokta oyunda sık sık “crash” dedinilen göçmelerin meydana gelmesi son 1.5 patchinden itibaren bu sorun başladı ve özellikle ati ekran kartı kullanan pclerde gözlendi. Bende bu çökmelerin kurbanıyım. Kalabalık oyuncuların bulunduğu şehirlerde olan bu çökmeler oyunculara illahlah dedirtiyor.

    Eskiden sunuculara girerken uzun bekleme süreleri vardı artık bunu çözüldü. Çok zayıf bi teknik destek vardı gm adı verdiğimiz kadro zayıf ve eksikti fakat bu problemler çözülüyor yavaşda olsa.

    Eski bir wow oyuncusu olarak aion’u bende beğendim fakat bu crashlar ve teknik desteğin yetersizliği beni oyundan büyük ölçüde soğuttu. WoW yakında kataklizim adı verilen eklentiyi çıkaracak ve bir çok kaybettiği oyuncusunu geri kazanacak. Bomba gibi olması beklenen bir kaç oyunda var Star wars online, World of darkness online ve yeni final fantasy online benim umutlu olduklarım.

  3. avatar

    world of darkness online’dan biraz bahseder misiniz? mage the ascention – vampire – werewolf hepsi dahil mi olacak?

  4. avatar

    Eve online oyunun yapan firma WoD online’a üzerinde çalıştığını duyurdu. Sonuçta white-wolfu satın aldu bu firma ve requem ile wod’ı bence kelimenin tam anlamı ile rezil etti. Proje iptalde olabilir gelişmelerde olabilir ben takip ediyorum bakalım yeni bir haber olursa buradan paylaşırım sizlerle. WoD mmo için çokda umutlanmayalım derim. Star wars old republic en yakın ve iyi oyun gibi yakın gelecek için.

    Wod online için diyebileceğim şey oyun sistemi ile ilgili pek çok spekülasyon var. kesin olan oWoD olmayacağı ve sadece vampir değil aynı zamanda büyücü ve kurtadamlarında birlikte aynı oyunda olacağını söyleniyor.

    Tekrar ediyorum çok umutlanmamak lazım gözüm bu adamları hiç tutmadı. nerde oWoD ah ah…

  5. avatar

    detay bilgiler ve yazı yorumlarınızla bu kadar ilgilendiğiniz için teşekkürler Baran bey 🙂 çok az site ve forumda gördüğüm tür bir yazarsınız. sizi sürekli takibe aldım. teşekkür ederim.

  6. avatar

    Merhaba Aiona başlamak istiyorum ama sürekli bir betadan bahsediliyor oyun henüz beta aşamasındamı yoksa tamamlandı mı? eğer tamamlandıysa oyun fiyatı ve aylık ödemeleri hakkında bilgi verebilir misiniz. Tşk ederim

  7. avatar

    Bir ayı geçkin süredir oyun hizmet vermekte. Büyük marketlerde oyun satılıyor 50$ market fiyatı. Türkiyede fiyatı biraz daha farklı olabilir. Aşağıdaki linkden onlineda alabilirsin.

    https://secure.ncsoft.com/cgi-bin/Store.pl?dnv=9027436344&action=toggleCategory&mode=&category=14&language=en

    Oyunu aldıkdan sonra ilk ay ücretsiz. Devamında her belirli bir ücret ödemen gerekli.
    1 ay: €12.99
    3 ay: €34.47 (equivalent to €11.49 per month)
    6 ay: €65.94 (equivalent to €10.99 per month)
    12 ay: €119.88 (equivalent to €9.99 per month)
    Oyunu almadan bana ekran kartının modelini söylersen yararına olur bazı ekran kartlarında çökmeler meydana geliyor. Benim oyunu bırakmam sebebimde zaten bu çökmeler.

    elektronik postam baranguc@hotmail.com

Yorum yapın